19 Şubat 2011 Cumartesi

SEVİNÇ ÇOKUM KİMDİR? ESERLERİ HAKKINDA BİLGİ

SEVİNÇ ÇOKUM KİMDİR? ESERLERİ HAKKINDA BİLGİ
Sevinç ÇOKUMSevinç Çokum, 25 Ağustos 1943’te İstanbul Beşiktaş’ta, Çırağan Caddesi’ndeki bir evde dünyaya geldi. (Nüfus kağıdındaki tarih 1 Eylül 1943 fakat asıl doğum tarihi 25 Ağustostur.) Üç kız evlada sahip olan ailenin en küçük çocuğudur. Sevinç Çokum, Beşiktaş Büyük Esma Sultan İlkokulu’nu, Beşiktaş Ortaokulu ve Lisesi’ni , İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türkoloji Bölümü’nü bitirdi. Orta öğrenimi sırasında bir süre İstanbul Radyosu Çocuk Korosu’nun haftalık programlarına katıldı.
Yedi yıl klasik batı müziği dalında özel keman dersleri alarak Türkiye ve değişik ülkelerin temsilcilerinden oluşan A. Kavafyan yönetimindeki İstanbul Amatör Senfoni Orkestrası’nda ikinci kemanlarda çaldı, konserlere katıldı. Bir siyasi partinin ilçe gençlik kolu başkanı oldu, ardından İl Gençlik Teşkilatı’na geçti, bir süre sonra politikada aktif rol almaktan vazgeçti.
Sevinç Çokum, Türkoloji Bölümü’nü, Sosyoloji Bölümü’nden de ek sertifika (Umumi Sosyoloji) alarak bitirdi. Mezun olduktan sonra 3 yıl Acıbadem’deki Özel Anadolu Lisesi’nde Türkçe, Edebiyat Öğretmenliği yaptı. Etfal Hastanesi’ne bağlı bir okulda hemşire adaylarına Türkçe Dersleri verdi.
1975-76 yıllarında Kültür Bakanlığı bünyesinde düzenlenen komisyonlardan Halk ve Çocuk Yayınları kurulunda görev aldı.
Sevinç Çokum’un edebiyata sevgisi ortaokul sıralarında Türkçe Öğretmeni Necmi Seren’in yönlendirmeleriyle doğdu. Necmi Seren, öğretmenliğin dışında Macarca’dan çeviriler yapmış, ünlü Pal Sokağı Çocukları romanını Türkçe’ye kazandırmıştı. Sevinç Çokum, daha o tarihlerde yazar olmaya karar vererek, hocasının yol göstermesiyle, günlük tuttu, şiirler yazdı. Lisede öğrenciyken büyüklerin katıldığı Kudret Gazetesi’ndeki bir yarışmaya girerek ikinci oldu.
Üniversitede hikaye yazmaya başlayan Çokum’un hikayelerinden birini Beşiktaş Yıldız’daki Serasker Rıza Paşa Köşkü’nün sahibi olan komşuları, Lozan Konferansı Genel Sekreteri Reşit Saffet Atabinen gördü ve Çokum’u teşvik etti. Üniversitedeki öğrenciliği sırasında, sonraları edebiyat tarihçisi, yazar, eleştirmen olan, Türkoloji Bölümü’nden Atilla Özkırımlı, Çokum’un edebiyatla ilgisini yoğunlaştırdı. Sonraki yıllarda arkadaşı, hikayeci Nursel Duruel’in desteğini gördü.
Çokum, “ Pembe yıllar…” dediği 1950′li yıllarda ablaları ve arkadaşlarıyla düzenledikleri müsamerelerde okuduğu şiirler ve rol aldığı piyeslerle toplum önündeki ilk içten dışa dönüş sınavını veriyordu. Yazar, bütün o durgun su görünümlü dönemle birlikte sonrasını, büyük çalkantıları, darbeleri ,anarşi yıllarını ve altüst olmaları eserlerinde yansıtacaktı. Bu kez klasik müziğin yanında Elvis sonrası, 1960-70′li yıllarda dünyaya egemen olan The Beatles Grubunun J.Sebastian Bach kadar huzur veren müziğine ilgi duydu… 68 Kuşağının fikirlerine kayıtsız kalmadı, ne ki insanlığın Yunus’un bakışındaki sevgiyle varacağı noktaları aradı.
O dönem ve sonrası, 70′li yıllarda ülkede yeni fikirler, duyuşlar boy gösteriyordu. Müziğe bakıldığında, Rock müziğin öncülüğünü yapan, kalıplaşmış düşüncelere karşı, yeni bir çiçeklenişle varlığını duyuran bir Erkin Koray vardı. Rüzgarlara kendini vermiş, tek başına yürüyen bir adam… 1971 Muhtırasının eşiğinde, giderek kabaracak toplumsal çatışma çizgisinde Çokum, müziğe ve edebiyata sığındı. Sevinç Çokum, yazdığı şiirler ve Erkin Koray’ın müziği ile örülmüş bu dostluğun kendisini bugünlere getirişini şöyle anlatıyordu: “Yetmişlerde yolun başındaydım ve o günlerde arkadaşım Erkin Koray’ın şarkılarının, ezgilerinin esintileriyle yazmaya koyuldum . ”
İlk hikayelerinden “Bir Eski Sokak Sesi”, Şubat 1972′ de Mehmet Çınarlı’nın çıkardığı Hisar Dergisi’nde yayınlandı. Aynı yıl Ahmet Nadir Caner’in yönettiği Başkent Gazetesi’nde birkaç şiiri neşredildi.
Sevinç Çokum, ilk hikayelerini “Eğik Ağaçlar” adlı kitabında topladı. (1972) Kitabın ardından Hisar Dergisi’nin yanısıra Ahmet Kabaklı’nın yönetiminde çıkan Türk Edebiyatı Dergisi’nde de yazmaya başladı. 1978′de Türk Edebiyatı Vakfı’nın kurucu üyeleri arasında yer aldı. 1977-79 yıllarında Türk Edebiyatı Dergisi’nin yazı işleri müdürlüğünü yapan Sevinç Çokum, 1981-85 yılları arasında eşi Rıfat İzzet Çokum’un kurduğu Cönk Yayınları’nı yönetti.
1980-1984 senelerini hayatının sıkıntılı bir dönemi olarak değerlendiren yazar, 1980′lerdeki romanının aşaması sayılan “Hilal Görününce”yi yine o sıralarda yazdı. Eşi Rıfat İzzet Çokum için “O, bildiğini söyleyen, eleştiriden kaçınmayan bir insan.” diyen yazar yorumunu şöyle sürdürüyor: “Onun insanları tanımadaki yetkinliğine, vecize gibi sözlerine, cümlelerine halk deyişlerini katmasına hayran olmuşumdur. “Deli Zamanlar” romanımda o da roman kahramanıdır.”
1988 –2001 tarihleri arasında Türkiye Gazetesi’ne iki tefrika roman (Gülyüzlüm, Çırpıntılar ) gezi, inceleme, haftalık edebiyat sanat ağırlıklı yazılar yazdı. Bu gazeteden 2001 yılında ayrılan Çokum, 2003 yılında Tercüman Gazetesi’nde haftalık yazılar yazmaya başladı. Çokum 2006 Ağustosunda Tercüman Gazetesi’yle de ilişiğini kesti. Burç FM Radyosu’nda (2004 ‘ten bu yana) “Tanzimattan Günümüze Türk Hikayecileri” adı altında programlar yaptı.
Öyküleri ve araştırma yazıları şimdilerde Gösteri, Varlık Dergileri’nde yer almaktadır.
Sevinç Çokum; Türkiye Yazarlar Birliği, İlesam, Mesam ve Edebiyatçılar Derneği üyesidir.
Kaynak: http://www.sevinccokum.info/tr/Hayati/c.2.html

Hiç yorum yok: