10 Kasım 2009 Salı

hitit uygarlığı

hitit uygarlığı

Anadolu´nun bilinen en eski adı "Hatti ülkesi"ydi. Hititler, bir görüşe göre Kafkasya´dan, diğer görüşe göre Avrupa´dan gelip bu topraklara yerleştiler ve Hatti ülkesinin bütün kültürünü benimsediler. Hitit devleti için bu hep böyle oldu: Hangi ülkeyi işgal ettilerse, o ulusun kültürünü ve tanrılarını kendi değerlerine kattılar. Onlara bu yüzden "1000 tanrılı uygarlık" deniyor.

"Tarihin ilk dünya savaşı" diye nitelendirilen büyük çarpışma, Mısırlılarla Hititliler arasında olmuştu. M.Ö.1286´da Suriye´de Kadeş ovasında yapılan savaş, on altı yıl sürmüş ve tarafların birbirini yenememesi ile sonuçlanmıştı. M.Ö. 1269´da yapılan Kadeş Antlaşması "tarihin ilk barış antlaşması" olarak anılıyor. Hititlerin çiviyazısı ile kil tablete kaydettikeri antlaşmanın aslı Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi´nde. Bir kopyasıysa, dünya uluslarının barış içinde yaşama ülküsüne atfen, New York´taki Birleşmiş Milletler binasının girişinde bulunuyor.

Bundan yaklaşık 4000 yıl önce Eski Tunç çağında yaşamış bir uygarlık Hititler. Yükseliş ve düşüş dönemleriyle 800 yıl boyunca tarih sahnesinde kalmış. Dilleri Hint-Avrupa dil ailesinin en eski örneklerinden. Bu nedenle Anadolu´ya Avrupa´dan gelmiş olabilecekleri ihtimali daha güçlü. Kullandıkları yazıysa, çivi yazısı ve hiyeroglif olmak üzere iki tane. Resmi tabletler hep çivi yazısı ile kaydedilirken, şekillerden oluştuğu için anlaşılması daha kolay olan hiyeroglif, kamuoyuna hitap eden anıtlarda kullanılmış daha çok. Anıtsal nitelikte ilk heykelleri yapanlar da Hititliler.

Hititlerin etkileyici başkenti Hattuşa ile diğer kentleri Alacahöyük ve Şapinuva, Çorum ili sınırlarımız içinde kalıyor.

Çorum´un Ortaköy ilçesinde, Hititlerin ikinci başkenti olan Şapinuva´da yapılan kazılarda, Fırtına Tanrısı Büyük Kral Teşup´a ait olduğu tahmin edilen 400 metrekarelik bir saray ortaya çıkarıldı. Bu sarayın Hititlerin dini törenlerinde kullanıldığı düşünülüyor. Yapıda ayrıca Hititlerin büyük önem verdiği temizliğe işaret eden bir havuz var. Kazı başkan yardımcısı Ankara DTCF öğretim üyesi Dr. Mustafa Süel buluntuları nasıl değerlendirdiklerni şöyle anlatıyor: "Muhtemelen dini tören öncesi ayine katılanlar bu havuzda temizleniyordu. Burda bulunan bronz silahların üzerinde çivi yazısıyla "Lugal Gal" yani "Büyük Kral" yazıyor. Yani bu silahlar krala ait ve savaşlarda kullanılmıyor. Kral Teşup´un aynı zamanda Hitit dünyasının koruyucusu Fırtına Tanrısı olma unvanı var. Bunlar bize yapının Hitit kralına ait dini törenlerde kullanılan bir saray olduğunu düşündürüyor."

Hiç yorum yok: