1930 İlk Kupa
Uruguay'daki ilk Dünya Kupası'na 13 takım katıldı. O yıllarda kupaya katılacak takımları belirlemek için eleme maçları yapılmıyordu, ev sahibi ülke katılacak takımları davet ediyordu. İlk kupaya mesafe sorunu yüzünden yalnız 4 Avrupa takımı katılabilmişti. Finalde Arjantin'i 4-2 yenen ev sahibi Uruguay şampiyon oldu. İlk Dünya Kupası'nda oynanan 18 maçta toplam 70 gol atıldı.
Fifa dünya kupası tarihi1934 İtalya
Mussolini İtalyası'nda düzenlenen ikinci Dünya Kupası'na, elemeler sonucunda, 16 takım katıldı, ev sahibi ülke de eleme maçı oynadı. 16 ülkeden yalnız dördü Avrupa dışındandı. Bir önceki şampiyon Uruguay, Avrupa takımları ülkesine gelmeyi reddettiği için turnuvayı protesto etti. Maçlar tek maçlı eleme sistemine göre oynandı. İtalya ve Çekoslovakya arasındaki final maçını 21 kazanan ev sahibi şampiyonluğu elde etti. 17 maçta toplam 70 gol kaydedildi.
1938 Fransa
15 takımın katıldığı organizasyon Fransa'da gerçekleştirildi. Bir önceki turnuvadaki gibi tek maçlı eleme sistemi uygulandı. Normal sürede eşitlik bozulmazsa uzatmalara gidiliyor, eşitlik sürerse maç tekrarlanıyordu. Brezilya teknik direktörü, en büyük kozu Leonidas'ı finale saklamak düşüncesiyle yarı finalde İtalya'ya karşı oynatmadı. Brezilya'yı 2-1'lik sonuçla geçen İtalya, finalde Macaristan'ı 4-2 yenerek üst üste iki kez şampiyonluk elde eden ilk takım oldu.
1950 Brezilya
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından ilk Dünya Kupası Brezilya'da yapıldı. Futbolun mucidi İngilizler ilk kez kupaya katıldılar. Birçok ülke çeşitli nedenlerle -örneğin Hindistan çıplak ayakla oynama talepleri kabul edilmediğindenturnuvadan çekilince, ilk kez uygulanan grup sistemi arzulanan sonucu vermedi: Üç gruptan birinde 4, diğerinde 3, üçüncüsünde de 2 takım yer aldı. Statüye göre gruplarında ilk sırayı alan takımlar final grubuna kalıyordu, böylece 1950 Dünya Kupası'nın gerçek anlamda bir final karşılaşması olmadı. İsveç, İspanya ve Uruguay'ın katıldığı final grubunda ilk sırayı alan Uruguay şampiyonluğa ulaştı.
1954 İsviçre
İlk kez televizyondan yayınlanan Dünya Kupası'dır. Türkiye de tarihinde ilk kez -eleme maçlarından sonra kura çekimiylefinallere katılmıştır. Bu turnuvadaki statüye göre, 16 takım 4 grupta karşılaşacaktı ama gruplarda seribaşları birbirleriyle oynamıyordu. 1954'te Puşkaş'lı Macaristan fırtına gibi esti. 'Bern Savaşı' olarak tarihe geçen, 3 oyuncunun oyundan atıldığı, sahadaki kavgaların bitiş düdüğünden sonra da devam ettiği maçta Brezilya'yı deviren Macarlar, yarı finalde de Uruguay'ı 4-2 yenerek finale adlarını yazdırdılar. Yarı finalde Avusturya'yı 6-1 yenen Federal Almanya, finalde favori Macaristan karşısında 2-0 yenik durumdan skoru 4-2'ye getirmeyi başararak tarihinde ilk kez Dünya Kupası'nı kazandı. Çeyrek finaldeki Avusturya-İsviçre karşılaşmasında ortaya çıkan 7-5'lik skor, turnuvanın en ilginç sonucu olarak tarihe geçti.
1958 İsveç İsveç'teki turnuvada, 1954'te olduğu gibi, 16 takım 4 grupta mücadele etti, ama bu kez gruplarda tüm takımlar birbirleriyle karşılaştılar. Gruplar, Soğuk Savaş döneminin siyasal dengelerine göre belirlendi: Her grupta Batı Avrupa'dan bir, Doğu Avrupa'dan bir, Güney Amerika'dan bir ve Britanya'dan bir takım yer aldı. SSCB, ilk kez Dünya Kupası'na katıldı. Dünya Kupası tarihindeki ilk golsüz maç, Brezilya ile İngiltere arasındaki grup karşılaşması oldu. Hücum futbolu felsefesi üzerine kurulu 4-2-4 dizilişiyle oynayan Brezilya 1958'de şampiyon olurken, gelmiş geçmiş en büyük oyunculardan Pele ilk kez Dünya Kupası'nda oynadı. Fransız Just Fontaine, kupada kaydettiği 13 golle kırılması güç bir rekora imza attı.
1962 Şili
1962'de kupanın ev sahipliğinin son iki kupanın düzenlendiği Avrupa'dan Güney Amerika'ya geçmesi gerekiyordu. Herkes büyük stadyumları ve halkının futbola gösterdiği yoğun ilgi nedeniyle Arjantin'in organizasyonu üstlenmesine kesin gözüyle bakıyordu. Ne var ki 1960 yılında şili'deki büyük depremden sonra ev sahipliği Şili'ye verildi. Şili, aralarında efsanevi Santiago National Stadı'nın da bulunduğu yeni stadyumlar inşa etti, deprem yıkımına karşın mükemmel bir ev sahipliği sergiledi, ama Şili-İtalya maçındaki olaylar başarılı organizasyona gölge düşürdü. Finalde Çekoslovakya'yı 3-1 yenen Brezilya üst üste ikinci kez kupayı kazandı. Depremden sonra 'Hiçbir şeyimiz kalmadı, Dünya Kupası bizim olmalı' şiarıyla mücadele eden ev sahibi Şili, üçüncülükle yetindi.
1966 İngiltere
Sonunda ev sahipliği sırası futbolun beşiği İngiltere'ye gelmişti. Mükemmel stadyumları ve taç atışı kazanan takımlarını bile alkışlayan futbolseverleriyle futbol festivaline en iyi biçimde hazırlanan İngiltere skandal bir haberle sarsıldı: Jules Rimet Kupası çalınmıştı! Neyse ki Pickles adlı köpek bir parkta gazete kâğıdına sarılı kupayı bulacaktı. 1966'nın sürpriz takımları, Brezilya'yı deviren Portekiz ve İtalya'yı yenen Kuzey Kore'ydi. Kuzey Kore neredeyse Portekiz'i de eleyecekti ama Eusebio'nun 4 gol attığı maçta Portekiz 3-0'lık yenilgiden skoru 53'lük üstünlüğe çevirmeyi başardı. Tekmelerin havada uçuştuğu İngiltere-Arjantin maçından sonra Sir Alf Ramsey, 'Hayvanlar' diye nitelendirdiği rakip oyuncularla İngiliz futbolcuların formalarını değiştirmesine izin vermedi. Finalde Federal Almanya'yı 4-2 yenen İngiltere, tarihinin ilk ve tek dünya şampiyonluğunu kazandı. Bu maçta İngiltere'nin uzatmada attığı üçüncü gol uzun yıllar boyu sürecek tartışmalara yol açtı
1970 Meksika
Meksika'da düzenlenen Dünya Kupası göz kamaştırıcı bir törenle başladı. Açılıştaki festival atmosferi, başta Brezilya ve Cubillas'lı Peru olmak üzere, bütün takımların hücum futboluna dayalı oyunlarıyla devam etti. 1970 Dünya Kupası, gelmiş geçmiş en renkli, en güzel kupalardan biri oldu. İlk kez bu kupada oyuncu değişikliğine izin verildi. Pele'nin son kez yer aldığı Dünya Kupası'nı Brezilya kazandı. Böylelikle Jules Rimet Kupası'nı üçüncü kez elde etme başarısını gösteren Güney Amerika temsilcisi kupayı müzesine götürdü.
1974 Federal Almanya
1972 Olimpiyat Oyunları'nda İsrailli sporculara düzenlenen saldırılar nedeniyle 1974 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapan Federal Almanya geniş güvenlik önlemleri aldı. Dünya Kupası'nın yeni adı FIFA Dünya Kupası oldu, turnuvanın statüsü de değiştirildi: Finallerde oynamaya hak kazanan 16 takım önce 4 grupta karşılaştı, gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar bir sonraki turda iki grupta karşılaştılar. İlk kez bu kupada averaj avantajı uygulandı. Cruyff'lu Hollanda ile Lato'lu Polonya turnuvaya damgalarını vurdular. Yugoslavya Zaire'yi 9-0 yenerek Dünya Kupası'nda o güne kadarki en farklı sonucu elde etti. Kupadaki en büyük sürpriz, Doğu Almanya'nın ev sahibi Federal Almanya'yı yenmesiydi. Daha sonra toparlanan Federal Almanya, finalde Hollanda'yı 2-1'le geçerek kupayı kaldırdı. Diğer flaş takım Polonya ise üçüncülükte kaldı.
1978 Arjantin
Henüz 1966 yılında 1978 Dünya Kupası'nın ev sahipliğini Arjantin'in yapmasına karar verilmişti, ama 10 yıl sonraki askeri darbe ve ardından kurulan cunta yönetiminden dolayı, başta Hollanda olmak üzere, birçok Avrupa ülkesi turnuvayı boykot etme kararı aldılar. Ancak FIFA son sözü söyledi ve organizasyon Arjantin'de gerçekleştirildi. Organizasyon komitesi başkanı General Omar Actis gerillalar tarafından öldürülünce ortalık karıştı, turnuva son derece gergin bir atmosferde başladı. Tunus, Meksika'yı 3-1 yenerek Dünya Kupası'nda maç kazanan ilk Afrika ülkesi oldu. İlk turlarda muhteşem bir performans sergileyen Cubillas'lı Peru, sonraki turda ev sahibi Arjantin'le karşılaştı. Arjantin'in finale kalması içinen az 4 farklı galip gelmesi gerekiyordu. Karşılaşma 6-0 Arjantin'in üstünlüğüyle sona erdi! Bu sonuç karşılığında Arjantin hükümetinin, Peru'nun tarım borçlarını sildiğine ve ülkeye para gönderdiğine ilişkin söylentiler uzun yıllar konuşuldu. Finalde Kempes'in mükemmel oyunuyla Hollanda'yı deviren Arjantin şampiyon oldu.
1982 İspanya İspanya'da düzenlenen kupaya ilk kez 24 takım katıldı. Yeni statüye göre dörderli 6 grupta ilk iki sırayı alan 12 takım 4 grupta karşılaşacak, ilk sırayı alan takımlar da yarı finale kalacaklardı. 1978'de Tunus'un açtığı yoldan ilerleyen Cezayir, Federal Almanya'yı yenerek büyük bir sürprize imza attı. Oynadığı futbolla büyük takdir toplayan Cezayir'in bir sonraki tura kalamaması için Federal Almanya-Avusturya maçının 1-0 sonuçlanması gerekiyordu. Alman basınında 'Büyük utanç!' başlığıyla yer alan maç 1-0 bitti. Bu sonuç her iki takımın tur atlamasına yetiyordu ve maçın başlarındaki golden sonra iki takım da hiçbir gol girişiminde bulunmamıştı. Turnuvanın öteki ilginç olayı da İngiltere'nin hiç yenilmeden elenmesiydi. 1970'ten beri en iyi kuşağı yakalayan, Zico'lu ve Socrates'li Brezilya'nın, ilk turda varlık gösteremeyen İtalya'ya elenmesi tüm dünyada şaşkınlık yarattı. Yarı finalde Platini'li Fransa ile Federal Almanya karşılaştı. Federal Almanya lehine sonuçlanan bu maç, Dünya Kupası tarihinde sonucu penaltı vuruşlarıyla belirlenen ilk karşılaşma oldu. Finalde Federal Almanya'yı 3-1 mağlup eden İtalya mutlu sona ulaştı.
1986 Meksika
Kupa aslında Kolombiya'da düzenlenecekken, ekonomik sorunlardan dolayı Kolombiya çekilmek zorunda kalınca, turnuvadan 8 ay önce yaşanan ve 25.000 kişinin hayatını kaybettiği depreme karşın Meksika ev sahipliğini üstlendi. Uluslararası dayanışma sonucunda harika bir organizasyon gerçekleştirildi. Turnuvada sergilenen futbol da organizasyon kadar göz doldurdu. Yeni statüye göre gruplarında üçüncü sırayı alan takımlar arasından en iyi puana sahip 4 takım da ikinci tura kalacaktı. Kupanın en büyük yıldızı, ilk turda Arjantin'i tek başına sürükleyen Maradona'ydı. Sepp Piontek'in çalıştırdığı Danimarka, Fas ve SSCB, ilk turda turnuvadaki en iyi oyunları sergilediler. 4 çeyrek final karşılaşmasının galipleri penaltı vuruşları sonucunda belirlenirken, 'Falkland'ın rövanşı'nda Arjantin, Maradona'nın tarihî iki golüyle İngiltere'yi safdışı bıraktı. Azteca Stadı'nda 115.000 seyircinin izlediği finalde, Maradona'nın Arjantin'i Beckenbauer'in çalıştırdığı Federal Almanya'yı 3-2 yenerek şampiyon oldu.
1990 İtalya
1990 Dünya Kupası en vasat turnuvalardan biriydi, öyle ki Brezilya bile savunma ağırlıklı futbol oynuyordu! Kupanın sürpriz takımı Kamerun'du. İlk turda son şampiyon Arjantin'i 1-0 yenen 'Afrika Aslanları' çeyrek finale çıkarken, 38'lik süper yedek Roger Milla sonradan oyuna girdiği iki maçta da iki gol atıp mükemmel bir takım oyunu sergileyen Kamerun'un yıldızı olarak parladı. F Grubu'nda Hollanda ve İrlanda Cumhuriyeti maçlar sonunda aynı puan ve averaja sahip olunca, ikinciyi kura çekimi belirledi. Futbol fakiri çeyrek final ve yarı final karşılaşmaları penaltı vuruşlarıyla sonuçlandı. Arjantin ve Federal Almanya arasındaki final maçı, kupanın çeyrek ve yarı final maçlarını mumla aratacak denli sıkıcıydı. Andreas Brehme'nin tartışmalı penaltısıyla Federal Almanya maçı 1-0 kazanıp şampiyon oldu. SSCB ve Yugoslavya, son kez Dünya Kupası'nda yer aldılar.
1994 ABD
Futbolun pek de popüler olmadığı ABD'de düzenlenen turnuvanın 1990 yılındaki kadar sıkıcı olmasından endişe ediliyordu, ancak kupa beklenmedik biçimde renkli karşılaşmalara sahne oldu. İlk turda Rusya ve Kamerun arasındaki maçta 3 rekor birden kırıldı: Rus Oleg Salenko attığı 5 golle bir Dünya Kupası maçında en çok gol atan futbolcu oldu; 42 yaşındaki Roger Milla Dünya Kupası'nda oynayan en yaşlı oyuncu olmakla birlikte 6-1'lik bir hezimete uğrayan Kamerun'un şeref sayısına imza atarak kupalarda gol atan en yaşlı oyuncu unvanını da elde etti. 1990'dan sonra saha dışındaki skandallarla gündeme gelen Maradona, gösterişli bir geri dönüş yaşayacakken doping kullandığı gerekçesiyle turnuvadan ihraç edildi. İrlanda Cumhuriyeti, İtalya, Norveç ve Meksika'nın yer aldığı E Grubu'nda 4 takım da aynı puan ve averaja sahipti, atılan gol farkıyla Norveç elenirken diğer 3 takım yollarına devam etti. İkinci tur maçları gayet renkli geçti. Mükemmel bir karşılaşmanın ardından 'Karpatların Maradona'sı Hagi'nin Romanya'sı, Maradona'sız Arjantin'i safdışı bıraktı. Meksika-Bulgaristan maçında kale direği yıkıldı. Bulgaristan daha sonra çeyrek finalde Almanya'yı yenerek büyük bir sürpriz gerçekleştirdi. Brezilya ile İtalya arasında oynanan final karşılaşması, önceki maçlar kadar kaliteli değildi ve Dünya Kupası tarihinde ilk kez bir final maçı penaltı vuruşlarıyla sonuçlandı, gülen taraf Brezilya oldu.
1998 Fransa
Fransa'daki turnuvaya ilk kez 32 takım katıldı. Takım sayısının artması nedeniyle ilginin az olacağı düşünülüyordu, ancak toplam 578.000.000 kişiyle o güne kadarki izlenme rekorları altüst oldu. Kamerunlu Rigobert Song, 1994'ten sonra 1998'de de kırmızı kart görerek, üst üste iki kupada oyundışı kalan ilk oyuncu oldu. Tüm maçlar kıran kırana geçti. İkinci turda
2002 Japonya ve G. Kore
Yeni yüzyılın ilk Dünya Kupası ilk kez Asya kıtasında düzenlendi. Japonya ve Güney Kore'nin ortak organizasyonu büyük beğeni topladı. Çin, Ekvador, Slovenya ve Senegal ilk kez Dünya Kupası finallerinde boy gösterdiler. Turnuvanın açılış maçında Senegal'in son şampiyon Fransa'yı mağlup etmesi ve Türkiye'nin 48 yıl aradan sonra katıldığı finallerde ev sahiplerinden Güney Kore ile birlikte yarı finale kalması büyük sürprizler olarak değerlendirildi. Arjantin, Fransa ve Portekiz gruplardan çıkamayarak hayal kırıklığı yarattılar. Bununla birlikte, Kuzey ve Güney Amerika, Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarından temsilciler Dünya Kupası tarihinde ilk kez çeyrek finallerde yer aldılar. Hiç yenilmeden ve yalnızca birer gol yiyerek finale yükselen iki takımdan Brezilya, turnuvanın gol krallığını da elde eden Ronaldo'nun golleriyle Almanya'yı 2-0 yendi ve 5. kez şampiyonluk sevinci yaşadı. 64 maçta 161 golün atıldığı ve toplam 2.705.134'lik seyircinin tribünleri doldurduğu 2002 Dünya Kupası, bu açılardan önceki iki turnuvanın istatistiklerini aşamadı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder