2. Sınıf Türkçe Çalışma Kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2. Sınıf Türkçe Çalışma Kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2013 Perşembe

Bizim Mahalleye Yeni Gelen Çocuk Şiiri, 2. Sınıf Türkçe Çalışma Kitabı, Dinleme Metni

Bizim Mahalleye Yeni Gelen Çocuk


Bizim mahalleye yeni bir çocuk geldi,
Ne saklambaç oynuyor ne körebe.
İşi gücü televizyon,
İşi gücü atari!..



Birdirbire yanaşmıyor,
Neymiş diyor yağ satarım, bal satarım?
Top bile oynamak istemiyor.
İşi gücü televizyon,
İşi gücü atari!..


Uçurtma uçurmuyor,
Kızak kaymıyor kış günleri.
Anlamadım gitti.
İşi gücü televizyon,
İşi gücü atari!..


Ahmet Efe
Benim de Uçaklarım Var

19 Mart 2013 Salı

Keloğlan'ı Tanımayan Amca Şiiri, 2. Sınıf Türkçe Çalışma Kitabı, Dinleme Metni, 5N1K Etkinliği

Keloğlan'ı Tanımayan Amca

Bu masalda Keloğlan yok mu?
Canım hani şu Keloğlan, keleş oğlan
Sihirli bir değneği vardı ya
Bir de sihirli urgan…

Urganıyla bağlıyordu.
Değneğiyle vuruyordu.
Haksızların karşısında
Başı dimdik duruyordu.

Aşık olmuştu da padişahın kızına
Sorulan her soruyu bilmişti.
Canım sen Keloğlan’ı nasıl tanımazsın?
Hani Kafdağı’ndan gelmişti…

Boşa yorulma öyleyse amcacığım
Ne tuzu vardır ne tadı
Bir masalda geçmiyorsa eğer
Keloğlan’ın adı…


Ahmet Efe
Benim de Uçaklarım Var

2 Mart 2013 Cumartesi

Kafdağı, 2. Sınıf Türkçe



Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir kralın kızı gelinlik çağına gelmiş. Kral, Kafdağı’nın ardındaki hazineyi kim getirirse kızını ona vereceğini bütün ülkeye duyurmuş. Bir delikanlı, prensesle evlenmeyi çok istiyormuş. Bunun için Kafdağı’nın ardındaki hazineyi bulmaya karar vermiş. Düşüncelerini ailesine anlatmış.


“Çok uzak bir ülke.” demiş annesi. “Onu bulmak ne mümkün?” demiş babası. “Yedi başo bir ejderha hazineyi korurmuş.” demiş teyzesi. Delikanlı ne olursa olsun hazineyi bulmaya karar vermiş. Az gitmiş, uz gitmiş. Dere tepe düz gitmiş. Yolun üzerindeki ağaçlardan birinde bir yılan görmüş. Yılan, bir kuş yuvasına doğru yaklaşıyormuş. Delikanlı yayını gerip bir ok fırlatmış ve yılanı öldürmüş. Böylece yavruları kurtarmış. Tam bu sırada anne kuş da uçarak yavrularının yanına gelmiş.


Delikanlı, anne kuşu görünce çok şaşırmış. Çünkü bu kuş oldukça büyükmüş. Tüyleri altın ve gümüştenmiş. Kanatları zümrüt, elmas, yakut gibi mücevherlerle kaplıymış. Anne kuş, yavrularını kurtaran delikanlıya teşekkür etmiş. “Benim adım Zümrüdüanka. Yavrularımı kurtardığın için teşekkür ederim. Ben de sana bir iyilik yapmak isterim.” demiş.


Delikanlı, kuşun konuştuğunu duyunca az daha dilini yutacakmış. Şaşkınlığı geçince,“Kafdağı’nın ardındaki hazineyi arıyorum. Bulursam prensesle evleneceğim.” demiş. Zümrüdüanka “Ben seni Kafdağı’nın arkasına götürürüm.” diye gülümsemiş. Delikanlı sevinçle kuşun sırtına zıplamış.


Üç güç üç gece yol gitmişler ve Kafdağı’na varmışlar. Zümrüdüanka, delikanlıyı Kafdağı’nın tepesine bırakarak yavrularının yanına dönmüş. Delikanlı hazineyi kolayca bulmuş. Hazinedeki mücevherlere hayretle bakıyormuş ki birden karşısına yedi başlı ejderha çıkmış. “Ben bu ejderha ile başa çıkamam.” diye düşünmüş. Birden aklına parlak bir fikir gelmiş:


- Heey, beni duyuyor musun? Sana masal anlatacağım, demiş. Ejderhanın bu duruma kanacağını ümit ediyormuş.


Gerçekten düşündüğü gibi olmuş. Delikanlı başlamış masal anlatmaya. Masalın birini bitirince diğerine başlamış. Masalı dinlerken ejderhanın gözleri yavaş yavaş kapanmış. En sonunda uyuyakalmış. Delikanlı onun uyuduğunu görür görmez hazineyi almış ve kaçmış. Dağlar, tepeler aşarak ülkesine geri dönmüş. Padişah hazineyi görünce şaşkınlıktan az daha dilini yutacakmış. Delikanlının cesaretine hayran kalmış. Kızını onunla evlendirmiş.


Nefise Atçakarlar
Masal Ülkesi

1 Mart 2013 Cuma

Atatürk'le Şiiri, 2. Sınıf Türkçe

ATATÜRK’LE


Ne zaman sıkılsam, çaresiz kalsam
Atatürk’ü düşünürüm.


Tutar ellerimden Mustafa Kemal,
Kalkar, ardı sıra yürürüm.

Baktıkça resmine ısınır içim,

Atatürk’süz üşürüm.


Nerde bir bağımsızlık gülü açsa,
Orda Atatürk’ü görürüm.


Atatürk’le başlar saygınlığım,
Atatürk’le büyürüm.


Atatürk’le varırım sonsuzluğa
Atatürk’le özgürüm.


Atatürk’le çoğalır insanlığım,
Atatürk’süz ölürüm.


Özbek İNCEBAYRAKTAR
Şiirlerle Atatürk ve Millî Bayramlarımız

Niçin Sağlık, 2. Sınıf Türkçe dinleme metni

Sağlık, insanın iyi durumda olması demektir. Bedensel ve ruhsal bir hastalığı olmayan,karşılaştığı sorunları çözebilen kişi, sağlıklı olarak nitelendirilir. Sağlıklı olmak, mutluluk için ilk koşuldur. O nedenle insanlar, eskiden beri sağlıklı yaşamanın çarelerini bulmaya çalışmışlardır. Buldukları çareler gittikçe artarak bugüne ulaşmıştır. Öldürücü birçok hastalık, tedavi edilmeye başlanmıştır. Toplumsal gelişim için toplumu oluşturan bireylerin sağlıklı olması gerekmektedir. Toplumlar bu amaçla sağlık işlerine önem vermektedir. Tıp,dişçilik fakülteleri, sağlık okulları, hastaneler kurulmuş ve kurulmaktadır.

Ülkemizde pek çok konuda olduğu gibi sağlık işleri de cumhuriyetle tam bir düzene konuldu. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetleriyle ilgilenmesi için Sağlık Bakanlığı kuruldu. Sağlık Bakanlığı, hastane koşullarını iyileştirmek için çalışmalarını sürdürmektedir. Hemşire, laborant gibi sağlık elemanları yetiştirmektedir. Hastane, dispanser ve sağlık ocağı açmaktadır. İlaç yapımını ve satışını denetlemektedir. Halka sağlık eğitimi vermektedir.



Sağlık Bakanlığının görevlerini illerde sağlık müdürlükleri, ilçelerde de hükümet tabiplikleri yerine getirmektedir. Sağlıkla ilgili Verem Savaş Derneği, Türk Kızılayı ve Yeşilay gibi kuruluşlar da Sağlık Bakanlığını destekleyen çalışmalar yapmaktadır.


Rasim Bakırcıoğlu
Belirli Gün ve Haftalar

Yağmur Nasıl Yağıyor, 2. Sınıf Türkçe

                       Yağmur Nasıl Yağıyor?

O gün yağmur çok yağdı. Ecem pencerenin kenarına oturdu. Yağmurun damla damla yağışını izledi. O sırada annesi geldi. Ecem, annesine sordu:


- Yağmur nasıl yağıyor?


Annesi yanıtladı:


- Güneş yeryüzünde biriken suları ısıtır. Denizler, göller, akarsular başlıca su birikintileridir. Isınan sular buharlaşır. Gökyüzüne yükselir. Su buharı, gökyüzündeki bulutları oluşturur. Bulutlar gittikçe yoğunlaşır. Su buharı yağmur, kar ve dolu olarak yeryüzüne düşer.


Ecem ellerini çırptı:


- Su damlacığının yolculuğu ne güzelmiş. Ben de böyle bir yolculuk yapmak isterdim, dedi.


Annesi anlatmaya devam etti:


- Bazı akarsuların üstüne barajlar kurulur. Suyun enerjisinden elektrik üretilir.


Ecem odasında yanan lambaya baktı. Annesine,


- Anneciğim, demek elektrik bu kadar güç elde ediliyor. Elektriği boş yere tüketmemeliyiz, dedi.


Annesi güldü:


- Evet, elektriği boş yere tüketmek doğru değildir.


Ecem, gökyüzünden yağan damlacıklara sevgiyle baktı.


Özlem Başsoy
Yağmur Nasıl Yağıyor?

Kardeşim Ne Zaman Büyüyecek, 2. Sınıf Türkçe

                  KARDEŞİM NE ZAMAN BÜYÜYECEK?

Çok mu kızdın kardeşine? Belki de bugün seni çok yordu. Her zaman bu kadar ekilmez değil ama… itiraf et. Bir gün sana olan sevgisini kağıda çizmişti de hepimizi güldürmüştü, hatırlasana! Kocaman bir kalp çizmişti. Kalbin içine de bir çöp adam. “Bu kim?” diye sorduğumuzda “Ağabeyimin gölgesi.” diye bir cevap gelmişti. “Peki, kendisi nerede?” diye sormuştuk da günlerce gülümsemiştik hani verdiği cevaba. Eliyle göğsünü göstermişti. “İşte burada, resimdeki kalp de benim kalbimin gölgesi.” demişti.

Çocuklar ayna gibidir. En sevdikleri kişinin karşısına geçerler ve gördüklerinin aynısını yaparlar. Onu taklit ederler. Her şeyi böyle öğrenirler. Kardeşin de seni taklit ediyor. Bunun farkında mısın?

Bir kardeşin olduğu için çok şanslısın. Bunun güzelliklerini yetişkin bir insan olunca anlayacaksın. Bence kardeşliğin tadını çıkarmalısın. Onunla iyi bir ekip olabilirsin. Yapman gereken işlerde ondan yardım isteyebilirsin. Böylece kardeşin, sorumluluk almayı ve yardımlaşmayı öğrenir. Sen de bir yardımcı kazanmış olursun.

Ona yapabileceği görevler vermekten çekinme. Mesela... Neden odanı hep yalnız başına topluyorsun? Onunla odayı toplama yarışması yap. Bazen de onun toplamasını iste ve gelip puan vereceğini söyle. Onu yüreklendir. Böylece onun hayatta başarılı olmasına yardımcı olursun.

Ne olursa olsun kardeşini incitme. Her zaman onun yanında ol. Onu sevginle kuşat. Kardeşinle arana hiçbir şeyin girmesine izin verme. Onunla hep kardeş kal.

Haydi, kardeşliği yeniden keşfet ve hayatı renklendir.


Esra SERDAROĞLU
Diyanet Çocuk Dergisi

Beyaz Ayakkabılar, 2. Sınıf Türkçe

                              Beyaz Ayakkabılar


Kemal Bey bir ayakkabıcıymış. Her sabah erkenden dükkânını açar, akşama kadar yıpranmış ayakkabıları tamir edermiş. İşini de severek yaparmış. Bir akşamüstü Kemal Bey, ayakkabı tamir ediyormuş. Bu ayakkabılar Küçük Emin’inmiş.


Küçük Emin, dükkânın bir köşesinde Kemal Bey’i izliyormuş. Dükkânın içi deri, yapıştırıcı ve ayakkabı boyasıyla doluymuş. Emin’in tam karşısında raflı bir ayakkabılık varmış. Bu raflarda çeşit çeşit ayakkabılar diziliymiş. Kemal Bey, onların hepsini de tamir etmiş.


Küçük Emin, raflardaki ayakkabılara dikkatle bakıp sahiplerini hayal etmiş. Bir çift kaba ve sağlam dağcılık ayakkabısı en alt rafta duruyormuş. Hemen yanında topuklu ve ince burunlu bir ayakkabı varmış. İkinci rafta da iki çift keten ayakkabı bulunuyormuş. En üst rafın sağ köşesinde diğerlerinden ayrı tutulan bir çift eski beyaz ayakkabı Emin’in dikkatini çekmiş. Ayakkabıların üstü tozluymuş. Emin bunların uzun süredir orada durduğunu anlamış.


Küçük Emin, bir süre beyaz ayakkabılara bakmış, sonra eliyle işaret ederek,


- Kemal Amca, şu ayakkabılar kimin, diye sormuş.


Kemal Bey, ayakkabılara bakmış. Gülerek,


- Uzun zaman önce bu ayakkabıları iyi yürekli bir hanım giyiyordu. O, hastanede bakıcıydı. Akşama kadar çocuklara bakıyordu. İlaçlarını veriyor, bir an önce iyileşmeleri için elinden ne geliyorsa yapıyordu.


Sonunda ayakkabıları bu çalışmaya dayanamayıp yıprandı. Ben de onları tamir edip eskisi gibi yaptım. Ayakları artık daha çok rahat ediyordu.


Emin,


- Peki ya şimdi? Bu ayakkabılar niçin hâlâ burada, diye merakla sormuş.

Kemal Bey,


- Bu ayakkabılar artık eskidi. O hanım kendisi için yeni bir ayakkabı satın aldı. Fakat ben bu ayakkabıları eski ve güzel günlerin hatırası için sakladım.


Emin merakla,


- Niçin, diye sormuş. Kemal Bey gülerek cevap vermiş:


- Eminciğim, sözünü ettiğim o hanım benim eşim. Bu ayakkabılara her baktığımda onun çalışkanlığını, fedakârlıklarını hatırlıyorum.


- Ne kadar ilginç! Ben de büyüdüğümde tıpkı hanımınız gibi çocuklara bakmak istiyorum.


Kemal Bey, Küçük Emin’in ayakkabısının son çivisini de çaktıktan sonra,


- Ne kadar güzel bir iş! O zaman senin de ayakkabılarını eşiminkilerin yanına koyacağım, demiş. Sonra her ikisi de gülmeye başlamış.



Müjgan Şeyhi
Masal Treni Çuf Çuf