8 Nisan 2013 Pazartesi

Kurtuluş Savaşı Hazırlık Dönemi İnkılap Tarihi Konu Anlatımları 8.sınıf


KURTULUŞ SAVAŞI HAZIRLIK DÖNEMİ

KUVAY-I MİLLİYE

Amacı; hiçbir devletin egemenliğini kabul etmemek, Türk milletinin kendi bayrağı altında özgür ve bağımsız yaşamasını sağlamaktır.


Kuvay-ı Milliye Birliklerinin Özellikleri

· Bölgesel nitelikteki gönüllülerden oluşmuş küçük bir askeri birliktir.
· İhtiyaçları halk tarafından karşılanmıştır.
· Askeri bir disiplinden geçmemişlerdir.
· İşgalleri önleyememiş fakat yavaşlatmıştır.
· Düzenli ordu kuruluncaya kadar düşman kuvvetlerini oyalamıştır.
· TBMM’ye karşı çıkan isyanların bastırılmasında önemli rol oynamıştır (Düzenli ordu kurulduktan sonra görevi sona ermiştir.)


ÖRGÜTLENME AŞAMALARI

v M. Kemal Mondros Ateşkesi’nin imzalanmasından sonra Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’na atanmış ve kısa bir süre sonra İstanbul’a çağırılmıştır.


v M. Kemal İtilaf Devletleri’nin İstanbul’u işgal ettiği gün İstanbul’a geldi. İşgal güçlerinin donanmasını İstanbul önlerinde görünce yanındakilere “Geldikleri gibi giderler.”demiştir.


v Arkadaşı Fethi Okyar ile beraber Minber(Kürsü) adlı bir gazete çıkararak kamuoyunu aydınlatmak ve halk üzerinde yönlendirici bir etkide bulunmayı amaçlamıştır. Ayrıca Şişli’deki evinde arkadaşları Rauf Orbay Fethi Okyar, K. Karabekir, İsmail Canbulat, Ali Fuat Cebesoy ve İsmet İnönü ile görüşerek, sarayı ve hükümeti etkilemek, başkentte önemli görevler almak için çözümler üretmeye çalışmışlar ve sonuçta İstanbul’da istenilen sonucun elde edilemeyeceğini, çözümün Anadolu’da aranması gerektiği fikrini benimsemişlerdir. Bu dönemde padişah Vahdettin ordu üzerinde yoğunlaşan kuşkularını ortadan kaldırabilmek için üç kez M. Kemal ile görüşmüş ancak ortaya somut bir sonuç çıkmamıştır.


v Ülkenin genel durumuna bakıldığında kurtuluş için farklı çareler üretilmiştir. Bunlar:

1. İngiliz himayesine girmek
2. Amerikan mandasını kabul etmek
3. Bölgesel çabalarla düşman işgallerini önlemekti.

v M. Kemal bu kurtuluş çarelerinden hiç birinin Türk milletini ve vatanını bağımsızlığa götürmeyeceğini görmüştür.


v M. Kemal arkadaşları ile birlikte Anadolu’ya geçerek burada halkı örgütleme kararı almıştır.

MUSTAFA KEMAL’İN SAMSUN’A ÇIKIŞI (19 MAYIS 1919)

Ø Samsun ve çevresindeki Pontus Rum çeteleri Türklere karşı saldırını arttırmıştır. Bölgedeki Türklerin can ve mal güvenliği tehlike altındadır. Türklerin haklarını savunmasını, asayişin bozulması gibi gösteren İngilizler o bölgedeki olayların önlenmesini, aksi takdirde işgal edeceklerini bildirirler. Bunun üzerine M. Kemal’e Samsun’a gitmesi için İstanbul Hükümeti 9. Ordu Müfettişliği görevini vermiştir. M. Kemal’in 9. Odu Müfettişi olarak görevi Samsun ve çevresindeki karışıklığı gidermek, o bölgedeki dağınık halde bulunan silah ve cephaneyi toplayarak korunma altına almak ve bölgedeki direniş hareketlerini engellemekti.


Ø M. Kemal 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Bandırma Vapuru ile ayrılmıştır. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaşmıştır


Ø M. Kemal, Samsun’dan İstanbul’ gönderdiği telgraflarda İngilizlerin ateşkes hükümlerine aykırı davranışlarından, İzmir’in işgalinin Türk ulusunu ve ordusunu derinden yaralamasından bahsetmiş, bir yandan da Anadolu’daki silah arkadaşları ile bağlantı kurmaya başlamıştır.




Ø 25 Mayıs 1919’da İngiliz birliklerinin bulunduğu Samsun’un pek de güvenli olmadığını düşünerek Erzurum’a doğru yola çıkmış ve bu yolculuktaki ilk durağı olan Havza’ya gelmiştir.

HAVZA GENELGESİ ( 28 MAYIS 1919)

Genelgede yer alan hükümler:
§ İşgaller protesto edilecek
§ Gösteriler sırasında düzenin korunmasına dikkat edilecek ve Hıristiyan halka karşı saldırı yapılmamasına önem verilecek
§ Bütün devletlerin temsilcilerine ve İstanbul Hükümetine uyarı telgrafı çekilecek
Genelgenin Amacı: halkın bilinçlenmesini sağlamak ve işgallere karşı duydukları tepkiyi gerçekleştirmektir.
Sonuç: 8 Haziran 1919’da Harbiye Nezareti’nden gelen telgraf ile M. Kemal İstanbul’a geri çağırılmıştır (İngilizlerin baskısıyla). M. Kemal ise kömür ve benzin yokluğun nedeniyle gecikeceğini ileri sürerek bir oyalama taktiği uygulamış ve Havza’dan Amasya’ya geçmiştir.


AMASYA GENELGESİ ( 22 HAZİRAN 1919)

Ali Fuat Paşa (Cebesoy), Rauf Bey(Orbay), Refet Bey(Bele) tarafından imzalanan, ayrıca Kazım Karabekir’in de onayının alınması sonrası sivil ve askeri makamlara yayınlanan genelgedir.
Genelgenin Amacı: Doğuda ve batıda başlayan bölgesel kurtuluş hareketlerinin tek çatı altında birleştirilmesini sağlamak ve ulusal Kurtuluş Savaşı’nı halka mal ettirmektir.


Amasya Genelgesinde Alınan Kararlar
· Vatanın bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir.
İstanbul’daki hükümet, üzerine aldığı görevi yerine getirememektedir. Bu durum ulusumuzu yok olmuş gibi göstermektedir.
· Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.
· Ulusun durumunu ve davranışını göz önünde tutmak ve haklarını dile getirip, bütün dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden kurtulmuş ulusal bir kurulun varlığı gerekmektedir.
· Her yönden Anadolu’nun en güvenli yeri olan Sivas’ta ulusal bir kongrenin tez elden toplanması kararlaştırılmıştır.
· Her ilden ulusun güvenini kazanmış üç temsilcinin derhal yola çıkması gerekmektedir.
· Herhangi bir durumla karşılaşılabileceği düşünülerek, bu iş ulusal sır gibi tutulmalı ve temsilciler kimliklerini gizli tutmalıdır.


Amasya Genelgesi’nin Önemi
· Kurtuluş Savaşı’nın yöntem ve gerekçesini içeren bir program özelliği taşımaktadır. ( I. madde: gerekçe, II. madde: yöntem )
· II. Maddede İstanbul hükümetinin güçsüzlüğünden bahsedilmiş ve IV. Maddede onun yerine milli bir kurulun kurulmasının gerekliliği üzerinde durulmuştur.
· III. Maddede yer alan “ulusun bağımsızlığını yüne ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.” Maddesi, Kurtuluş Savaşı’nın yöntemini belirlerken, aynı zamanda tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik düşüncesini ön plana çıkartmıştır.


Sonuçları:
Ø M. Kemal, yayınladığı Amasya Genelgesi ile görev ve yetkilerini aşmıştır. Bunedenle İngilizlerin de artan baskıları ile 23 Haziran 1919’da çağrıldığı halde İstanbul’a gitmediği ve halkı hükümete karşı kışkırttığı gerekçesi ile İstanbul hükümeti tarafından görevinden alınmıştır.
Ø İstanbul hükümeti M. Kemal’i yakalatmak için Elazığ Valisi Ali Galip’i görevlendirmiş ancak Ali Galip başarılı olamamıştır.
Ø İstanbul hükümeti ile M. Kemal arasında gidip gelen telgraflar sırasında padişah, 9.Ordu Müfettişliğinden uzaklaştırılma kararını uygun bulmadığını belirterek, İstanbul’a gelmeye çekinmesi halinde barış imzalanıncaya kadar istediği yerde oturmasını istemiştir. Ancak M. Kemal görevinden ve Anadolu’dan ayrılmayacağını bildirmiştir. Bunun üzerine 7 Temmuz 1919’da M. Kemal’e görevinden alındığını bildiren buyruk gelmiş, kendisi de 8 Temmuz’da Harbiye Nezareti’ne çektiği telgrafında hem resmi görevinden hem de askerlik görevinden ayrıldığını bildirmiştir.

ERZURUM KONGRESİ (23 TEMMUZ- 5 AĞUSTOS 1919)

Toplanma Amacı: Doğu Anadolu’da bir Ermeni devletinin kurulmasına engel olmaktır. (bölgesel amaçlı)
Ø *M. Kemal bir endişesi vardı; acaba sivil statüyle yine sivil ve askeri kesim üzerinde etkili olabilecek miydi? M. Kemal’in bu endişesi15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in “Ben ve kolordum, hepimiz buyruğumuzdayız Paşam” sözleriyle sona ermiştir.
Ø *10 Temmuz’da toplanması planlanan kongre, bazı üyelerin gecikmesi yüzünden Meşrutiyet bayramı olan 23 Temmuz’da Erzurum, Trabzon, Sivas, Bitlis ve Van illerinden 56 temsilcinin katılımıyla toplanmıştır.
Ø ilk gün 38 oyla M. Kemal başkan seçilmiştir.


Erzurum Kongresi’nde Alınan Kararlar
· Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür (ilk kez milli sınır kavramından bahsedilmiştir.).
· Her türlü işgale karşı millet birleşecek ve karşı koyacaktır.
· Manda ve himaye kabul edilemez (tam bağımsızlık fikri benimsenmiştir.).
· Kuvay-ı Milliye’yi geçerli ve milli iradeyi hakim kılmak esastır.
· Osmanlı hükümeti bağımsızlığı sağlayamazsa geçici bir hükümet kurulacaktır.
· Hıristiyanlara siyasi dengemizi bozucu haklar verilmeyecektir.(Ermeni devleti kurulmasına karşı çıkan ve kapitülasyon mantığını reddeden maddedir.
· İstanbul hükümeti vatanın bağımsızlığını koruyamazsa geçici bir hükümet kurulacaktır. Hükümet üyeleri Milli Kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplanmamışsa bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır.


Sonucu ve Önemi
1. Kongre kararlarını uygulamak üzere 9 kişilik Temsil Kurulu seçilmiştir.
2. Doğu’da birlik ve beraberliğin sağlanması için Doğu Anadolu’daki tüm ulusal direnişler birleştirilmiştir.
3. Toplanma amacı niteliği açısından bölgesel, aldığı kararlar açısından ulusal bir özellik taşımaktadır.
4. Geçici bir hükümet kurulmasından ilk kez bahsedilmiştir.
5. Sivas Kongresi ve Misak-ı Milli kararlarına zemin hazırlamıştır.


SİVAS KONGRESİ (4-11 EYLÜL 1919)

Kongrenin Amacı: ülke genelinde faaliyet gösteren milli cemiyetleri tek çatı altında birleştirmek, milli birlik be beraberliği sağlamak ve Temsil Heyeti’nin yetkilerini arttırmaktır.


Kongre 38 temsilcinin katılımıyla başlamıştır. 11 Eylül’e kadar süren kongre çalışmalarında iki önemli sorun göze çarpmıştır.
1. Başkanlık sorunu: Rauf Bey’inde içinde bulunduğu bir grubun üyelerinin M. Kemal’i başkan seçtirmek istememeleri
2. Manda sorunu: Bazı delegelerin ABD mandasını savunmaları ve bunun tek yol olduğunu savunmaları.


Sivas Kongresi’nde Alınan Kararlar
Ø Erzurum Kongresinde alınan kararlar aynen kabul edilmiştir.
Ø Mondros Ateşkesi ile belirlenen sınırlarımız ayrılmaz bir bütündür.
Ø Milli gücü etken, milli iradeyi hakim kılmak esastır.
Ø Her türlü işgale karşı hep birlikte karşı konulacaktır.
Ø Osmanlı hükümeti görevini yapamadığı takdirde hilafet ve saltanatın, vatan ve milletin korunması için korunması için her türlü tedbir alınmıştır.
Ø Osmanlı Mebusan Meclisi derhal toplanmalıdır.
Ø Tüm yararlı cemiyetler tek bir çatı altında birleştirilmiştir (Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti)
Ø Temsil Heyeti yurdun bütününü temsil eder.


Sonuçları:


Toplanışı ve kararları bakımından ulusaldır.
Türk ulusu adına söz söyleme yetkisi Temsil Heyeti’ne verilmiştir.
Tüm yararlı cemiyetlerin birleştirilmiş olması Kurtuluş Savaşı’nı tek elden yürütmek, bütünlüğü ve beraberliği sağlamak amacı taşımaktadır.
İrade-i Milliye adlı bir gazete çıkarılarak halka doğru haber aktarmak amaçlanmıştır.
Sivas Kongresi TBMM’nin ilk provası niteliğindedir.
Kongre = TBMM Temsil Heyeti = Hükümet
Kongre sonrası M. Kemal, Temsil Kurulu başkanı sıfatı ile Anadolu’daki tüm vilayetlerin İstanbul ile bağlantılarını kesmelerini istemiştir. 22 gün süren bu protesto sonucu Damat Ferit Paşa istifa etmek zorunda kalmıştır.
Temsil Heyetinin İstanbul Hükümetine karşı kazandığı ilk siyasi başarıdır.

AMASYA GÖRÜŞMELERİ (PROTOKOLÜ) 20-22 EKİM 1919

Damat Ferit istifa edince yerine Ali Rıza Paşa sadrazamlığa getirilmiştir. Ali Rıza Paşa Anadolu’nun tuttuğu vatansever bir kişiliğe sahipti. Anadolu’daki Milli Mücadele ile yazışmalar başladı. Ancak bazı konularda anlaşma sağlanamayınca İstanbul hükümeti adına Bahriye Nazırı Salih Paşa’yı Temsil Kuruluyla görüşmeler yapmak üzere Amasya’ya gönderdi. Temsil Heyeti adına M. Kemal, Rauf Orbay ve Bekir Sami Bey katıldı.


Alınan Kararlar
§ İstanbul Hükümeti Temsil Heyetini tanıyacak ve Sivas Kongresi kararlarını kabul edecektir.
§ İstanbul hükümeti, temsil heyetinin rızası olmadan barış görüşmelerine katılamayacak ve barış antlaşması imzalanmayacaktır.
§ Azınlıklara hiçbir şekilde ayrıcalık verilmeyecektir.
§ Türk vatanının bütünlüğü ve bağımsızlığı kazanılacaktır.


Sonuçları:
· İstanbul hükümeti bu görüşmeye katılıp protokolü imzalamakla Temsil Kurulu’nu ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni resmen tanımıştır.
· Milli davaya karşı çekingen davranan birçok kişinin tereddütleri ortadan kalkmış ve bunlar milli hareketin yanında yer almışlardır.
· Halk egemenliği kavramı ön plana çıkmıştır.

Hiç yorum yok: