sınav stresi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sınav stresi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2009 Pazar

Sınavlarda Başarılı Olmanın Yolları

Sınavlarda Başarılı Olmanın Yolları
Sınavlara uygulanabilecek bazı hücum metotları vardır. Bunları uygulamanız başarınızı artıracaktır.

1-Bir bölüme başlamadan önce, o bölümü hızla gözden geçirin.
Başlayacağınız bölümü cevaplamadan önce 10 saniyenizi 0 bölümün yer aldığı sayfaları hızla gözden geçirmeye ayırın. Böyle bir işlem testin yapısındaki ve soru sayısındaki değişikliğe karşı uyanık olmanızı ve kendinizi değişikliklere karşı yeniden düzenlemenizi sağlayacaktır.
Hiçbir sınav tekniği bir sınavdaki tempo kadar önemli değildir. Sınavınızı değerlendiren bilgisayar son derece duyarsız bir araçtır. Sadece şu basit formülü algılamaya göre programlanmıştır.Yani;
Puan = Doğru Cevap Sayısı- Her 1 yanlış için 1/4 puan

2-Hız ve isabet arasında uygun bir denge kurun.

Çok hızlı çalışıp hata yapmak uygun değildir. Çünkü yanlış cevaplardan puan alamaz, tam tersine puan kaybedersiniz. Diğer taraftan, aşırı dikkatli olarak her soru üzerinde fazla zaman harcamak da yeterli puanı toplamanızı engelleyecektir.

3-Bir soruda belirli bir süre geçtiği halde çözüme ulaşamazsanız soruyu bırakın.
Sınavlarda soruların ağırlık derecesi farklı ancak bütün soruların puan değeri aynıdır. Zor sorulara ek Puan verilmez. Bu sebeple bir soru üzerinde makul bir zaman harcadığınız ve doğru olduğuna inandığınız bir çözüme ulaşamadığınız takdirde, bu soru üzerinde çalışmaya devam etmek yerinde değildir .Uygun olan bu soruyu bırakıp, bölümdeki diğer sorulara geçmektir.

4-Herhangi bir soruyu Üzerinde zaman harcamak gerektiği ve karışık gözüktüğü için otomatik olarak atlamayın.Sınavda karşılaşacağınız soruların büyük çoğunluğu analize ihtiyaç gösterir Eğer üzerinde zaman harcanması gerektiğini düşündüğünüz her soruyu atlarsanız, kısa bir süre sonra çok az soruyu cevaplandırmış olarak, bölüm sonuna varırsınız.

5-Yanınızda bir saat bulundurun ve bunu test süresine göre ayarlayın.
Zamanı kullanmak geçen her dakikanın farkında olmak ve her dakikadan en üst düzeyde yararlanmak demektir.

6-Zihninizin dağılmasını önleyin. Eğer bölümler arasında kısa bir dinlenme aralığı vermenize imkan varsa zihninizi programlı bir şekilde dinlendirin ve bu süreyi aşmayın.Zaman hem dostunuz, hem düşmanınızdır. Eğer zamanı bilinçli ve planlı bir şekilde kullanırsanız başarınızı yükselir ve bilinçsiz kullanırsanız kaybedersiniz.
Sınavda başarılı olmak için saate 5 veya 10 saniyede bir bakarak sadece zamanın farkında olmanız yetmez, esas olarak zamanı kendi amacınız ve planınız doğrultusunda kullanabilmeniz gerekir.

7-Geçen zamanla aşırı ilgilenmeyin.

Her bölüm içinde zamanı kontrol etmemizin mümkün olduğu elverişli noktalar vardır. Örneğin bir bölümdeki çalışma hızınızı her beş soruda bir kontrol edebilirsiniz.

8-Sorulan soruya cevap olamayacak seçenekleri eleyin.
Unutmayın ki, doğru cevap birbirine benzeyen ve doğru olmayan bir grup seçenek arasında gizlenmiştir.

9-Tahmin etmeniz gerekirse, hızlı tahminde bulunun ve fikrinizi değiştirmeyin
.
Bu anahtar iki temele dayanır. Eğer tahminde bulunmak gerekiyorsa, bunu yapmak gerekir. Sürekli düşünmekten yorgun düştüyseniz ve iki seçenek arasında doğru cevap olması yönünden bir fark göremiyorsanız o zaman tahminde bulunacaksınız.Yapılan araştırmalar ilk tahminlerin, ikinci tahminlerden daha isabetli olduğunu ortaya koymuştur. Bunun sebebi muhtemelen tahmin noktasına varılıncaya kadar yapılan analitik akıl yürütmedir.

10-Üçlü bir zincir kurulabilir, ancak dörtlü zincirin bir yerinden kırılması gerekir.
Test sınavlarında, cevap kağıtlarıyla ilgili gerçeklere dayanan tek bir teori vardır. Sınava girmiş herkes bir sırada 5 tane A cevabının alt alta gelmesinden oluşan zincirlerden kaçınır. Her ne kadar dörtlü veya beşli bir zincir teorik olarak mümkünse de, böyle bir zincire şimdiye kadar hiç rastlamadığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.
Eğer cevap kağıdınızda dört veya daha fazla cevabın aynı seçenekte toplandığını görürseniz, o diziyle ilgili çalışmanızı gözden geçirin, çok büyük bir ihtimalle en az birinin yanlış olduğunu bulacaksınız.

11-Cevap kağıdında cevapları bütünüyle doldurarak, uygun boşlukları taşırmadan ve koyu olarak işaretleyin.
Cevap kağıdında makinenin yanlış okumasına sebep olacak her türlü işaretten kaçının. Her soru için sadece bir tek cevap işaretleyin.Cevap kağıdını atlayarak kodlamak sık rastlanan hatalardan biridir. Sıralamadaki bir atlama veya bir soruya iki cevap işaretlenmesi soru kitapçığı ile cevap kağıdındaki sayıların birbirini tutmamasına ve sınavda mutlak bir başarısızlığa sebep olur.

12-Cevaplarınızı, cevap kağıdına gruplar halinde kodlayın.
Soru kitapçığından her sorunun ayrı ayrı okunup, doğru cevabının bulunduktan sonra, cevap kağıdına kodlanması hemen hemen bütün sınava girenlerin yaptığı ortak hatadır. Her soru için soru kitapçığından cevap kağıdına, cevap kağıdından soru kitapçığına gidip gelmek hem ciddi bir zaman kaybıdır, daha da önemlisi hem de dikkat yoğunlaşmasını kesen ve kopartan önemli bir engeldir Grup halinde kodlama yapmak için mutlaka beş soruyu cevaplandırmak gerekmez, sayfa sonları da uygun bir cevaplama aralığıdır.
Kodlama süreleri zihninizi dinlendirmek için kullanacağınız bir dinlenme aralığı olarak da kullanılabilir.

13-özel bir kodlama sistemi geliştirerek soru kitapçığı üzerinde işaretleyin.
Böyle bir sistem geliştirmenin birinci yararı doğru cevapları belirlemektir. Değiştirdiğiniz cevaplar, atladığınız sorular ve tekrar gözden geçirmek istediğiniz cevap ve sorular için de farklı kodlarınız olmalıdır. Böyle bir sistem geliştirmek; neyi yapıp, geride neyi, hangi durumda bıraktığınızı kolayca görmenizi sağlayacaktır. Ayrıca cevap kağıdı üzerinde herhangi bir hata yaptığınızı fark ederseniz, geriye dönüp bu hatayı kolayca telafi etmenize imkan verecektir.


14-Giriş sınavlarında bazı çok güç sorular vardır.

Bütün soruları doğru cevaplama beklentisi içinde olmayın.Gerek kolejlere, gerekse üniversitelere giriş sınavları öğrencilerin başarı düzeyini ölçmeyi değil, onlar arasında bir sıralama yapmayı amaçlamaktadır. Bu sebeple giriş sınavlarındaki bütün soruları cevaplamayı beklemek doğru değildir.

15-Muhtemelen sınavda büyük bir zaman baskısı ile karşılaşacaksınız. Buna hazırlıklı olun.Okulda daha önce cevaplandırdığınız sınavlarda büyük bir ihtimalle soruların bütününü veya büyük bir bölümünü cevaplama imkanına sahip olmuş olabilirsiniz. Giriş sınavlarında ise zamana karşı yarışacaksınız. Zaman baskısı soruların güçlük derecesini yükseltecektir.

Hayatınızın başarılarla dolu olması dileğiyle…


kaynak:okulweb.meb.gov.tr

İyi Beslenme Sınavda Başarının Anahtarı!

İyi Beslenme Sınavda Başarının Anahtarı!

Sınav günleri yaklaşırken, öğrencilerde oluşan stres beraberinde "yeme davranış bozukluğu"nu getiriyor. Yeme davranış bozukluğu; kilo kayıplarına, mide bulantısına, kabızlığa, baş dönmesine ya da aşırı kilo almaya neden olabiliyor. Her besin grubundan yeterli miktarda tüketmek, başarının anahtarı olacaktır.

Kahvaltı çok önemli
Sınava hazırlanan kişiler çeşitli nedenlerle sabah kahvaltısını atlıyor. Oysa sabah kahvaltı eden kişilerin başarı oranlarının ve dikkat düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Bu yüzden mutlaka güne süt, kepekli ekmek, peynir, yumurta, pekmez, yulaf ezmesi gibi besleyici değeri yüksek gıdalar ile başlamak gerekiyor. Kan şekerinin düşmemesi için de ara öğünler atlanmamalıdır. Ara öğünler; basit şeker içeren, kan şekerinin hızla yükselip düşmesine sebep olan tatlı, çikolata, hazır meyve suları yerine kan şekerini yavaş yükselten ve düşük kalori içeren meyve, yoğurt gibi gıdalardan oluşmalıdır. Yağsız et, yoğurt, salata, sebze yemeği ve kepekli ekmekten oluşan akşam yemekleri en idealidir.

Kafeinli içeceklere dikkat!
Özellikle bu dönemde çay, kahve ve kola gibi kafeinli içeceklerden uzak durmak gereklidir. Stresin azaltılması açısından antioksidan içeren besinlerin tüketilmesi yararlı olur. Dengesiz beslenme, aşırı şeker tüketimi, kola ve cips, uzun süre açlık, az öğünlü besin tüketimi hafızayı zayıflatır.

Sınav İçin Öneriler
Sınavdan bir gün önce şimdiye kadar yemediğiniz besini ilk defa o gün tüketmeyi denemeyiniz.
Mümkünse dışarıda yemek yemeyiniz, evde daha önce yediğiniz yemekleri tercih ediniz.
Kan şekerinizin ayarlanması ve başarı oranınızın artması açısından tatlı, çikolata gibi gıdalar yerine kan şekerinizi yavaş yükselten meyve, kepekli ekmek, süt ve ürünleri gibi gıdaları tercih ediniz.
Sınava girmeden önce şekerli gıdalar tüketmeyiniz. Kan şekerinizin düşmemesi için küçük kepekli sandviç, kepekli bisküvi, paket süt, su gibi besinler tüketiniz.
Konsantrasyonu artıran, dikkat ve düşünce gücünü artırıcı zengin demir içeren bir beslenme uygulayın.
B vitamini, stresi ve beyin yorgunluğunu önlüyor. B vitaminini ekmek, kuru baklagil ve tahıl gibi gıdalardan almak mümkün.
Kaynak: Taylan Kümeli

Sınava bir ay kala yapılması gerekenler

Sınava bir ay kala yapılması gerekenler A) Geçen yılların ÖSS soruları geleceğin habercisi

ÖSS’de başarılı olmak yeterince çalışmayla gerçekleşecek bir süreçtir. Bu sürecin en önemli basamağını adayın konu eksiğini gidermesi oluşturur. Adayın hangi konudan eksiğinin bulunduğunu tespit etmesi deneme sınavı uygulamasıyla mümkündür. Deneme sınavında yanlış yapılan veya yapılamayan soruların ilgili olduğu konular adayın bu konuları yeterince öğrenmediğini ortaya çıkaracaktır. Hiç öğrenemeyeceğiniz veya öğrenmediğiniz konulara zamanınızın çoğunu ayırarak öğrenmeye çalışmak yerine önceden kısmen öğrenilmiş konuları pekiştirmek için çalışma sistemi geliştirmek daha faydalıdır. Bunu yapmanın yolu da adayın kendini deneme sınavına tabi tutmasıyla olur.

Aslında bütün bu sorunların halledilmesi ve adayın hedeflediği bölümü kazanması geçen yılların ÖSS sorularını çözmeye bağlıdır. Sınava çok az bir süre kaldı. Öğrencilerin kalan süreyi iyi değerlendirmesi gerekir. Bir üniversite adayı kendine yönelteceği şu sorularla sınava ne kadar hazır olduğunu tespit edebilir:

1-Öğrenmediğim konu var mı?

2-Yeterince test çözerek, bilgi birikimini nete dönüştürebiliyor muyum?

3-Şu an sınava girsem hedeflediğim bölümü kazanabilir miyim?

Bu sorgulama sonucunda öğrencinin verdiği yanıtlar sınava ne kadar hazır olduğunu gösterecektir. Öğrencinin yaptığı sorgulama sonucunda hedefine dönük bir çalışma sergilemesi için geçmiş yıllardaki ÖSS sorularını gerçek sınav ciddiyetinde çözmesi gerekir.

Bazen öğrenciler daha önceki yıllara ait ÖSS sorularını konu bitiminde veya ders ders çözerken bazen de öğretmenler öğrencilerin konuyu daha iyi pekiştirmeleri için onları derste çözer. Bu yüzden sınava hazırlanan öğrenciler önceki yıllara ait ÖSS sorularını deneme sınavı şeklinde çözmek istemez. Öğrenci; sınavı gerçek sınav gibi 3 saatte, tek oturumda eğer mümkünse sabah 09.30 ile 12.30 saatleri arasında uygulamalı. Sınav sırasında ara vermemeli, örneğin ben sayısalcıyım sadece sayısal soruları çözeyim, sözel soruları çözmeye gerek yok, dememeli.

Bu yöntemin adaya faydalı olması için şu şekilde yapılması gerekir: Aday 1995 yılının ÖSS soruları çözdükten sonra yanlış yaptığı ve boş bıraktığı soruların doğru çözümlerini öğrenmeli. Sonra boş bıraktığı ve yanlış yaptığı soruların konularını tekrar etmeli. Daha sonrada 1996 yılının ÖSS sorularını çözmelidir. 1996 yılının sınavı yapıldıktan sonra onun da değerlendirilmesi yapılmalı. 1995 ve 1996 yıllarında aynı konulardan boş bırakılan ve yanlış yapılan sorular çıktı ise o konuları büyük bir titizlikle tekrar öğrenmeye çalışmalı. Aday aynı konudan sürekli hata yapıyorsa bu konuyu ince ayrıntılarına kadar tekrar etmesi gerekir.

Bu uygulamada aday; “Bu soruyu dikkatsizlikten dolayı yanlış çözdüm. Bu nedenle bu sorunun ilgili olduğu konuyu tekrar etmeme gerek yok” dememeli. Dikkatsizliğin nedeni genellikle motive olamamak olarak açıklanır. Ancak dikkatsizlik, sınav anındaki fiziki, psikolojik duruma bağlı olarak gerçekleşmesine rağmen bilgi eksikliği veya yanlış öğrenmeden de kaynaklanır. Sınava hazırlanan adayın gerçek sınav öncesi en azından bilgi eksikliğini gidermesi gerekir.

Aday geçen yılların ÖSS’lerini çözmekle; sınavda hangi konulardan soru geldiğini, soruların üslubunu, mantığını, soruluş tarzını, konulara göre dağılımını, öğrenebileceğiniz gibi konuların önem derecelerini, hangi konulardan ne tip soruların sorulabileceğini, tespit edebilir. Bu bilgilere sahip olan bir aday çalışma sistemini buna göre düzenlediği takdirde diğer adaylara göre daha başarılı olacağı bir gerçektir.

Ayrıca gelecek hakkında bilgi sahibi olmanın yolu geçmişe bakmaktan geçer. Geçmişteki ÖSS soruları gelecek ÖSS sorularının habercisidir. Yıllara göre ufak tefek farklılıklar olsa bile her sınavda bir önceki yılların izlerini görmek mümkündür. Onun için sınava kısa bir süre kala daha önceki yılların sınav sorularını çözmek öğrenci için son derece yararlıdır. Öğrenci her şeyden önce ÖSS’nin soru üslubuna alışır. Hangi konudan, ne gibi soruların geldiğini görür. Çalışmalarını bu sonuçlara göre düzenlerse rahatlıkla daha yüksek puanlar alır.

Önceki yıllara ait ÖSS’ler aynı zamanda konu tekrarı işlevini görür. Özellikle yıl sonuna doğru öğrenciler konuları tekrar etmek istemez. Bu durum konuların çokluğundan, bazı konuların iyi öğrenilmesinden, daha önceden bazı konulara çalışmaktan kaynaklanır. Onun için öğrenci önceki yıllara ait soruları mutlaka çözmeli. Çünkü geçmiş yıllarda yapılan sınavlarda çeşitli konularla ilgili sorular vardır. Öğrenci sorulara cevap ararken aynı zamanda o konulara ait bilgilerini de tekrar hatırlamış olur.

Çıkmış Soruları Çözmekle;
1. Sınavda hangi konulardan soru geldiğini,

2. Soruların üslubunu,

3. Soruların mantığını,

4. Soruların soruluş tarzını,

5. Soruların konulara göre dağılımını,

6. Konuların önem derecelerini,

7. Hangi konulardan ne tip soruların sorulabileceğini,

8. Soruların zorluk ve kolaylık oranlarını, tespit edebilirsiniz.



B) Bilgilerinizi Pekiştirin:

Sınava bir ay kala ÖSS'de soru olarak çıkabilecek konuların % 95'i derslerde anlatılmış ve öğrenci bunların bir kısmına çalışmış olur. Sınava kadar kalan sürede bu konuları pekiştirmek için bol bol soru çözmek, tekrar yapmak ve deneme sınavı uygulamak gerekir. Bunun için öğrenci kendini yetersiz gördüğü konuları tespit ederek tekrar çalışmalı. Önceki yılların ÖSS sorularını çözmeli ve deneme sınavları yapmalı. Sınava bir ay kala özellikle konuları tekrar etmek son derece önemlidir. Hiç öğrenemeyeceğiniz veya öğrenmediğiniz konulara zamanınızın çoğunu ayırarak öğrenmeye çalışmak yerine önceden kısmen öğrenilmiş konuları pekiştirmek için tekrar etmek daha faydalıdır. Tekrar yaparken bütün konuları baştan sona tekrar çalışmak yerine unuttuğunuz, eksiklerinizin olduğu konuları tercih etmelisiniz.




--------------------------------------------------------------------------------

Yazar : Adem Durmuş
Kaynak : Rehberlik Sitesi


"Hayallerinin peşinden koşmayanlar, yaşarken ölmüşlerdir."
Adem Durmuş

Sınav Sırasında Kaygıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?

Sınav Sırasında Kaygıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?



Tüm bu etkinliklerden sonra, sanki hiçbir şey bilmiyorsunuz gibi bir hisse kapılabilirsiniz. Telaşa kapılmayın, bu son derece doğal bir tepkidir. Aslında çalıştığınız bilgilerin hepsi belleğinizdedir. Ortaya çıkmak için uygun koşullardan biri de sınav ortamıdır. Sakin bir şekilde okuyacağınız sorunun cevabı da otomatik olarak belleğinizdedir.

Sınava giren bir öğrenci olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın. Unutmayın ki, sınav hayatınızda ki önemli şeylerden sadece biridir.

Eğer kaygı sınav sırasında oluşursa, bu genellikle vücudun temel kas sistemini etkiler. (Mide, sırt, kollar, bacaklar vb.) Kaygıyı hissettiğinizde, derin nefes alıp vermek rahatlamanıza yardımcı olabilir. Eğer derin nefes alıp vermeye konsantre olursanız, kaygınızın artmasına da engel olursunuz.

Sınav sorularını önce iyi okuyun, anladığınızdan emin olun ve sorulara kısa ve öz cevaplar vermeye çalışın. Eğer teknik bir terimi hatırlayamıyorsanız, bu terimi kendi kelimelerinizle açıklamaya çalışın.

Çoktan seçmeli sınavlarda seçenekleri çok dikkatli okuyun. Belirsizliği ortadan kaldırmaya çalışın, çok fazla zaman kaybetmeden emin olduğunuz seçeneği işaretleyin. Sınav sonunda işaretlemediğiniz sorulara geri dönebileceğiniz kadar zamanınızın kalmasına dikkat edin.

Eğer zamanınız azalmışsa özellikle yanıtından emin olduğunuz sorulara konsantre olunuz. Cevap sayınızla soru sayınız arasında eşitlik olup olmadığını kontrol edin.

Gerginliğinizi azaltmaya çalışın. Bu, kapasitenizi yükseltecek ve elinizden gelenin en iyisini yapmanızı sağlayacaktır.

Sınav soruları ile ilgili problemleriniz olduğunda soru sormaktan çekinmeyin. Bu sizin kaygınızı azaltacak, dikkatinizi toplamanıza yardım edecektir.



Sınavdan Sonra Kaygıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?



Sınav sonrasında eğer kaygınız hâlâ devam ediyorsa; “Ben yeterince çalıştığıma inanıyorum, sınav öncesinde ve sonrasında elimden geleni yaptım, kendimle gurur duyuyorum.”gibi bir düşünce geliştirmelisiniz.


--------------------------------------------------------------------------------


Kaynak : Rehberlik Sitesi

Sınav Öncesinde Kaygıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?

Sınav Öncesinde Kaygıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?



§ Hazırlanma, kaygıyı azaltmanın bir unsurudur. Sınavla ölçülen bilgiye sahip olma düzeyiniz arttıkça, kaygı düzeyiniz azalır. Daha da önemlisi sınav için hazır olmak, kendinize olan güveni arttırır.

§ Yoğun olarak sınava hazırlanmayı son güne bırakmayın. Bu etkisiz çalışma yöntemidir. Haftalarca çalışmayı gerektiren bilgiyi, sınavdan bir önceki geceye bırakmak pek bir işe yaramaz. Bu daha çok ezber bir bilgi olur ve sınav sırasında unutulması olasılığı çok yüksektir. Genellikle bu da kaygıya sebep olur. Son dakikalardaki çalışmadan ötürü kendinizi baskı altında ve suçlu hissederseniz, böylelikle de sınava iyi konsantre olamazsınız.

§ Sınav konuları içinde önem derecesine göre bir sıralama yapmak çalışmanızı daha kolay bir hale getirecektir. Bunun için; önce kendinize hangi konuların daha önemli olduğu sorusunu sorun, bu soruya vereceğiniz yanıt konunun karmaşıklığına, konunun kitapta olmayan ve öğretmenin anlattığı ders notlarına dayalı bir konu olup olmadığı ve öğretmenin daha çok vurguladığı konulara göre belirlenecektir.

§ Artık çalışmaya hazırsınız. Önce materyali gözden geçirin. Bilmediğiniz hiçbir konunun üzerinde durmayın. Daha sonra hiç bilmediğiniz konular üzerinde ayrıntılı çalışmaya başlayın. Çalışma sürelerinizi 30-40 dakikalık zaman dilimleri şeklinde ayarlayın. Ara vermeden, uzun zaman dilimlerinde yapılan çalışmalar verimli değildir. Her zaman dilimi, sonunda küçük aralar verin. Bu aralarda yemek yeme, müzik dinleme gibi uğraşılar dinlendiricidir. Bu yöntemi kendinizi konulara hakim olduğunuz konusunda güvenli hissedinceye kadar tekrarlayın.

§ Bilgilerinizin hepsini tekrar edin. Kitabınız, defteriniz ve sınıfta kullandığınız diğer bütün malzemelerden yararlanın. Bilgileri birleştirin. Daha önce de söylediğimiz gibi sınıfınızda üzerinde durulan kavramları göz ardı etmemekle birlikte, asıl ana konuya ağırlık vererek çalışın.

§ Çalışırken, başlıkları sorulara dönüştürün ve bunlara sınıfta kullanılan değişik bilgi kaynaklarını da kullanarak cevap verin. Kendinize ne tür sorular çıkabileceğini sorun. Bunları da cevaplamaya çalışın. Daha da ötesi, önceki sınavlardan örnekler bularak bunlarla alıştırma yapın.

§ Ayrıca çalışmanızı düzenlemek için yazarak çalışabilirsiniz. Özellikle küçük ölçüdeki kağıt yada kartlara notlar yazarak her ortamda seri bir şekilde çevrilerek çalışılan kartlar size çok yardımcı olabilir. Bu tür bir yöntemle çalışmak zamanınızı etkili bir biçimde kullanmanızı sağlar. Böylelikle bildiğiniz konuları pekiştirmiş olacak ve daha çok çalışma gerektiren konuları tekrar etmeye daha çok zaman ayırmış olacaksınız.

§ Sınavdan birkaç hafta önce dengeli beslenmeyi daha çok önemseyin. Sizi rahatsız edecek ağır yemeklerden kaçının, sınavdan kısa bir süre önce yiyeceğiniz bir meyve size enerji sağlayacaktır. Yeterli uyku da çok önemlidir. İyi dinlenmiş öğrenciler, sınava yorgun öğrencilerden daha fazla hakimdir. Sınavdan bir gece öncede dinlendirici aktivitelerle zaman geçirin ve erken yatarak vücudunuzun dinlenmesini sağlayın.

§ Genel olarak; çalışmayla ilgili düşünme tarzınızı değiştirin. Çalışmayla ilgili düşünüş şeklinizi değiştirmek performansınızı olumlu etkiler. Çalışma, başarı ve notlar kişilik değerinizin bir ölçüsü değildir. Belki de; kendi kişiliğinizi, aldığınız not ve elde ettiğiniz başarıya göre değerlendirmektesiniz. Bu şekilde düşünmek çalışmayı erişilmez (ütopik) bir kavram şeklinde düşünmenize neden olabilir. Bu tarz düşünme biçimi kaygıya yol açar. Öğrenme kapasitenizi azaltabilir.

§ Sınava bakış açınızı doğru ayarlayın. Sınav sadece bir konudaki bilgilerinizin değerlendirmesidir. Diğer sınavlarda olacaktır. Hayatınız boyunca pek çok sınava girebilirsiniz. Bunlardan bazılarında başarılı, bazılarında ise az başarılı olmanız doğaldır. Bir sınavda başarısız olmanız o konuyla ilgili daha çok çalışmanız gerektiğini gösterir, aptal olduğunuzu değil. Sınava yüklediğiniz duygusal değerin bir kısmının yok olması, kaygıyı azaltma ve daha iyi çalışmanızı sağlama konusunda size yardımcı olacaktır.

§ Kendinizle olumsuz anlamda konuşmayı bırakın. Kendinizle ilgili olumsuz düşünmekten vazgeçin. Çalışmayla ilgili olumsuz bakış açısı geliştirmeyin. Bir konuya odaklanın ve gereken çalışmayı yapın. Ama sosyal hayatınızı da ihmal etmeyin. Başarılı öğrencilerin hem çalışıp, hem de bir çok şeyi yapabildiklerini ve bunun için ne kadar zaman harcadıklarını görünce şaşıracaksınız.

§ Plan yapmak için zaman ayırın. Plan size çalışmanızı düzenlemek için yol çizer. Plan yaparken, planın ulaşılabilir hedefler içermesine dikkat edin.

§ Sınavlarda almış olduğunuz puanlara bakış açınızı gözden geçirin. Çünkü puanınız ne kadar hazırlandığınızın bir yansıması değildir. Öğrencilerin çoğu, sınav kaygısını azaltmanın yolunu yüksek puanlar almak olduğuna inanır. Gerçek şu ki, aldığınız puanlar her zaman o konudaki bilginiz için bir ölçü olmayabilir. Belki de kaygı nedeniyle sınavda tüm bildiklerinizi ortaya koyamamış olabilirsiniz. Ancak, iyi bir planınız varsa ve ona bağlı kalırsanız, puanınız, olmasını istediğiniz kadar yüksek olmasa da bir sonraki sınavda gerçekten işe yarar. Bazen sınav beklediğinizden daha zor olabilir. Bunun terside mümkündür.

§ Geçerli beklentiler geliştirin, gerçekçi hedefler kurun. Ne kadar biliyorsanız onu ortaya koymaya çalışın. Gerçekçi olmayan beklentiler sadece çalışmanızı engeller, bu da daha sonraki çalışmaları bırakmak için iyi bir bahane olarak ortaya çıkar.

§ Sınavın yapılacağı yere önceden gidin. Zamanı öyle ayarlamalısınız ki, sınava başlamadan önce sınavda hazır bulunmalısınız. Çok erken gelmek çoğu zaman kaygıya sebep olur. Diğer kişilerin sınav hakkındaki endişe ve problemlerini dinlemek de, var olan kaygıyı arttırır.

§ Kendi kendinize olumlu şeyler söyleyin. Bilinçli bir şekilde sınava çalıştığınızı ve başaracağınızı telkin edin. Sınav başlamadan önce kendi kendinize “yapabilirim, başaracağım” diye tekrar edin. Böylece kendinize olan güven artacaktır.

§ Rahatlama tekniklerini kullanın. Örneğin, walkmani olanlar için sınavdan önce beş dakika müzik dinlemek güzel bir fikir olabilir. Sakin bir köşe bulup kendinizi müziğe bırakın ve zihninizi yoğun düşüncelerden uzaklaştırın.

§ Görsel imgeler kullanarak rahatlamaya çalışın. Kendinizi sakin bir deniz kıyısında düşünün. Görsel imgeler kullanarak rahatlamaya çalışın. Kendinizi sakin bir deniz kıyısında düşünün. Görsel imgeler zihinde resim oluşturarak kaygıyı azaltır.

kaynak rehberlik sitesi

Sınav öncesinde, sınav sırasında ve sonrasında kaygıdan kurtulmak için ne yapmak gerekir?

Sınav öncesinde, sınav sırasında ve sonrasında kaygıdan kurtulmak için ne yapmak gerekir? Bir duyguya kapıldığınızda onu doğuran olayı değiştiremiyorsanız, olay hakkındaki düşüncelerinizi değiştirerek duygularınızı kontrol edebilirsiniz. Yani sınav kaygısı yaşıyorsanız sınavı ortadan kaldıramayacağınıza göre sınav kaygınızı engellemek için sınav hakkındaki düşünce ve inançlarınızı değiştirmelisiniz. Yazın ortasında havanın yağmurlu olması, bir çiftçi için “yararlı” değerine sahip olabilirken, tatile çıkmış bir aile için “kötü” değerine sahip olabilir.

“Ben aptal bir insanım”, “kesinlikle tembelim”, “şimdi başarısızsam ileride de hiçbir şeyi başaramam”, çalışmadığım için sınavı kazanamam”. Bunun gibi önermeler, kaygı oluşturmaya ortam hazırlayan yanlış düşünce ve inançlar olduğu için kendinize haksızlık etmeden “kesinlikle tembelim” demek yerine “aslında biraz daha çalışırsam daha başarılı olurum” demeniz daha doğru olacaktır.

Bir sınav sonucunda düşük aldığınız nottan dolayı kendinizi etiketlemeniz de kaygınızı arttıracaktır. “Matematikten düşük bir not aldım”, “ne yapsam matematikten başarılı olamıyorum” düşünceleri kaygıyı arttırır. Dolayısıyla, sınav sonucunun değeri kendi değerimiz olarak algılanmamalı, sadece yaptığımız işin değeri olarak algılanmalıdır.

Üniversiteye giriş sınavı uzun zaman harcayarak hazırlandığınız ve hayatınızda dönüm noktası olabilecek bir sınavdır. Böyle bir sınava hazırlanmak ister istemez insanı kaygılandıracaktır. Bizler kaygıyı sınavdan önce, sınav sırasında ve sınav sonrasında belli düzeylerde yaşarız. Bu duygunun belirtileri kişiden kişiye değiştiği gibi, şiddeti de kişiden kişiye değişir. Genellikle belli düzeyde bir kaygı bizi güdüleyicidir. Çünkü bu durumda bellek daha açık ve vücut zor şeylere karşı savunmaya hazır olduğu için dikkat yoğunluğu da yüksektir. Bununla birlikte aşırı sınav kaygısı kişinin plan yapmasına, düşünme kapasitesine ve sınav başarısına etki eder. Kişiden kişiye değişmekle birlikte; kalbinin hızla çarpması, terleme, baş ağrısı, midenin veya bağırsakların bozulması, düşünce dalgınlığı bilinen belirtiler arasındadır.

Bu kaygının üstesinden gelmek için ilk öğrenilmesi gereken; sınav kaygısının hazırlanma eksikliğinden mi yoksa sınav sırasında oluşan aşırı tepki veya panikten mi kaynaklandığıdır. Eğer yeterli düzeyde hazırlandınız ama hala aşırı tepki ve panik gösteriyorsanız sınav kaygısını oldukça yoğun yaşıyorsunuz demektir. Biz de, bu kaygının oluşturduğu olumsuz etkilerin üstesinden gelmeye yönelik bazı öneriler üzerinde durmak gerekirse:



Sınav Öncesinde Kaygıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?



§ Hazırlanma, kaygıyı azaltmanın bir unsurudur. Sınavla ölçülen bilgiye sahip olma düzeyiniz arttıkça, kaygı düzeyiniz azalır. Daha da önemlisi sınav için hazır olmak, kendinize olan güveni arttırır.

§ Yoğun olarak sınava hazırlanmayı son güne bırakmayın. Bu etkisiz çalışma yöntemidir. Haftalarca çalışmayı gerektiren bilgiyi, sınavdan bir önceki geceye bırakmak pek bir işe yaramaz. Bu daha çok ezber bir bilgi olur ve sınav sırasında unutulması olasılığı çok yüksektir. Genellikle bu da kaygıya sebep olur. Son dakikalardaki çalışmadan ötürü kendinizi baskı altında ve suçlu hissederseniz, böylelikle de sınava iyi konsantre olamazsınız.

§ Sınav konuları içinde önem derecesine göre bir sıralama yapmak çalışmanızı daha kolay bir hale getirecektir. Bunun için; önce kendinize hangi konuların daha önemli olduğu sorusunu sorun, bu soruya vereceğiniz yanıt konunun karmaşıklığına, konunun kitapta olmayan ve öğretmenin anlattığı ders notlarına dayalı bir konu olup olmadığı ve öğretmenin daha çok vurguladığı konulara göre belirlenecektir.

§ Artık çalışmaya hazırsınız. Önce materyali gözden geçirin. Bilmediğiniz hiçbir konunun üzerinde durmayın. Daha sonra hiç bilmediğiniz konular üzerinde ayrıntılı çalışmaya başlayın. Çalışma sürelerinizi 30-40 dakikalık zaman dilimleri şeklinde ayarlayın. Ara vermeden, uzun zaman dilimlerinde yapılan çalışmalar verimli değildir. Her zaman dilimi, sonunda küçük aralar verin. Bu aralarda yemek yeme, müzik dinleme gibi uğraşılar dinlendiricidir. Bu yöntemi kendinizi konulara hakim olduğunuz konusunda güvenli hissedinceye kadar tekrarlayın.

§ Bilgilerinizin hepsini tekrar edin. Kitabınız, defteriniz ve sınıfta kullandığınız diğer bütün malzemelerden yararlanın. Bilgileri birleştirin. Daha önce de söylediğimiz gibi sınıfınızda üzerinde durulan kavramları göz ardı etmemekle birlikte, asıl ana konuya ağırlık vererek çalışın.

§ Çalışırken, başlıkları sorulara dönüştürün ve bunlara sınıfta kullanılan değişik bilgi kaynaklarını da kullanarak cevap verin. Kendinize ne tür sorular çıkabileceğini sorun. Bunları da cevaplamaya çalışın. Daha da ötesi, önceki sınavlardan örnekler bularak bunlarla alıştırma yapın.

§ Ayrıca çalışmanızı düzenlemek için yazarak çalışabilirsiniz. Özellikle küçük ölçüdeki kağıt yada kartlara notlar yazarak her ortamda seri bir şekilde çevrilerek çalışılan kartlar size çok yardımcı olabilir. Bu tür bir yöntemle çalışmak zamanınızı etkili bir biçimde kullanmanızı sağlar. Böylelikle bildiğiniz konuları pekiştirmiş olacak ve daha çok çalışma gerektiren konuları tekrar etmeye daha çok zaman ayırmış olacaksınız.

§ Sınavdan birkaç hafta önce dengeli beslenmeyi daha çok önemseyin. Sizi rahatsız edecek ağır yemeklerden kaçının, sınavdan kısa bir süre önce yiyeceğiniz bir meyve size enerji sağlayacaktır. Yeterli uyku da çok önemlidir. İyi dinlenmiş öğrenciler, sınava yorgun öğrencilerden daha fazla hakimdir. Sınavdan bir gece öncede dinlendirici aktivitelerle zaman geçirin ve erken yatarak vücudunuzun dinlenmesini sağlayın.

§ Genel olarak; çalışmayla ilgili düşünme tarzınızı değiştirin. Çalışmayla ilgili düşünüş şeklinizi değiştirmek performansınızı olumlu etkiler. Çalışma, başarı ve notlar kişilik değerinizin bir ölçüsü değildir. Belki de; kendi kişiliğinizi, aldığınız not ve elde ettiğiniz başarıya göre değerlendirmektesiniz. Bu şekilde düşünmek çalışmayı erişilmez (ütopik) bir kavram şeklinde düşünmenize neden olabilir. Bu tarz düşünme biçimi kaygıya yol açar. Öğrenme kapasitenizi azaltabilir.

§ Sınava bakış açınızı doğru ayarlayın. Sınav sadece bir konudaki bilgilerinizin değerlendirmesidir. Diğer sınavlarda olacaktır. Hayatınız boyunca pek çok sınava girebilirsiniz. Bunlardan bazılarında başarılı, bazılarında ise az başarılı olmanız doğaldır. Bir sınavda başarısız olmanız o konuyla ilgili daha çok çalışmanız gerektiğini gösterir, aptal olduğunuzu değil. Sınava yüklediğiniz duygusal değerin bir kısmının yok olması, kaygıyı azaltma ve daha iyi çalışmanızı sağlama konusunda size yardımcı olacaktır.

§ Kendinizle olumsuz anlamda konuşmayı bırakın. Kendinizle ilgili olumsuz düşünmekten vazgeçin. Çalışmayla ilgili olumsuz bakış açısı geliştirmeyin. Bir konuya odaklanın ve gereken çalışmayı yapın. Ama sosyal hayatınızı da ihmal etmeyin. Başarılı öğrencilerin hem çalışıp, hem de bir çok şeyi yapabildiklerini ve bunun için ne kadar zaman harcadıklarını görünce şaşıracaksınız.

§ Plan yapmak için zaman ayırın. Plan size çalışmanızı düzenlemek için yol çizer. Plan yaparken, planın ulaşılabilir hedefler içermesine dikkat edin.

§ Sınavlarda almış olduğunuz puanlara bakış açınızı gözden geçirin. Çünkü puanınız ne kadar hazırlandığınızın bir yansıması değildir. Öğrencilerin çoğu, sınav kaygısını azaltmanın yolunu yüksek puanlar almak olduğuna inanır. Gerçek şu ki, aldığınız puanlar her zaman o konudaki bilginiz için bir ölçü olmayabilir. Belki de kaygı nedeniyle sınavda tüm bildiklerinizi ortaya koyamamış olabilirsiniz. Ancak, iyi bir planınız varsa ve ona bağlı kalırsanız, puanınız, olmasını istediğiniz kadar yüksek olmasa da bir sonraki sınavda gerçekten işe yarar. Bazen sınav beklediğinizden daha zor olabilir. Bunun terside mümkündür.

§ Geçerli beklentiler geliştirin, gerçekçi hedefler kurun. Ne kadar biliyorsanız onu ortaya koymaya çalışın. Gerçekçi olmayan beklentiler sadece çalışmanızı engeller, bu da daha sonraki çalışmaları bırakmak için iyi bir bahane olarak ortaya çıkar.

§ Sınavın yapılacağı yere önceden gidin. Zamanı öyle ayarlamalısınız ki, sınava başlamadan önce sınavda hazır bulunmalısınız. Çok erken gelmek çoğu zaman kaygıya sebep olur. Diğer kişilerin sınav hakkındaki endişe ve problemlerini dinlemek de, var olan kaygıyı arttırır.

§ Kendi kendinize olumlu şeyler söyleyin. Bilinçli bir şekilde sınava çalıştığınızı ve başaracağınızı telkin edin. Sınav başlamadan önce kendi kendinize “yapabilirim, başaracağım” diye tekrar edin. Böylece kendinize olan güven artacaktır.

§ Rahatlama tekniklerini kullanın. Örneğin, walkmani olanlar için sınavdan önce beş dakika müzik dinlemek güzel bir fikir olabilir. Sakin bir köşe bulup kendinizi müziğe bırakın ve zihninizi yoğun düşüncelerden uzaklaştırın.

§ Görsel imgeler kullanarak rahatlamaya çalışın. Kendinizi sakin bir deniz kıyısında düşünün. Görsel imgeler kullanarak rahatlamaya çalışın. Kendinizi sakin bir deniz kıyısında düşünün. Görsel imgeler zihinde resim oluşturarak kaygıyı azaltır.



Sınav Sırasında Kaygıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?


Tüm bu etkinliklerden sonra, sanki hiçbir şey bilmiyorsunuz gibi bir hisse kapılabilirsiniz. Telaşa kapılmayın, bu son derece doğal bir tepkidir. Aslında çalıştığınız bilgilerin hepsi belleğinizdedir. Ortaya çıkmak için uygun koşullardan biri de sınav ortamıdır. Sakin bir şekilde okuyacağınız sorunun cevabı da otomatik olarak belleğinizdedir.

Sınava giren bir öğrenci olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın. Unutmayın ki, sınav hayatınızda ki önemli şeylerden sadece biridir.

Eğer kaygı sınav sırasında oluşursa, bu genellikle vücudun temel kas sistemini etkiler. (Mide, sırt, kollar, bacaklar vb.) Kaygıyı hissettiğinizde, derin nefes alıp vermek rahatlamanıza yardımcı olabilir. Eğer derin nefes alıp vermeye konsantre olursanız, kaygınızın artmasına da engel olursunuz.

Sınav sorularını önce iyi okuyun, anladığınızdan emin olun ve sorulara kısa ve öz cevaplar vermeye çalışın. Eğer teknik bir terimi hatırlayamıyorsanız, bu terimi kendi kelimelerinizle açıklamaya çalışın.

Çoktan seçmeli sınavlarda seçenekleri çok dikkatli okuyun. Belirsizliği ortadan kaldırmaya çalışın, çok fazla zaman kaybetmeden emin olduğunuz seçeneği işaretleyin. Sınav sonunda işaretlemediğiniz sorulara geri dönebileceğiniz kadar zamanınızın kalmasına dikkat edin.

Eğer zamanınız azalmışsa özellikle yanıtından emin olduğunuz sorulara konsantre olunuz. Cevap sayınızla soru sayınız arasında eşitlik olup olmadığını kontrol edin.

Gerginliğinizi azaltmaya çalışın. Bu, kapasitenizi yükseltecek ve elinizden gelenin en iyisini yapmanızı sağlayacaktır.

Sınav soruları ile ilgili problemleriniz olduğunda soru sormaktan çekinmeyin. Bu sizin kaygınızı azaltacak, dikkatinizi toplamanıza yardım edecektir.



Sınavdan Sonra Kaygıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?


Sınav sonrasında eğer kaygınız hâlâ devam ediyorsa; “Ben yeterince çalıştığıma inanıyorum, sınav öncesinde ve sonrasında elimden geleni yaptım, kendimle gurur duyuyorum.”gibi bir düşünce geliştirmelisiniz.


--------------------------------------------------------------------------------


Kaynak : Rehberlik Sitesi

Sınav öncesinde, sınav sırasında ve sonrasında kaygıdan kurtulmak için ne yapmak gerekir?

Sınav öncesinde, sınav sırasında ve sonrasında kaygıdan kurtulmak için ne yapmak gerekir?
Bir duyguya kapıldığınızda onu doğuran olayı değiştiremiyorsanız, olay hakkındaki düşüncelerinizi değiştirerek duygularınızı kontrol edebilirsiniz. Yani sınav kaygısı yaşıyorsanız sınavı ortadan kaldıramayacağınıza göre sınav kaygınızı engellemek için sınav hakkındaki düşünce ve inançlarınızı değiştirmelisiniz. Yazın ortasında havanın yağmurlu olması, bir çiftçi için “yararlı” değerine sahip olabilirken, tatile çıkmış bir aile için “kötü” değerine sahip olabilir.

“Ben aptal bir insanım”, “kesinlikle tembelim”, “şimdi başarısızsam ileride de hiçbir şeyi başaramam”, çalışmadığım için sınavı kazanamam”. Bunun gibi önermeler, kaygı oluşturmaya ortam hazırlayan yanlış düşünce ve inançlar olduğu için kendinize haksızlık etmeden “kesinlikle tembelim” demek yerine “aslında biraz daha çalışırsam daha başarılı olurum” demeniz daha doğru olacaktır.

Bir sınav sonucunda düşük aldığınız nottan dolayı kendinizi etiketlemeniz de kaygınızı arttıracaktır. “Matematikten düşük bir not aldım”, “ne yapsam matematikten başarılı olamıyorum” düşünceleri kaygıyı arttırır. Dolayısıyla, sınav sonucunun değeri kendi değerimiz olarak algılanmamalı, sadece yaptığımız işin değeri olarak algılanmalıdır.

Üniversiteye giriş sınavı uzun zaman harcayarak hazırlandığınız ve hayatınızda dönüm noktası olabilecek bir sınavdır. Böyle bir sınava hazırlanmak ister istemez insanı kaygılandıracaktır. Bizler kaygıyı sınavdan önce, sınav sırasında ve sınav sonrasında belli düzeylerde yaşarız. Bu duygunun belirtileri kişiden kişiye değiştiği gibi, şiddeti de kişiden kişiye değişir. Genellikle belli düzeyde bir kaygı bizi güdüleyicidir. Çünkü bu durumda bellek daha açık ve vücut zor şeylere karşı savunmaya hazır olduğu için dikkat yoğunluğu da yüksektir. Bununla birlikte aşırı sınav kaygısı kişinin plan yapmasına, düşünme kapasitesine ve sınav başarısına etki eder. Kişiden kişiye değişmekle birlikte; kalbinin hızla çarpması, terleme, baş ağrısı, midenin veya bağırsakların bozulması, düşünce dalgınlığı bilinen belirtiler arasındadır.

Bu kaygının üstesinden gelmek için ilk öğrenilmesi gereken; sınav kaygısının hazırlanma eksikliğinden mi yoksa sınav sırasında oluşan aşırı tepki veya panikten mi kaynaklandığıdır. Eğer yeterli düzeyde hazırlandınız ama hala aşırı tepki ve panik gösteriyorsanız sınav kaygısını oldukça yoğun yaşıyorsunuz demektir. Biz de, bu kaygının oluşturduğu olumsuz etkilerin üstesinden gelmeye yönelik bazı öneriler üzerinde durmak gerekirse:



Sınav Sırasında Kaygıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?



Tüm bu etkinliklerden sonra, sanki hiçbir şey bilmiyorsunuz gibi bir hisse kapılabilirsiniz. Telaşa kapılmayın, bu son derece doğal bir tepkidir. Aslında çalıştığınız bilgilerin hepsi belleğinizdedir. Ortaya çıkmak için uygun koşullardan biri de sınav ortamıdır. Sakin bir şekilde okuyacağınız sorunun cevabı da otomatik olarak belleğinizdedir.

Sınava giren bir öğrenci olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın. Unutmayın ki, sınav hayatınızda ki önemli şeylerden sadece biridir.

Eğer kaygı sınav sırasında oluşursa, bu genellikle vücudun temel kas sistemini etkiler. (Mide, sırt, kollar, bacaklar vb.) Kaygıyı hissettiğinizde, derin nefes alıp vermek rahatlamanıza yardımcı olabilir. Eğer derin nefes alıp vermeye konsantre olursanız, kaygınızın artmasına da engel olursunuz.

Sınav sorularını önce iyi okuyun, anladığınızdan emin olun ve sorulara kısa ve öz cevaplar vermeye çalışın. Eğer teknik bir terimi hatırlayamıyorsanız, bu terimi kendi kelimelerinizle açıklamaya çalışın.

Çoktan seçmeli sınavlarda seçenekleri çok dikkatli okuyun. Belirsizliği ortadan kaldırmaya çalışın, çok fazla zaman kaybetmeden emin olduğunuz seçeneği işaretleyin. Sınav sonunda işaretlemediğiniz sorulara geri dönebileceğiniz kadar zamanınızın kalmasına dikkat edin.

Eğer zamanınız azalmışsa özellikle yanıtından emin olduğunuz sorulara konsantre olunuz. Cevap sayınızla soru sayınız arasında eşitlik olup olmadığını kontrol edin.

Gerginliğinizi azaltmaya çalışın. Bu, kapasitenizi yükseltecek ve elinizden gelenin en iyisini yapmanızı sağlayacaktır.

Sınav soruları ile ilgili problemleriniz olduğunda soru sormaktan çekinmeyin. Bu sizin kaygınızı azaltacak, dikkatinizi toplamanıza yardım edecektir.



Sınavdan Sonra Kaygıdan Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?



Sınav sonrasında eğer kaygınız hâlâ devam ediyorsa; “Ben yeterince çalıştığıma inanıyorum, sınav öncesinde ve sonrasında elimden geleni yaptım, kendimle gurur duyuyorum.”gibi bir düşünce geliştirmelisiniz.


--------------------------------------------------------------------------------


Kaynak : Rehberlik Sitesi

Sınav kaygınızı kontrol altına alabilirsiniz

Sınav kaygınızı kontrol altına alabilirsiniz
Aslında sınavlarda hemen herkes kaygılanır. Kaygı ölçülü olduğu takdirde, gizli güç kaynaklarımızı ortaya çıkarır. Kaygı ile birlikte "başaracak potansiyelim var, elimden geleni yapmalıyım" olumlu düşüncesi ile duyulan tatlı bir heyecanla vücutta adrenalin ve seretonin (mutluluk hormonu) salgılanarak motivasyon artar.

Kişi tam tersi kaygıyı yanlış değerlendirir de "bu heyecanla başaramazsam, sınav kaygısından cevapları unutursam veya karıştırırsam, ya kontrolümü kaybeder sınavdan çıkmak zorunda kalırsam" gibi olumsuz düşünceler üretirse paniğe kapılır. Bu da dikkat dağılmasına yol açar ve başarıyı düşürür. Siz de sınava çok az kalan bugünlerde aşağıdaki hususlara dikkat ederek kaygınızı kontrol altına almaya çalışın.

Sağlığınıza önem verin

Uykunuzun düzenli, beslenmenizin çeşitli ve dengeli olmasına dikkat edin. Çay, kahve gibi kafein içeren içecekleri, şeker içeren yiyecekleri de ölçülü tüketin. Daha çok taze veya kuru meyveyi tercih edin. Günde en az 8 bardak su için. Yaşınıza uygun spor yapın. Sporu ölçülü olduğu takdirde (haftada 3-6 saat) vakit kaybı olarak düşünmeyin. Zira spor, biriken toksinleri de atmaya yardımcı olarak stresin vücut biyokimyasında meydana getirdiği olumsuz etkileri azaltır ve zihinsel gücü artırır.

Gevşemeyi öğrenin

Doğru nefesle birlikte gevşemeyi öğrenmek kaygıyı kontrol altına almanızı kolaylaştırır. Alın ve göz kaslarınızdan başlayarak ayak kaslarınıza kadar kademe kademe bütün kas gruplarınızı sıkıp gevşetmeyi öğrenin. Burnunuzdan sakince nefes alıp ağızdan verin. Bunu doğru yapıp yapmadığınızı görmek için bir elinizi midenizin, bir elinizi göğsünüzün üzerine koyun, nefes alırken mideniz şişiyorsa doğru nefes alıyorsunuz demektir. Kaygı belirtilerini yüksek derecede hissettiğinizde gevşeyerek ve nefes aldığınızdan daha çok vererek kaygı seviyenizi düşürün.

Olumsuz düşünceleri kontrol altına alın

Kişide kaygı meydana getiren durumların düşüncesi de aynı derecede kaygı meydana getirir. Sınavda başarısız olacağı ile ilgili senaryo üreten bir kişi, bu senaryoyu zihninde defalarca canlandırdığından stres hormonlarının salgılanması ile birlikte sınavı iyi gitmeyen kişi kadar bedeninde artan kaygı belirtileri ortaya çıkacaktır.

Olumlu düşünceler üretin

Yapabildiklerinizi görün. Olumlu düşünmek kaygıyı düşürür, kişinin motivasyonu ve başarısı yükselir. Olumlu düşünme, gayret ve çalışma ile ilişkili ve gerçekçi olmalıdır.

Doğal güzelliklere vakit ayırın

Hafıza bantlarınızı dolduracak ve güzel düşünceler üretmenize yardımcı olacak kadar doğal ortamlarda bulunun.

Şimdiyi düşünün

Öncelikle önce zihninizi canlı tutmaya önem verin. Zihinsel rahatlık ve bedensel huzur başarınızı artıracak. Geçmişte yapamadıklarınızı ve gelecekte olabilecekleri düşünmek yerine şimdi neler yapabileceğinizi düşünüp içinde bulunduğunuz süreçlere odaklanın. İyi bildiğiniz konuları tekrar hızlı bir şekilde gözden geçirin, siz başarısız olduğunuz konularla rahatsız olsanız da ne kadar çok konuyu öğrenmiş olduğunuzu görün. Hızlı bir tarama, az çalıştığınız konuları da hatırlamanızı kolaylaştırır. Kaygısını kontrol edebilen ve sadece yapabildiklerine odaklanan kişiler sınav günü maksimum seviyede performans göstermektedir. Onlardan biri olacağınızdan emin olun.

Kaygının belirtileri

Fizyolojik belirtiler: Kan basıncı, kalp atışı, solunum sayısında artma, kan şekeri yükselmesi, mide bağırsak hareketlerinde artış, ağız kuruluğu, göz bebeklerinde genişleme, titreme, dişlerin ve yumrukların sıkılması, terleme, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, güçsüzlük.

Duygusal belirtiler: Şaşkınlık, korku, panik hali takıntılı düşünceler (sınavda başarılı olamayacağını, hastalanacağını, sınavda paniğe kapılıp sınava devam edemeyeceğini vb. düşünmek). Davranışsal belirtiler: Sınavlara hazırlanamamak veya sınavlara girmemek vb.



Yazar : Farika Teymur Artır
Kaynak : Zaman

Sınav kaygısı nedir ve nasıl ortaya çıkar?

Sınav kaygısı nedir ve nasıl ortaya çıkar?
Sınav Kaygısı, kaygının özel bir türüdür. Sınav öncesinde öğrenilen bilgilerin sınav sırasında açığa çıkarılmasına engel olan ve öğrencinin sınav anında potansiyelini tam olarak kullanmasını engelleyip başarıyı düşüren yoğun kaygı durumudur. Sınav kaygısı sınav anında veya herhangi bir değerlendirilme durumunda ortaya çıkar. Kaygı düzeyi yüksek olan kişi sınav veya sınıf içi herhangi bir değerlendirme durumunda da öz varlığının tehdit edildiği duygusuna kapılır. Öyleyse, kaygıyı yaratan temel unsur, dış gözlemcilerin varlığına bağlı oluşan değerlendirme durumudur. Bir diğer önemli unsur da kişinin sınava ilişkin yaptığı değerlendirme yanlışıdır. Birçok öğrenci sınavın kendi kişiliklerini, yaşamda ki duruşlarını, kimliğini değerlendirdiğini düşünür. Oysa sınavda sınanan insanın kişiliği, varlığı, kimliği değil belirli bir alandaki bilgisidir.

Araştırmalar bize göstermektedir ki; olaylar karşısında gösterilen olumsuz tutumlar ya da kişinin kendisine söylediği olumsuz sözler o olay sırasında hissedilen gerginliği ve kaygıyı artırmaktadır. Bunlara birkaç örnek verecek olursak:

§ Ya hep, ya hiç türü düşünme

§ Aşırı genelleme

§ Olumluyu geçersiz kılmak

§ Hemen bir sonuca varmak

§ Duygusal mantık yürütme

§ Etiketleme ve yanlış etiketleme sayabiliriz.

Sınav kaygısı ile baş edebilmek için kişinin kendi kendisiyle olumlu diyalog içerisinde olması gerekir. Yapılan bedensel uygulamalar da kişinin kendisini rahatlatmasını sağlayabilir. Nefes egzersizleri, gevşeme egzersizleri öğrenciye sınav kaygısı ile ilgili yardımcı olan teknikler arasındadır.

Kaygı yaratıcı sorunlar ile karşılaşıldığında sistematik problem çözme yaklaşımının kullanılması bu sorunların çözümünü daha da kolaylaştıracaktır. Problem çözme tekniğinin beş aşaması bulunmaktadır.

§ Problemi saptama

§ Seçenek hazırlama

§ Bir çözümü seçme

§ Eyleme geçme

§ Sonuçları değerlendirme

Kaygı zamanın nasıl kullanıldığına bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Etkili zaman planlaması için;

§ Zaman cetvelleri kullanma

§ Yapılacak işleri planlama

§ Düzenli olma


--------------------------------------------------------------------------------


Kaynak : Rehberlik Sitesi

Sınav Kaygısını azaltmak için neler yapmalısınız?

Kaygıyı azaltmak için neler yapmalısınız?
1) Sıkıntılarınızı paylaşacak insanlarla beraber olun. Çevresine pozitif enerji yayan insanlarla beraber olmak sizi kaygılarınızdan uzaklaştırır. Sürekli karamsar konuşup felaket tellallığı yapan kişilerle beraber olursanız, kaygılarınızın artması için davetiye çıkarmış olursunuz.

2) Sizi stresten uzaklaştıracak sosyal aktivitelere zaman ayırın. (gezin, kitap okuyun , resim yapın vs.)Einstein keman çalarak; churchill ise resim yaparak stresten uzaklaşırdı.

3) Geleceği(sınavı) düşünmeyin. Anı yaşayın. Sınavı düşüneceğinize sizi sınavda başarılı kılacak çalışmalar yapın. Sınav sonunda yaşamayı düşündüğünüz üzüntü ve sevinçleri sınav sonrasına bırakın. Sınavdan korkmak resimde ki yılandan korkmak gibidir. Resimdeki yılandan canlıymış gibi korkarsanız, ona sahip olmadığı gücü kendi elinizle vermiş olursunuz. sınavdan korkarsanız ona sahip olmadığı gücü kendi elinizle vermiş olursunuz. Geçmişin elemleriyle müteellim olmak ve doğmamış gelecekle meşgul olmak size bugünü kaybettirir.

4) Kaygıyı ortadan kaldırmak için kaygıya neden olan düşünce tarzını değiştirin. Kendinize olumlu telkinlerde bulunun. Kendinize alternatif düşünceler üretin; şimdi böyle düşünmem için herhangi bir sebep var mı ? Bu düşünce bana ne kazandırıyor. Daha olumlu nasıl düşünebilirim. Sizde kaygıya neden olan düşünceler aklınıza geldiğinde “AMA” bağlacını kullanın (Bu sınavım kötü geçti ama, bir sonraki sınavda aynı hataları tekrarlamayacağım.)

5) Kaygıyı sınavdan önce yaşayarak, kaygıya kendinizi denetletin ki sınavda aynı kaygıları yaşamayasınız. Bunun için deneme sınavlarına, gerçek sınava giriyormuş gibi girin. Böylece sınav sırasında, bu gibi sınavlara defalarca girdiğinizi düşünerek, kaygılarınızdan kurtulacaksınız. Bu işlem kaygınızı olumlu bir heyecana dönüştürecektir.

6) Geçmişteki başarılarınızı düşünün. Bu başarılarınızı düşünerek; “demek ki yapabiliyormuşum “diyeceksiniz. Geçmişteki sevinçli ve mutlu anınızı hatırlayarak o duyguların aynısını kaygılı anınıza aktarın.

7) Canlı, renkli, heyecanlı, coşkulu, bir hayat yaşayın; bu da ancak çevresine pozitif enerji yayan insanlarla beraber olmakla olur.

8) Kaygının kimyasını yaşayan bedene gevşemenin kimyasını yaşatın. Bunu ancak doğru nefes alıp vermekle yapabilirsiniz. Nefesinizi, aldığımız sürenin iki katı kadar bir süre içinizde tutun ve aldığınız sürenin yarısı kadar zamanda dışarı verin. Bu işlemi her gün tekrarlayın.

9) Sınav kaygısının, sizde oluşturduğu negatif enerjiden, suyla ve toprakla temas ederek kurtulun. Böyle zamanlarda elinizi, yüzünüzü, kollarınızı ve ayaklarınızı ya yıkayın veya toprakla temas ettirin. Bu işlem içinizdeki negatif enerjinin boşalmasını sağlayacaktır.

10) Fiziksel egzersizler yapın. Bu egzersizler, adrenalinin tükenmesini ve seratonin üretilmesini sağlar.

11) Yenilen, içilen besinlere, uyku düzenine ve fiziksel koşullara dikkat edin , son haftalar da uyku düzeninizi bozmayın, kendinize sürpriz yaşatmayın.

12) Sınavı yaşamın ve öğrenmenin bir parçası olarak görün. Sınavı ölüm kalım meselesi olarak algılamayın. Sınav başarısızlığı bir felâket değildir. Sınavdan sonra dünya yine dönecek, güneş yine doğacak.

13) Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmayın. Aile ve yakın çevrenizin de karşılaştırmasına izin vermeyin. Sizin rakiplerinizden hiçbir farkınız yok. Siz çalıştınız elinizden geleni yaptınız; çalışan öğrenci kendine güvenmeli.
Bilgi insanı kuşkudan, iyilik acı çekmekten, kararlı olmakta korkudan kurtarır.(KONFÜÇYUS).

14) Sınava çevrenizin beklentilerini yerine getirmek için girmiyorsunuz. Sınavı hedeflerinizi gerçekleştirmek için bir araç olarak görmelisiniz. Sınav sizin için asla bir amaç olmamalıdır.

15) Çevrenizdekilerin sizde kaygı uyandıran cümlelerine engel olmaya çalışın.



Kaygının faydası yoksa zihninizi işgal edecek yeri de yok.




--------------------------------------------------------------------------------


Kaynak : Rehberlik Sitesi

Kaygı, stres, panik...Üç yanlış bir sınavı götürür!

Kaygı, stres, panik...Üç yanlış bir sınavı götürür!
Binlerce gencin büyük bir heyecanla beklediği ÖSS'ye sayılı günler kaldı. Sınava girecek olanlar çalışmalarını çoktan tamamladı. Yeterli derecede çalışmayanların ise şu saatten sonra çok fazla yapabileceği bir şey yok.

Diğer taraftan birçok öğrenci bütün bir yıl çalışmasına rağmen sınav stresine şimdiden kapılmış durumda. Fakat sınavda başarılı olmanın bir şartı da sınav stresini yenmek. Sayılı günler kala gittikçe artan sınav stresinden kurtulmak için hem öğrencilerin hem de ailelerin yapması gereken en öncelikli konu bu sınavı hayatî bir mesele haline getirmemek. Belli bir oranda heyecan iyidir; ama fazlası başarınızı engelleyebilir. Dolayısı ile pazar günü sınavda ter dökecek olanlar bu son haftayı stresle, ders çalışarak geçirmek yerine biraz daha rahatlamaya ayırmalı. Her şeyden önce bu sınavı hayatınız boyunca karşılaşacağınız imtihanlardan sadece biri olarak kabul edin ve gözünüzde büyütmeyin. Son haftaya girerken bütün bir yıl boyunca ders çalışmak adına ertelediğiniz hobilerinize vakit ayırın. Arkadaşlarınızla vakit geçirin; fakat konuşmalarınızı sürekli sınava odaklamayın. ÖSS'ye gireceğiniz okulu mutlaka önceden gidip görmeniz gerekiyor. Bu, sınav günü psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.

Az zaman kaldı, son bir ay, iki ay derken üniversite sınavı geldi kapıyı çaldı. Sınava girecek olanlar şu ana kadar çalışmalarını tamamladı, tamamlamayanların bu saatten sonra çok fazla bir şey yapamayacağı da hepimizin malumu. Fakat konuları çalışmak, testleri çözmek sınavda başarılı olmak için ne yazık ki yeterli olmuyor. Birçok öğrenci sınava hazır olmasına rağmen her yıl ya heyecandan ya da kaygıdan sınavda elde edebilecekleri başarıyı yakalayamıyor. O yüzden sınava girecek öğrencilerin şu saatten sonra yapmaları gereken en önemli şey heyecanlarını başarılarını engelleyecek çizgiye getirmemek. Şimdiden etrafımızda onlarca gencin ?heyecandan öleceğim, şu sınav bir geçse?, ?bu sınav kaderimi belirleyecek, başaramazsam bittim ben? gibi cümleler kurduğuna şahit oluyoruz. Oysa bu sınavda başarılı olmak istiyorsanız ilk yapmanız gereken, bu sınavı hayatın en önemli olayı haline getirmemek. Zira bu şekilde bakıldığında sınav günü yaklaştıkça stres ve kaygı da gittikçe artıyor. Eğer çarpıntı, el terlemesi, yutkunma, kızarma, boğulacakmış hissi, titreme, mide-bağırsak hareketlerinde artış, ateş basmaları, baş dönmesi, ağız kuruluğu ortaya çıkıyorsa ve bu belirtilere kötü senaryolar eşlik ediyorsa demek ki sınav kaygınız çoktan başlamıştır. ÖSS sadece sınava girecekleri değil, onların ailelerini de heyecanlandırıyor. Onların tutumu sınava girecek olanları olumlu ya da olumsuz olarak etkiliyor. Peki sınav kaygısı nasıl yenilir ve sınav stresi en az seviyeye nasıl indirilir? Ailelerin tutumu bu süreçte ne olmalı? Biz de bu soruyu sınava girecek öğrenciler için Zirve Dergisi Rehberlik Yayın Editörü İsmail Baran'a sorduk. İşte sınav stresini yenmek için size tüyolar.

Öğrenciler için öneriler

Sınava yakın günlerde paniğe kapılıp gece gündüz ders çalışmak, faydadan çok zarar getirir. Sadece sınav stresini artırır. Eğer sınava gerçekten hazırlanmışsanız, sakin olmalısınız. Şimdi sadece son kontroller ve son antrenmanlar yapılacaktır.

Olumsuz düşüncelerle beklentilerinizi ve planlarınızı ilişkilendirmeyin. Geçmişteki başarılarınızı hatırlayın ve bu başarıları tekrarlayabileceğinizi düşünün.

Sınavın her şey olmadığını, zekânızın ölçülmediğini, sınavı kazanmak kadar kaybetmenin de normal olduğunu bilin.

Zamanınızı iyi kullanmaya ve planlamaya çalışın.

Normal halinizde nasıl iseniz o halinizi korumaya gayret edin.

Kaygı sizi aşırı hareketli veya hareketsiz ve içe kapanık yapabilir. Sınava yakın günlerde daha çok ders çalışmak yerine, fiziksel aktiviteleri artırabilir, dozunda olmak şartıyla eğlenceli sporlara veya dinlendirici aktivitelere yer verebilirsiniz.

Kaygınızı eğlenceli etkinliklerle ve olumlu düşüncelerle birlikte yaşayın. Moralinizi yüksek tutmaya çalışın. Mizah yazıları okuyabilir, eğlenceli filmler izleyebilirsiniz.

Zevk aldığınız şeylere ve hobilerinize hafta içinde birkaç saat ayırın. Açık havaya çıkmak gerginliği ve kaygıyı azaltır; enerjiyi artırır; olumlu düşünceleri pekiştirir.

Beslenmenize dikkat edin. Her besin grubundan yeterince alarak vücut direncinizi koruyun. Sınav öncesinde rejim yapmayın. Bunun tam tersi, aşırı yeme isteği de zararlı olabilir.

Bir yıl boyunca yapamadığınız işleri, özellikle ders çalışmayı, son bir hafta içinde yapmaya çalışmayın. Çünkü öğrenme, zaman alan bir iştir. Bir yılda öğrenilemeyen, bir haftada zor öğrenilir.

Sınava gireceğiniz okulu önceden görmekte fayda vardır. İnsanlar genellikle alışık olmadıkları ortamda rahat edemezler ve bu durum kaygı düzeyini artırabilir. Sınava gireceğiniz ortamı önceden görmeniz, sınav salonuna girmeniz, o havayı teneffüs etmeniz, sizi rahatlatacaktır.

Sınav başlamadan önce, ?Keşke daha fazla çalışsaydım, daha çok deneme yapsaydım!?, ?Eyvah, kazanamayacağım, başarılı olamayacağım!? düşünceleri zihninizi kurcalayabilir. Bu olumsuz senaryoları kafanızdan atmaya çalışın. Sadece okuduğunuz soruya yoğunlaşın.

Heyecanlanmaya başladığınızı fark ettiğinizde, bunun doğal olduğunu, hatta sınavda başarılı olabilmek için bu heyecanın gerekli olduğunu kendinize telkin edin.

Kaygı olsa da bunu paniğe dönüştürmeyin. Yaşadığınız şey sınav heyecanıdır ve son derece normaldir. Sınavla ilgili en ufak bir kaygı duymuyorsanız, bu da aslında çok sağlıklı bir durum değildir.

Kendinizi sınava hazır hissetmiyor olabilirsiniz. Ne kadar çalışırsanız çalışın, sınav öncesinde bu duygunun yaşanması normaldir. Eğer sınava çalışma konusunda elinizden geleni yaptığınıza inanıyorsanız, sınavdan korkmanıza gerek yoktur. Aylardır, belki de birkaç yıldır bu sınav için yaptığınız çalışmaları düşünün? Gördüğünüz dersleri, çözdüğünüz testleri, yaptığınız deneme sınavlarını, bitirdiğiniz test kitaplarını üst üste koyunca neredeyse boyunuzu geçiyor değil mi? Yaptığınız bunca çalışma varken, kendinizi yetersiz hissetmek pek de anlamlı olmasa gerek.

Sınav sırasında diğer öğrencilerin ne yaptıklarıyla ilgilenmeyin. Verilen süreyi en iyi şekilde kullanmaya çalışın. Bunu yaparken de sakin olun. Süreyi daha iyi kullanmak için soruları hızlı çözmeye çalışmayın, bu, sizin hata yapma riskinizi artırır.

Bütün çabalarınıza karşın, ne yaparsanız yapın sınav kaygınızı yenemiyorsanız, heyecanlanmaya devam ediyorsanız, işi oluruna bırakın.

Aileler için öneriler

?Başarısız olursan bunun sonucuna katlanırsın!?, ?Sınavı kazanamazsan bütün emeklerimiz boşa gider!? gibi sözlerle öğrenciyi korkutmayın.

Çocuğunuzun sınavı kazanmasından veya kazanamamasından bahsetmeyin. Sanki bir deneme sınavına gidiyormuş gibi davranın. Unutmayın ki ailenin çocuktan sınavı kazanmasını beklemesi de kaygıya yol açabilir.

Evdeki gergin ortam, öğrencinin performansını olumsuz etkiler. Bu nedenle çocuğunun sakin olmasını isteyen aileler, öncelikle kendilerinin sakin olması gerektiğini bilmelidirler.

Samimiyet çok önemlidir. Anne-babalar sınava girecek çocuklarıyla konuşurken içten olmalıdır. Laf olsun diye söylenen, ?Sana güveniyorum? sözünün bir işe yaramayacağını bilmek gerekir.

Sınavlar gelip geçer; ama aile içindeki ilişki zedelenirse ileride daha büyük sorunlara neden olabilir. Bu nedenle, sınav uğruna çocuklarınızla aranızı bozmayın.

Çocuğunuzla birlikte neşeli ve hoş vakitler geçirmeye gayret edin. Onu sevmenizin sınav başarısıyla ilgili olmadığını, onu evladınız olduğu için sevdiğinizi davranışlarınızla ve sözlerinizle çocuğunuza hissettirmelisiniz.

Anne-baba olarak olumsuz düşüncelerinizi olumluya çevirin.

Kaygının, bulaşıcı bir duygu olduğunu unutmayın. Sınav hakkında çocuğunuzun kaygı duymasını istemiyorsanız, öncelikle sizin bu kaygıdan uzak durmanız gerekiyor. Unutmayın, siz rahat olmazsanız, çocuğunuz da rahat olamaz.


--------------------------------------------------------------------------------

Yazar : Rahime Sezgin
Kaynak : Zaman / Gençlik

Velilere SBS uyarıları

Velilere SBS uyarıları
İlk ve ortaöğretim öğrencilerinin dönem sonunda gireceği sınavlara sayılı günler kaldı. Uzmanlardan velilere altın öğütler…Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve Seviye Belirme Sınavı’na (SBS) sayılı günler kala öğrencileri sınav heyecanı sardı. Öğrenciler kadar velilerin de sınavı tedirginlik içinde beklediğini ifade eden Ergen ve Çocuk Sağlığı uzmanı Prof. Dr. Bengi Semerci, bu dönemde velilerin tutumunun çocukların başarısını doğrudan etkilediğini kaydetti. Velilerin çocuklarına yardım etmek isterken onların güvenlerini kırmaması gerektiğini ifade eden Semerci, ailelerin çocuklarının hedeflerine saygılı olmaları gerektiğini kaydetti. Her zaman çocukların ailelerinin kendilerinden bekledikleri başarıyı yakalayamayacaklarını kaydeden Semerci, bu nedenle hedeflerin ulaşılabilir olmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

SON GÜNLER RAHAT GEÇSİN
Ailelerin çocuklarının son günlerini en rahat şekilde geçirmelerini sağlamaları gerektiğini kaydeden Semerci, “Ders çalış, artık yeter çalışmana gerek yok, gibi cümleler kurulmamalı” dedi. Velilerin aşırıya kaçmadan çocuklarına, “Sen sınavdan daha değerlisin” mesajı verilebileceğini ifade eden Semerci, çocukların “Başarısız olursan sonucuna katlanırsın”, “Sınavı kazanamazsan bütün emeklerimiz boşa gider!” gibi sözlerle korkutulmaması gerektiğinin altını çizdi.

GERÇEKÇİ HEDEFLER KONULMALI

Çocukların hedeflerinin akademik başarılarıyla orantılı olması gerektiğini kaydeden Semerci, “Gerçekçi olmayan beklentiler, çocukların motivasyonunun kırılmasına neden olur” ifadesini kullandı.

Kaynak:Star

SINAV KAYGISI NASIL YENİLİR?

SINAV KAYGISI NASIL YENİLİR?
Yazan: Bengi Semerci
Sınavdan bir gece önce ve sınav

Sınavlar geldi. sbs için bir hafta, üniversite giriş sınavı için ise iki hafta kaldı. Çalışıldı, çalışılamadı, çocuk ve gençlerle aileler tartıştı, paylaştı ve hepsi kısa süre sonra geride kalacak. Sonra sınav sonuçları, sevinçler, hayal kırıklıkları, seneye kalan umutlar... Ama önce girilmesi gereken sınavlar var. Sınav öncesi, en zor geçen son gece ve sınav sırasında olabilecek bir heyecan ya da kaygı, sonuçları etkileyebilir. Peki, o saatleri nasıl daha sakin geçirebiliriz?

Bir gece önce
1. Nasıl rahatlayacağınızı ve gevşeyeceğinizi öğrendiğinizden emin olun. Kriz anında, nasıl davranacağınızı bilirseniz kendinizi daha güvende hissedebilirsiniz.

2. Komik bir film, eğlenceli bir kitap ya da dergi okumak rahatlatır.

3. Ne kadar kaygılı olursanız olun sınava yakın bir zamanda (örneğin bir gece önce ya da aynı sabah ) çalışmayın. Ilık bir duş alın, kısa bir yürüyüş yapın, sizi kaygılandırmayacak insanlarla sohbet edin.

4. Sınavdan önce normal hayatınızda değişiklik yapmaya çalışmayın. Örneğin normalde yedi saat uyuyorsanız ve bu yeterli geliyorsa, sadece sınav olduğu için daha erken yatmaya çalışmayın. Çünkü uyuyamazsanız, kaygınız artar. Alışık olmadığınız aktiviteleri de sınavdan önce yapmayın, alışık olmadığınız yemekleri yemeyin. Sadece bazı değişiklikler yapabilirsiniz: Örneğin kahveyi azaltmak ya da taze meyve ve sebze yemeye çalışmak iyi gelebilir.

5. Kendinizi kötü hissetseniz de bir şeyler yemeye çalışın. Birkaç tuzlu bisküvi de olur. Önemli olan midenizin boş olmamasıdır.

6. Sınavın nerede ve saat kaçta olduğunu bildiğinize emin olun. Sınav yerine çok geç ya da çok erken gitmeyin. Erken gitmek, sizin gibi kaygılı olanlarla konuşmak ya da söylediklerine kulak misafiri olmak, sadece kaygınızı yükseltir. Geç kalmak da aynı şekilde...

7. Tüm materyalinizi (kalem, silgi, kalemtıraş, vs) aldığınıza emin olun. Hatta bunun için bir liste hazırlayıp, her birini çantanıza yerleştirdikçe yanına bir işaret koyabilirsiniz.

8. Ders materyalini evde bırakın. Son dakika göz gezdirmeye çalışmak sadece kaygınızı artırır.

Sınav sırasında bunlara dikkat edin!
1. Sıraya oturduğunuzda rahat olduğunuza emin olun. Tuvalete gitme ihtiyacınız varsa giderin. Eğer çok terliyor ya da üşüyorsanız kıyafetlerinizde ona göre bir ayarlama yapın. Daha önce çalıştığınız nefes egzersizlerini birkaç kez uygulayın. Gerçekten rahat olduğunuza inandığınızda sınav kâğıdına bakın.

2. Birçok kişi için en gergin an bu andır. Şimdiye kadar nasıl ve ne kadar hazırlandığınız, şu an önemli değil. Sizin için şu an en önemli olan, elinizden gelenin en iyisini yapmaktır.

3. Aklınıza olumsuz ve kaygınızı artırıcı düşünceler geliyorsa, içinizden "Dur," deyin. Bu yolla düşüncelerinizin önüne geçtikten sonra o an için uygun stratejiyi belirleyin (gevşeme, nefes alma egzersizi, vs).

4. Olumsuz düşünceleri sorgulayın ve daha işe yarar, daha gerçekçi alternatifler bulmaya çalışın. Örneğin: "Bu sınavdan yüksek not alamazsam mahvolurum," yanlış düşüncedir. Onun yerine "Sınava çalıştım ve yüksek not almak için elimden geleni yapacağım. Ancak alamazsam da bir telafisi mutlaka olacaktır. Bu dünyanın sonu değil," diye düşünmek doğru olur.

5. Soruların sırasına göre gitmek zorunda değilsiniz. En iyi hazırlandığınızı düşündüğünüz konuyla ilgili sorudan başlayın. Acele etmeyin. Sorudaki yönergeyi dikkatle okuyun. Olumsuz ifadelere özellikle dikkat edin.

6. Etrafınızdakileri görmezden gelmeye çalışın. Düşünmek için kafanızı kaldırdığınızda, insanlara değil pencereden dışarıya tavana ya da yere bakmaya çalışın.

7. Zamanı ayarlayın. Gözünüz saatinizde olsun. Bir soruyla uğraşmayı bırakmak ve diğer soruya geçmek için uygun zamanı böylece anlayabilirsiniz.

8. Kaygınız giderek kötüleşirse, kalemi kâğıdı bırakın. Gözlerinizi bir süreliğine kapatın ve nefes egzersizlerini deneyin.

9. Kaygınızdan tamamen kurtulmaya çalışmayın, çünkü bir miktar kaygı gerekli ve doğaldır. Kaygı duyabileceğinizi kabul edip onu kontrol altında tutmaya çalışın.


Aileler, çocuklarınıza güvenin ve kaygılanmayın!
Ailelerin çoğu sınava girecek olanlardan daha kaygılı. Bu kaygıyı onlara yansıtmadıklarını düşünseler de yansıtıyorlar. Çocukları onların başarı beklediklerini, hayal kırıklığı yaşayacaklarını biliyor. Oysa bu girilecek sınavdan daha büyük bir sorumluluk ve yüktür. Ailenizi hayal kırıklığına uğratma, onların gözünde değersizleşme korkusu, tüm sınavların yaratacağı kaygıdan büyük bir kaygı yaratır. Bu nedenle sevgili aileler kaygılanmayın. Çocuklarınıza, çalışmalarına ve kendi katkınıza güvenin. Onların sınav stresini artırmayın. Çocuklarınızın sizler için her sınavdan, her başarıdan, her kazançtan önemli olduğunu hatırlayın ve bunu onunla paylaşın. Herkese başarılar dilerim. (Daha fazla bilgiyi yeni kitabımda bulabilirsiniz: Sınav Stresi ve Başa Çıkma Yolları / Z. Bengi Semerci (Uzm. Psk. Aslı Özer’in katkılarıyla) Merkez Kitaplar.

23 Mayıs 2009 Cumartesi

sınav stresi nedir nasıl yenilir?sınav stresinden kurtulmanın yolları nelerdir?

sınav stresinden kurtulmanın yolları


* Sınavdan bir gün önce, şimdiye kadar yemediğiniz bir besini ilk defa o gün tüketmeyi denemeyin. Hazımsızlık, gaz veya bağırsak düzeninde bozulmaya sebep olabilir.

* Mümkünse dışarıda yemek yemeyin; evde daha önce denediğiniz, yediğiniz ve en sevdiğiniz ama az yağ ile pişirilmiş yemekleri tercih edin.

* Rahat bir uyku için; uyku saatinizden 1-2 saat önce çay ya da kahve içmeyip, kafein içeren içecekler yerine bitki çaylarını tercih edin.

* Stres ve gerilimin arttığı dönemde bazı kişiler çikolata veya tatlı yiyerek kendini rahatlatır. Bu konuda dikkat edin; aşırı miktarda şeker ve yağ tüketimi bağırsak hareketlerinizi bozabilir.

* Sınavdan bir gün önce tatlı ihtiyacınızı sütlü ve meyveli tatlılar ya da kuru meyvelerle bastırmaya çalışın. Çikolata miktarını her zaman yediğinizden daha fazla artırmayın.

* Sınavdan önceki tüm gün sindirim rahatsızlıkları ve zehirlenmelere yol açabileceği için dışarıda ve açıkta satılan yiyecekler tercih edilmemeli, sınavdan bir gün önce kuru baklagiller gibi gaz yapıcı besinler tüketilirken dikkatli olunmalı.

Sınavdan önceki gece uyuyamama korkusu daha çok uykusuz bırakır

Öğrencilerin sınavdan önceki gece 'mutlaka 8 saat uyumam gerekiyor' diye kendilerini zorlamaması gerektiğini söyleyen Psikolog Yeşilyurt: Bu zorlama uykunuzu daha fazla kaçırabilir. Ayrıca o gece az uyusanız da sınavda başarılı olabilirsiniz..

Sınavlarla ilgili okurlardan gelen soruları International Hospital Psikoloğu Ferahim Yeşilyurt yanıtladı:

*Sınavdan önceki akşam ya uyuyamazsam diye çok korkuyorum; sınavda uyuyakalır mıyım? Birçok öğrenci bu kaygıyı yaşar. Normalde ortalama 8 saatlik bir uyku ihtiyacımız vardır. Ancak her gece bu uykuyu almak gibi bir zorunluluğumuz yoktur. Bir gecelik uykusuzluklar, sizin performansınızı çok fazla etkilemez. Sizi etkileyebilecek olan kronik uykusuzluklardır. Örneğin; 1 hafta-15 gün sürekli olarak uyku sorunu yaşamanızdır. Bunun dışındaki uyku sorunları çok önemli değildir. O gece kısa uyusanız da sınavda başarılı olabilirsiniz. Bu nedenle 'mutlaka 8 saat uyumam gerekiyor' diye kendinizi zorlamayın. Bu zorlama uykunuzu daha fazla kaçırabilir.

*Sınava girmeyi beklerken başkalarıyla sohbet etmeli miyim? Sınava gireceğiniz okulun bahçesinde tanıdık birilerine rastlamak ve onlarla konuşmak sizi rahatlatır. Ancak hiç tanımadığınız kişilerle konuşmak bazı riskler oluşturabilir. Kafanızı biraz dağıtmaya çalışın. Olaylara biraz daha dışarıdan bakmaya çalışın. Örneğin; çevrenizde olan bitenleri sanki bir televizyondan izliyormuş gibi yapabilirsiniz. Sınav sabahı, sınava gireceğiniz okulun bahçesindeki insanların yüz ifadelerine dikkat etmeye çalışın. Biraz dikkatli baktığınızda size komik de gelebilir.

KAYGI ADAPTASYON SAĞLAR
*Sınava çok erken mi gidelim? İdeal olan; sınav başlama saatinden 30-45 dakika önce orada olmaktır. Ancak büyük şehirlerde bunu ayarlamak zordur. Geç kalma endişesiyle aşırı temkinli davranıp çok erken saatte sınavın yapılacağı okula ulaşmışsanız; okulun bahçesinde fazla uzaklaşmadan yürümek ve hareketsiz kalmamak idealdir.

* Sınava başlarken heyecanlanırsam yenmek için neler yapmalıyım? Bu normal bir durum. Öğrencilerin büyük bir kısmı bu duyguyu yaşar. Sınava başlamak için belirli bir kaygı düzeyine ihtiyacınız var. Bu kaygı sizin ortama daha kolay adapte olmanızı sağlar. Rahatsızlığınızı gidermek için ellerinizle yüzünüzü ovuşturabilir, nefesinizle ellerinizi ısıtmaya çalışabilirsiniz.

*Sınav gözetmeninin topuklu ayakkabı ile salonda dolaşırken çıkardığı ses beni çok rahatsız ederse ne yapmalıyım? Bu durum sizin konsantrasyonunuzu bozuyor olabilir. Kendi içinizde sıkıntı yaşamaktansa elinizi kaldırıp sınav gözetmenine durumu ifade etmenizde fayda var. Bazı öğrenciler sınav gözetmeninin tepkisinden çekinir ve kendilerine terslik çıkarabileceğini düşünür. Oysa uygun bir üslupla rahatsızlığınızı dile getirdiğinizde size yardımcı olacaklardır.

SU İÇMEYİ ABARTMAYIN
* Sınavlarda sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissedersem, ne yapmalıyım? Yetişkin bir kişinin idrar kesesi 500-600 mililitre idrar alır. Ancak kapasite 150 mililitreye (1 bardak) gelince idrar boşaltma ihtiyacı duyarız. Sınava girerken aşırı su içmeyin. Sınavda susuzluk hissederseniz yanınızda bulunduracağınız küçük bir su şişesindeki su ile ağzınızı ıslatmanız yeterlidir. Ayrıca sınava girmeden önce tuvalete gitmenizde fayda var.

* Deneme sınavlarında bile kalbim heyecandan dışarı fırlayacakmış gibi oluyor. Ya gerçek sınavda da öyle olursa? Kalp atışlarınız beyniniz tarafından yönlendirilir. Yaşadığımız duygu yoğunluğuna bağlı olarak çalışmasında değişimler görülür. Bazen hızlanır, bazen yavaşlar. Ancak bu değişimler size fizyolojik olarak bir zarar vermez. Kalp çarpıntınızın üzerinde durmamaya çalışın. Bir süre sonra normale dönecektir. Eğer sınavda nefesiniz kesilir gibi olursa; nefes almaya çalışmak yerine nefesinizi dışarı vermeye çalışın. Kendinizi daha fazla nefes almaya zorlamayın. Öncelikle nefesinizi dışarı doğru üfleyin. Sonrasında zaten normal nefes almaya başlarsınız.

*Sınavın başında zihnimden tüm bilgiler uçup gidecek veya her şey birbirine karışacak diye düşünüyorum; bu kaygıyı nasıl yenebilirim? Öncelikle bu durumun olağanlığını kabul etmek gerek. Çünkü soru kitapçığını açıp sorularla yüz yüze gelmeden önce dikkatiniz tamamen kendinize ve kendi bedeninize yöneliktir. Kendinizle uğraşmayı bırakıp sorularla uğraşmaya geçerken, bu geçiş sürecinde kısa süreli bu tür bir zihinsel bulanıklığı yaşamak son derece olağandır.

Sınavlarda başarıyı artırma yöntemleri
Çok çalışmadan sınav kazanmak mümkün mü? Hala çalışmalı mı yoksa artık kitapları kapatıp tamamen dinlenmeli mi? Aileler stresli çocukları için neler yapmalı? Sınav stresinin, başarıyı engellememesi için önlem alınmalı mı? Sınava doğru nasıl beslenmeli? OKS ve ÖSS'ye sayılı günler kala öğrenciler ve velilerin merak ettiği tüm soruların yanıtları bu dosyada...

ÖSS için 16 öneri
Psikiyatrist Sabri Yurdakul, sınavın çok çalışılarak kazanılamayacağını iddia etti ve sınav stresiyle başa çıkmanın ve başarıyı artırmanın başlıca yollarını anlattı...

KAZANMANIN FORMÜLÜ ÇOK ÇALIŞMAK DEĞİL!


Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul 'Çok Çalışarak Sınav Kazanılmaz' adlı bir kitap yazdı. Kitabında, OKS ve ÖSS sınavına hazırlanan öğrencilere, başarılı olmaya yönelik ipuçları veren Dr. Yurdakul, bu konudaki sorularımızı yanıtladı:

* Sınavı kazanamama düşüncesi ile nasıl baş edilebilir?
Sınava hazırlanan gençlerin büyük çoğunluğu, zaman zaman imtihanı kazanamayacaklarını düşünüp moral bozukluğu yaşamakta ve bu moral bozukluğu nedeniyle ders çalışma verimleri düşmekte... Moral bozukluğu özellikle yorgun ya da uykusuz olunduğunda veya aşırı ders çalışıldığında ortaya çıkar. Sınavı kazanamama düşüncesi aklınıza geldiği zaman, sınavı kazandığınızı ve okuduğunuz dalda başarılı olduğunuzu hayal edin. Bu hayali, tüm benliğinizle yaşamaya çalışmalısınız.

SAAT 22.30'DA YATIN!
* Sınavdan önceki akşam ve sınav sabahı neler yapmalıyız?
Sınavdan önceki akşam, çok hafif bir yemek yemek ve
her zamanki saatte yatmak gerekir. Sabah erken kalkacağım diye erken yatan gençler, heyecandan uyuyamayacak ve sabaha kadar yatakta dönüp duracakları için sabahleyin uykusuz bir şekilde uyanacaklardır. Gece geç yatan gencin ise, sabah uykusuz kalkacağı için sınavda uykusu gelir. En ideal yatma saati 22.00-22.30'dur. Evden çıkmadan önce şekerli yiyeceklerden oluşan bir kahvaltı yapılması; sınav sırasında beynin daha kolay çalışması için şarttır. Sınav saatinden en az n5 dakika önce sınav yerinde bulunacak şekilde evden çıkmak gerekir. Sınava giderken ders çalışmak; aklınızı karıştırarak, kaygı yaşamanıza neden olur. Sınava sakin ve rahat gitmek; yapılacak en doğru davranıştır.

SON İKİ GÜN GEZİN
* Sınavdan kaç gün önce, ders çalışmak bırakılmalıdır?
Sınavdan iki gün önce ders çalışmayı bırakmak lazım. Birçok genç son güne kadar ders çalışmayı sürdürse de, bu çalışma verimli olmamakta ve günün telaşı ile her şey çorba olmaktadır. Sınavdan iki gün önce derslerin bırakılması; karıştırma telaşını ortadan kaldırır ve gençlerin akıllarında kalan bilgileri daha iyi kullanabilmelerine olanak sağlar. Sınavdan iki gün önce çalışmayı bırakan gençlerin açık havada bolca yürüyüş yapmaları, arkadaşlarıyla beraber vakit geçirmeleri, sinema ve tiyatroya giderek sınav heyecanını atmaları; onlara yardımcı olacaktır.

* Sınav sırasında, zamanı iyi kullanamama kaygısından nasıl kurtulunur?
Sınavda zamanı iyi kullanamamaktan kaygılanmamak için yapılması gereken en akıllıca iş; gencin sene içinde zamana karşı kendi kendine birtakım sınavlar yapması ve belli sürede, belli sayıda soruyu cevaplandırmaya çalışmasıdır. Örneğin; geçmiş senelerin sorularını bulup, o sınavlar esnasında öngörülen süre içerisinde cevaplandırmaya çalışmak; zamanı iyi kullanıp kullanmadığınızı anlamanıza yardımcı olabilecek bir davranıştır. Genel olarak soru şekilleri birbirine çok benzediği için geçmiş senelerde sorulan soruları çözmek; hem size sınav şeklini gösterecek, hem de hangi konuları iyi öğrendiğinizi ve hangilerini iyi öğrenemediğinizi anlamanızı sağlamak açısından son derece yararlı olacaktır.

ŞIKLARI KONTROL EDİN!
* Sınavda cevapları kaydırmamak için ne yapılabilir?
Sınavda gençlerin en çok uğradıkları şanssızlıklardan biri; cevapları kaydırmaktır. Cevapları kaydırmanın nedeni; cevaplamadığınız soruların yerlerini boş bırakmak ama daha sonraki cevaplama işleminde bunu fark etmeyip, bir önceki sorunun cevap şıkkını işaretlemektir. Sınavda cevap kaydırmayı engellemenin en iyi yolu; her 10 cevapta bir bunu kontrol etmektir. Daha sık aralıklarla kontrol etmek zaman kaybına yol açabileceği gibi, daha çok soru çözüp ondan sonra kontrol etmek de hata yaptığınız yeri bulmayı güçleştirir. Her şıkkı işaretlerken halen cevapladığınız sorunun numarasının doğru olup olmadığını kontrol etmek, hata riskini azaltacaktır.

YARIM SAATTE BİR DİNLENİN
* Sınavda iyi bir sonuç almak için nasıl bir taktik uygulanmalı?
Bilinçli olarak soruları okumak, telaşlanmadan bildiğiniz soruları yapmak, bilmediğiniz sorulara ise daha sonra geri dönüp uğraşmak gerekli. Bu şekilde davrandığınızda bilmediğiniz sorulara uzun zaman ayırarak, kolay yapabileceğiniz soruları kaçırmamış olursunuz. Sınav süresinin uzun olduğunu göz önüne alırsanız, her yarım saatte bir dakika gözlerinizi ve beyninizi dinlendirmeye çalışın. Bu amaçla bir dakika boyunca gözünüzü kapayarak beyninizi boşaltmaya çalışın. Bu hareket sizi rahatlatır ve daha sonraki sorulara daha enerjik başlamanızı sağlar. Sınav süresini iyi kullanın. Tüm soruları erkenden bitirseniz de, geri kalan zamanınızda yaptıklarınızı kontrol edin. Cevapları bitirir bitirmez sınav salonunu terk etmek yanlıştır. Yapılması gereken bir diğer davranış; yapabiliyorsanız cevap şıklarını ikiye indirmek, bu cevapları kitapçık üzerinde işaretlemek ve geri dönüp hangisinin doğru olduğuna bir daha bakmaktır. Ayrıca, hiçbir soruya çok fazla zaman ayırmayın.

NASIL GİDECEĞİNİZİ BİLİN
* Sınav yerini birkaç gün önceden gidip, görmek gerekli mi?
Sınav yerini birkaç gün önceden gidip görmenin faydası; son gün telaşa girmeden sınava gidebilmektir. Birkaç gün önceden sınav yerine ne ile gideceğinizi, eğer aileniz ile gidecekseniz hangi yolu takip edeceğinizi ve gideceğiniz semti çok iyi öğrenmeniz gerekli. Araba yerine dolmuş ya da otobüs ile gidecekseniz; o zaman hangi dolmuş ya da otobüse bineceğinizi ve hangi durakta ineceğinizi iyice bilmeniz lazım. Bunları yaptığınızda sınav günü; nasıl gideceğim yetişebilecek miyim ya da sınav yerini bulabilecek miyim diye sıkıntı duymaktan kurtulma fırsatını elde edersiniz.

GÜRÜLTÜ OLABİLİR!
* Sınavda etraftakiler gürültü yaparsa ve dikkat dağılırsa, neler yapmak gerekir?
Eğer böyle bir durum ile karşılaşırsanız, yapmanız gereken ilk iş sınav görevlisi ile konuşup bu durumu ona bildirmek ve kendisinden önlem almasını istemektir. Bunu yaparken, sinirlerinizi bozmamaya ve konsantrasyonunuzu kaybetmemeye çalışın. Sınav görevlisine ilettiğiniz halde önlem alınmıyor ve aynı gürültü devam ediyorsa, o zaman kendinizi bu gürültüden soyutlamak için gayret göstermeli ve mümkün olduğu kadar dikkatinizi o gürültüye vermemeye çalışmalısınız.

ZOR SORULARA TAKILMAYIN
* Sınavda her soru için ne kadar süre ayrılmalı?
Her soru aynı zorlukta değildir. Bazı sorular herkesin, bazıları iyi çalışanların, bazıları ise çok iyi çalışanların cevaplayabileceği zorluktadır. Bu nedenle gençlerin, kolay cevaplayabildikleri sorulara daha az, zor sorulara daha çok zaman ayırmaları gerekir. Kolay sorulara uzun zaman ayırmak yanlış olduğu gibi; bir gencin hiç anlamadığı bir soruya da zaman ayırması yanlıştır.

Esra TÜZÜN