ANLAYABİLMEK, HAYVAN SEVGİSİ
"Satılık Köpek Yavruları" ilanının hemen altında
küçük bir çocuğun başı gözüktü ve
çocuk dükkan sahibine sordu :
-"Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?"
Dükkan sahibi :
-"30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları" dedi
-"Benim 2 dolar 37 sentim var" dedi çocuk
-"Bir bakabilir miyim yavrulara"
Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve
köpek kulübesinden beş tane yumak halinde yavru çıktı.
Yavrulardan biri arkadan geliyordu. Küçük çocuk
yürümekte zorluk çeken
sakat yavruyu işaret edip sordu:
-"Bunun nesi var?"
Dükkan sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve
hep sakat kalacağını açıkladı.
Küçük çocuk heyecanlanmıştı.
-"Ben bu yavruyu satın almak istiyorum.”
Dükkan sahibi:
-"Hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor.
Eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava veririm"
Küçük çocuk birden sinirlendi.
Dükkan sahibinin gözlerinin içine dik dik bakarak:
-"Onu bana vermenizi istemiyorum.
O da diğer yavrular kadar değerli ve
ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim.
Aslında şimdi size 2 dolar 37 cent vereceğim ve
geri kalanını ayda 50 cent ödeyerek tamamlayacağım."
Dükkan sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı:
-"Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum.
Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup,
zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak."
Bunun üzerine küçük çocuk eğildi,
pantolonunu sıvadı ve
büyük bir metal parçasıyla desteklediği
sakat bacağını dükkan sahibine gösterip,
tatlı bir sesle:
-“Ben de çok iyi koşamıyorum
ve bu yavrunun
kendisini çok iyi anlayacak
bir sahibe gereksinimi var" dedi.
GÜZEL HİKAYELER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GÜZEL HİKAYELER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Ekim 2009 Çarşamba
18 Nisan 2009 Cumartesi
BİR DERS 'KEŞKE MÜMKÜN OLSAYDI''

KEŞKE MÜMKÜN OLSAYDI
(SEÇME HİKAYELER, ÖYKÜLERDEN SEÇMELER, GÜZEL HİKAYELER)
Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı: Ona işaretparmağımı
kaldırıp yasaklar koymaklar yerine, parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim.
Hatalarını daha az düzeltir, onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım.
Onu sadece gözlerimle izler, saat kısıtlamaları koymazdım.
Daha bilgili olmaya çalışır, daha çok şefkat gösterirdim.
Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar, uçurtmalar uçururdum.
Ona karşı ciddi bir tavır içinde olmak yerine, onunla oyun oynardım.
Onunla kırlarda koşar, yıldızları seyrederdim.
Onunla daha az çekişir, ona daha çok sarılırdım.
Önce benlik saygısı kazanmasını sağlar, sonra bir ev almaya çalışırdım.
Ona her zaman katı davranmaz, onu daha çok onaylar ve yüreklendirirdim.
Güç konusunda daha az ders verir, sevgi konusunda daha çok şey öğretirdim
HAYAT HİKAYELERİ 'NEFİS AZGIN ASLAN GİBİDİR' SEÇME HİKAYELER
NEFİS AZGIN ASLAN GİBİDİR
(SEÇME HİKAYELER, ÖYKÜLERDEN SEÇMELER, GÜZEL HİKAYELER)
Uçsuz bucaksız bir ormanda azılı bir aslan yaşamaktadır. Ormandaki tüm hayvanlar, korku içindedirler. Böyle yaşamaktansa
Bir çare ararlar. Düşünür, taşınır, aralarında bir heyet seçerek aslana gönderirler:
-Ey ormanlar şahı aslan. Her gün içimizden birini yakalayıp, yiyorsun. Buna bir diyeceğimiz yok, fakat bu zahmet niye? Sen tahtında otur, biz, sana her gün içimizden birini yollarız, sen de rahatça yersin.
Böylece, biz de sen de huzur içinde ömrümüzü geçiririz, derler.
Bu teklif aslanın hoşuna gider. Kabul eder. Artık her sabah bir hayvan aslana teslim olmaktadır.
Günlerden bir gün, sıra tavşana gelir. Hayvanlar:
-Eh ne yapalım, kısmet böyle. Çoğumuzun rahatı için birimizin ölmesi gerek. Haydi vakit geçirmeden yola düş aslanı kızdırmayalım derlerse de tavşan işi ağıra alır, pek aldırmaz. Hayvanlar telaş içindedirler. Nihayet yalvara yakara tavşanı yola düşürürler.
Tavşan, kayıtsız, seke oynaya aslanın huzuruna gelir ama, vakit de bir hayli ilerlemiştir.
Açlıktan ateş püsküren aslan kükrer:
-Nerede kaldın? Bu gecikmene sebep ne?
Tavşan yalancı bir telaşla terlerini siler, boynunu büker:
-Aman efendim ben saygıda kusur etmedim. Sabah erken yola çıktım ama, diğer bir aslan yolumu kesti, elinden kurtuluncaya kadar neler çektim bilemezsiniz.
Aslanın öfkesi iyice başına vurur:
-Kim bu küstah? Bu ormanda yalnızca benim hükmüm geçer. Kimmiş o çabuk söyle?
Tavşan durumdan memnun, hep öteki aslanı över, böylece aslanın onurunu incitir, aslanda dayanamaz.
-Düş önüme göster bu alçağı. der. Yola düşerler. Tavşan aslanı bir kuyunun başına getirir:
-İşte sultanım yolumu kesen aslan bu kuyunun içinde. Bakınız nasıl da kurulmuş.
Aslan hırsla kuyunun içine bakar. Suda aksini görür. Hırlamaya başlar, kuyudaki aksi de hırlar. Tavşan fırsatı kaçırmaz:
-Görüyor musunuz efendim? Size nasıl da meydan okuyor.
Aslan büsbütün hiddetlenir, gözleri döner. (Bir diyarda iki sultan olmaz, parçalamalıyım onu) diye mırıldanır, ardından da: Gümm.. diye kuyuya atlar.
Her şey bitmiştir artık.. Tavşan yemyeşil çayırlarda seke seke hayvanlara kurtuluşu müjdeler.
(SEÇME HİKAYELER, ÖYKÜLERDEN SEÇMELER, GÜZEL HİKAYELER)
Uçsuz bucaksız bir ormanda azılı bir aslan yaşamaktadır. Ormandaki tüm hayvanlar, korku içindedirler. Böyle yaşamaktansa
Bir çare ararlar. Düşünür, taşınır, aralarında bir heyet seçerek aslana gönderirler:
-Ey ormanlar şahı aslan. Her gün içimizden birini yakalayıp, yiyorsun. Buna bir diyeceğimiz yok, fakat bu zahmet niye? Sen tahtında otur, biz, sana her gün içimizden birini yollarız, sen de rahatça yersin.
Böylece, biz de sen de huzur içinde ömrümüzü geçiririz, derler.
Bu teklif aslanın hoşuna gider. Kabul eder. Artık her sabah bir hayvan aslana teslim olmaktadır.
Günlerden bir gün, sıra tavşana gelir. Hayvanlar:
-Eh ne yapalım, kısmet böyle. Çoğumuzun rahatı için birimizin ölmesi gerek. Haydi vakit geçirmeden yola düş aslanı kızdırmayalım derlerse de tavşan işi ağıra alır, pek aldırmaz. Hayvanlar telaş içindedirler. Nihayet yalvara yakara tavşanı yola düşürürler.
Tavşan, kayıtsız, seke oynaya aslanın huzuruna gelir ama, vakit de bir hayli ilerlemiştir.
Açlıktan ateş püsküren aslan kükrer:
-Nerede kaldın? Bu gecikmene sebep ne?
Tavşan yalancı bir telaşla terlerini siler, boynunu büker:
-Aman efendim ben saygıda kusur etmedim. Sabah erken yola çıktım ama, diğer bir aslan yolumu kesti, elinden kurtuluncaya kadar neler çektim bilemezsiniz.
Aslanın öfkesi iyice başına vurur:
-Kim bu küstah? Bu ormanda yalnızca benim hükmüm geçer. Kimmiş o çabuk söyle?
Tavşan durumdan memnun, hep öteki aslanı över, böylece aslanın onurunu incitir, aslanda dayanamaz.
-Düş önüme göster bu alçağı. der. Yola düşerler. Tavşan aslanı bir kuyunun başına getirir:
-İşte sultanım yolumu kesen aslan bu kuyunun içinde. Bakınız nasıl da kurulmuş.
Aslan hırsla kuyunun içine bakar. Suda aksini görür. Hırlamaya başlar, kuyudaki aksi de hırlar. Tavşan fırsatı kaçırmaz:
-Görüyor musunuz efendim? Size nasıl da meydan okuyor.
Aslan büsbütün hiddetlenir, gözleri döner. (Bir diyarda iki sultan olmaz, parçalamalıyım onu) diye mırıldanır, ardından da: Gümm.. diye kuyuya atlar.
Her şey bitmiştir artık.. Tavşan yemyeşil çayırlarda seke seke hayvanlara kurtuluşu müjdeler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)