19 Aralık 2009 Cumartesi

Canlılar ve hayat 6.sınıf temasının kısaca anlatımı özet

SOLUNUM

Canlıların yaptığı ortak özelliklerden biridir.Canlılık olaylarının devamı için enerji gereklidir. Bu , enerji, besinlerde depolanmış olan kimyasal bağ enerjisinden sağlanır.

Canlılar organik besinlerdeki bu enerjiden doğrudan yararlanamaz. Organik moleküllerdeki enerji, solunum veya fermantasyon olayları ile ATP moleküllerine aktarılır.

Hücreler organik besinlerden enerji elde ederken enzim denilen biyolojik katalizörlerden yararlanır.

Oksijenli ortamda glikoz, mitekondrilerde karbondioksit ve su ya parçalanır.Olay sırasında açığa çıkan enerji 38 ATP üretilmesine neden olur.



Çok hücreli canlılar, hücrelerin gereksinmesi olan oksijeni ve hücrelerde oluşan karbondioksiti solunum organları ile alıp verirler.İnsanlarda akciğer ve deri, solunum organı olarak görev yapar.Kuşlar ve sürüngenlerde akciğer, balıklarda solungaç, böceklerde ise trake denilen solunum organları vardır.

Bitkilerde yaprak solunum, terleme, fotosentez organı gibi görev yapar.Yapraklardaki gözenekleri açıp kapayarak gaz alış verişini yapar.

BOŞALTIM


Metabolizma sonucunda hücrelerde karbondioksit, üre, ürik asit gibi çeşitli zararlı maddeler ve ihtiyaç fazlası su oluşur.Bu maddelere boşaltım maddeleri denir.

Boşaltım maddelerinin kandan süzülerek dışarı atılmasını sağlayan böbrek, deri ve akciğer gibi organlara boşaltım organları denir.Bunların içinde en yoğun süzme faaliyeti böbreklerde olduğu için böbrek, idrar kanalı ve idrar torbası gibi organlar birlikte boşaltım sistemi olarak adlandırılır.

Boşaltım maddelerinin en zararlısı amonyaktır.Sularda yaşayan bir hücreli ve ilkel çok hücreli canlılarda amonyak difüzyonla dışarı atılır.

Karada yaşayan canlılar amonyağı üreye dönüştürüp bir miktar suyla atarlar.

Kurak ortama uyum sağlamış sürüngenler ve kuşlar ise ürik asit kristallerine dönüştürerek çok az suyla dışarı atarlar.

Bitkiler fazla su ve karbondioksiti yapraklarındaki gözenek (stoma)larıyla dışarı atarlar.Zehirli olanlar kofullardaki suda katı kristallere çevrilerek biriktirilir.Yaprak dökümü ile dışarı atılırlar.



HAREKET ETME


Canlılar besin bulabilmek, düşmanlarından kaçabilmek ya da rahat edecekleri bölgeyi bulmak için hareket ederler.

Bitkiler bağımlı organizmalardır, bu yüzden yer değişikliği hareketi yapamayıp sadece yönelme hareketi yaparlar.


UYARILMA


Tüm canlılar çevrelerinde olan değişikliklere karşı tepki verirler.

Buna uyarılma denir.

BESLENME

Canlılar yaşamları için gereken enerjiyi besinlerden alırlar.

Vücutlarında olan yapım, onarım ve düzenleme olaylarını da yine besinlerle yaparlar.


BÜYÜME


Bitkiler fotosentezle oluşturdukları besinlerin bir kısmını hücrelerindeki organik moleküllere dönüştürürler. Bu malzemeleri hücre bölünmesinde kullanırlar. Canlı vücudundaki hücrelerin bölünme ve büyümeleri boy ve kütlece artışa neden olur.

Canlı vücutlarındaki hücrelerin yaşamsal faaliyetleri sonucu, vücudun hacminin kütlece artmasına büyüme denir.

Tek hücreli canlılarda, hücre sitoplazma miktarının artmasına büyüme denir.

Çok yıllık odunsu bitkilerde büyüme, yaşam boyunca devam eder. Bu bitkilerde enine ve boyuna büyümeyi sağlayan dokular vardır.

Bitkinin gövde uçlarında, kök uçlarında sürgen doku, kabuğun altında kambiyum boyuna ve enine büyümeyi sağlar.





Kütle Çekim Kuvveti Nedir?

Dünya’nın ve diğer gök cisimlerinin, üzerinde bulunan cisimlere uyguladığı çekim kuvvetine kütle çekim kuvveti denir.

Gök cisimlerinin, üzerinde bulunan cisimlere uygulayacağı kütle çekim kuvvetinin büyüklüğü aynı değildir.

Gök cisimlerinin üzerinde bulunan cisimlere uyguladığı kütle çekim kuvvetinin büyüklüğü, o gök cisminin kütlesine ve gök cisminin yarıçapına yani gök cismi (nin kütle merkezi) ile cisim arasındaki uzaklığa (yarıçapının karesine) bağlıdır.,


Gök cisminin kütlesi artıkça kütle çekim kuvveti artar. Kütlesi büyük olan gök cisminin, üzerinde bulunan cisme uygulayacağı kütle çekim kuvveti kütlesi küçük olan gök cisminin uygulayacağı kütle çekim kuvvetinden büyük olur.

Gök cisminin yarıçapı yani gök cismi (nin kütle merkezi) ile cisim arasındaki uzaklık arttıkça kütle çekim kuvveti azalır.

• Gök cisimlerinin üzerinde bulunan cisimlere uygulayacağı kütle çekim kuvvetin yönü her zaman gök cisminin merkezine doğrudur.
• Gök cisimlerinin, üzerinde bulunan cisimlere uygulayacağı kütle çekim kuvvetinin büyüklüğü aynı değildir. Güneş sisteminde bulunan gök cisimlerinin 1 kg lık kütleye uyguladıkları kütle çekim kuvvetlerine bakılarak hangi gök cisminin kütlesinin büyük olduğu görülebilir.

Genel (Evrensel)Çekim Kuvveti

Evrende bulunan bütün cisimler(Dünya ve diğer gök cisimleri) birbirlerine çekim kuvveti uygularlar. Bu kanuna genel (evrensel) çekim kanunu denir. Genel çekim kanunu, Isaac Newton tarafından bulunmuştur.
Cisimlerin birbirlerine uyguladıkları çekim kuvveti;
• Cisimlerin kütlelerine bağlıdır (ve kütlelerinin çarpımı ile doğru orantılıdır). Cisimlerin kütleleri arttıkça çekim kuvveti artar.
• Cisimlerin (kütle merkezlerinin) arasındaki uzaklığa bağlıdır (ve uzaklığın karesi ile ters orantılıdır). Cisimlerin arasındaki uzaklık arttıkça çekim kuvveti azalır.
• Cisimlerin birbirlerine uyguladıkları çekim kuvveti eşit büyüklükte fakat zıt yöndedir
• Gezegenlerin Güneş etrafında belirli yörüngelerde (elips şeklinde) dolanmalarının nedeni, Güneş’in gezegenlere çekim kuvveti uygulamasıdır.
• Dünya ve Dünya üzerindeki bütün cisimler birbirlerine çekim kuvveti uyguladıkları halde bu kuvvetten sadece cisim etkilenir, Dünya etkilenmez. Bunun nedeni Dünya’nın kütlesinin çok büyük olmasıdır.
• Genel çekim kanunu Newton tarafından açıklanmıştır.





Kütle ve Ağırlık Arasındaki Farklar

Kütle ve ağırlık aynı kavramlar değildir.
1-Kütle, bir cismin değişmeyen madde miktarıdır. Ağırlık ise bir cisme etki eden yer çekimi kuvvetinin büyüklüğüdür.

2-Kütle eşit kollu terazi ile ağırlık dinamometre (veya aylı el kantarı) ile ölçülür.

3-Kütle yönsüz (skaler), ağırlık ise yönlü (vektörel) büyüklüktür.

4-Ağırlık cismin bulunduğu yere göre değişirken kütle değişmez. (Farklı gezegenlerde cisme uygulanan kütle çekim kuvveti farklı olduğu için ağırlık değişir).

5-Kütle birimi kg ya da gr dır. Ağırlık birimi N ya da dyn dir.


Sorularla Ağırlık ve Kuvvet

1.Yerçekimi kuvveti nasıl bir kuvvettir?
Temas gerektirmeyen bir kuvvettir.

2.Yerçekimi kuvveti nedir?
Yer küre üzerindeki tüm cisimleri çeker. Bu kuvvete yer çekimi kuvveti denir.

3.Yerkürenin cisimlere uyguladığı yerçekimi kuvveti ne tarafa doğrudur?
Daima yer kürenin merkezine doğrudur.

4.Kütle çekim kuvveti nedir?
Diğer gök cisimleri de üzerindeki varlıklara çekim kuvveti uygular. Gök cisimlerinin uyguladıkları bu çekim kuvvetine kütle çekim kuvveti denir. Yer çekimi kuvveti,kütle çekim kuvvetinin dünya için isimlendirilmiş özel bir halidir.

5.Ağırlık nedir?
Dünyanın maddelere uyguladığı yer çekimi kuvveti ağırlık olarak ifade edilir.

6.Kütle ile ağırlık aynı şeyler midir?
Hayır.

7.Kütle nedir?
Bir cisimdeki madde miktarıdır.

8.Ağırlıkta bir kuvvet midir?
Evet. Bu yüzden ağırlığın birimi de Newton dur.

9.Kütlenin birimi nedir?
Kg veya gr dır.

10.Bir cismin kütlesi değişir mi?
Hayır. Dünya da aynıdır. Ay dada aynıdır.

11.Bir cismin ağırlığı değişir mi?
Evet. Yerçekimi kuvvetinin çok olduğu yerde fazla az olduğu yerde ise az dır. Bizler dünya da aydan daha ağır geliriz.

12.Bir cismin ağırlığı kutuplarda mı fazladır? Yoksa ekvatorda mı fazladır?
Kutuplarda daha fazladır.

13.Yeryüzünde yükseklere çıkıldıkça ağırlık artar mı azalır mı?
Azalır.

14.Ağırlık deniz kenarı ve dağ tepesinde nasıldır?

Ağırlık deniz seviyesinden yukarılara çıkıldıkça azalır.Bir cismin ağırlığı en fazla deniz seviyesindedir.

15.Ağırlık hangi araçla ölçülür?

Dinamometre




SERAP OLAYI

Atmosferde bir nesnenin gerçek konumuna göre yer değiştirmiş gibi görünmesine serap denir. Serap, bir hayal ürünü değildir. Bu olayda bizi yanıltan zihnimiz değil, atmosferdir.
Atmosferdeki seraplara ışığın farklı yoğunluktaki hava katmanlarından geçmesi ve kırılması neden olur. Bu tür belirgin yoğunluk değişimleri hava sıcaklığındaki belirgin değişimlerin bir sonucudur. Sıcaklıktaki değişim ne kadar fazla ise ışığın kırılması da o kadar fazla olur. Örneğin sıcak ve güneşli bir günde, asfalt yollar önemli miktarda güneş enerjisi absorblar ve aşırı derecede ısınırlar ve yol yüzeyi ile temas halindeki havayı kondüksiyonla ısıtırlar. Ancak hava zayıf bir termal iletken olduğu için, bu yolla ısı iletimi yüzeye yakın bir tabaka ile sınırlı kalır. Dolayısı ile daha serin hava yerden biraz daha yukarıdadır. Sıcak günlerde bu yollar ıslakmış gibi görünür. Yolun bu şekilde görünmesinin nedeni, farklı yoğunluktaki hava katmanlarını geçerek gelen ışığın yukarı doğru kırılarak gözlerimize ulaşmasıdır. soruvecevap.blogcu.com Benzer serap olayı sıcak yaz günlerinde çöllerde sıklıkla gözlenir. Çölde yolculuk eden insanlar, uzaktan su birikintisi zannettikleri şeyin gerçekte kızgın çöl kumu olduğuna sıklıkla tanık olurlar. Bazen bu gibi yüzeyler titrek bir görüntü ortaya koyar. Bunun nedeni yüzey yakınındaki yükselen ve çöken hava parsellerinin neden olduğu yoğunluk değişimidir. Dolayısı ile ışık böyle bir ortamdan geçerken ilerleme doğrultusu sürekli değişir ve yüzeyin titrek bir şekilde görünmesine neden olur.
Yer yakınıdaki havanın yukarı seviyedeki havadan daha sıcak olması durumunda, cisimler bulundukları konumdan daha aşağıda ve (sıklıkla) ters dönmüş olarak görünürler. Bu tür seraplar alçak seraplar olarak adlandırılır. Şekil 5’deki ağacı dikkate alalım ve bu ağacı neden ters dönmüş olarak gördüğümüzü açıklamaya çalışalım. Yüzey üzerindeki sıcak ve az yoğun havaya giren ışık ışınları yukarı doğru kırılır ve gözümüze aşağı seviyelerden (yer seviyesinden) gelerek ulaşırlar.




Şekil 5

Beynimizin, gözümüze ulaşan bu ışık ışınlarını yeryüzeyinin altından geliyormuş gibi algılaması sonucu ağaç ters dönmüş olarak görünür. Ağacın tepesinden gelen ışınların bir kısmı yaklaşık olarak aynı yoğunluktaki hava içinden geçerek gelir ve bu nedenle çok az kırılmaya uğrar. Bu ışınlar göze doğrudan ulaştığı için ağaç düz olarak görünür. Dolayısı ile belli bir mesafenin dışında, hem ağacın kendisinin hem de ters dönmüş halinin birlikte görünmesi de mümkündür. Bu son durumda ağacın ve gözlemcinin boylarının karşılaştırılabilir olması önemlidir.
Serap olayları yalnızca çok sıcak bölgelerde değil, çok soğuk bölgelerde de meydana gelir. Kutup bölgelerinde, karla örtülü alanların üzerindeki hava, daha yukarılardaki havaya göre çok soğuktur. Soğuk hava çok daha yoğundur dolayısı ile uzaktaki nesnelerden gelen ışık normale yaklaşarak kırılır. Bunun sonucunda uzaktaki nesne gerçek konumundan daha yukarıda görünür. Bu tip seraplar yüksek seraplar olarak adlandırılır, (Şekil 6).




Şekil 6





Atmosferde çok sayıda optik olay meydana gelir. Açık havada gökyüzü mavi ufuk ise süt beyazdır. Gündoğumu ve günbatımında göyüzü pembe, kırmızı, turuncu ve morun parlak renklerini içeren bir görünüm kazanır. Gece, yıldızlardan, gezegenlerden ve aydan gelen ışık dışında göyüzü karanlıktır. Gece boyunca ayın büyüklüğü ve renkleri değişir. Gece yıldızlar sürekli olarak göz kırpıyormuş gibi görünürler. Tüm bunları anlayabilmek için güneş ışığının atmosferle olan etkileşiminin yakından incelenmesi gerekmektedir.

alıntıdır

Hiç yorum yok: