İletişime yetiş Bize düşmektedir iş
Kültürler farklı ise
Zorlaşır iletişim
İnsanlar anlaşamaz
Değişir ruhta iklim
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Kullanımına dikkat
Olmalıyız yapıcı
Yanlış uygulanırsa
Gerçekten olur acı
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Televizyon ve uydu
Bilgisayar ağları
Uzaklığı kısaltır
İşi bırakmaz yarı
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Gelecekteki yeri
Ancak iletişimle
Elde edebiliriz
Sakın gitmeyin ele
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Etkili kaynak ile
Yeterince bir bilgi
Güzel bir yer hazırlar
Kurarız canla ilgi
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
O iletişimine
Sahip çıkan bir millet
Tamamıyla kalkınır
Ortadan kalkar illet
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Sevil ve saygı göster
İnsan olduğunu bil
Sözüne dikkat etsin
Hep duysun Seksen bir il
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Olun alçakgönüllü
Bu işe önem verin
Oluşsun esenlikler
Yara olmasın derin
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Bunun kurallarını
Bilirsen sayılırsın
Gelir isen kendine
Burada yer alırsın
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Kırıcı olur ise
Hareket davranışın
Gerçekten eksik olmaz
Gözde çok olur yaşın
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Uğratırsak zarara
Bir gün ihtiyaç olur
Kötülüğün önünde
Oluşturun büyük sur
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Kötüyse iletişim
Verir ziyan daima
Hasan Sancak anlatır
Yürekte açar yama
İletişime yetiş
Bize düşmektedir iş
Hasan Sancak
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şu Telefon
ŞU TELEFON Hasretleri kavuşturur,
Avuçları ovuşturur,
Harçlıkları savuşturur,
Şu telefon şu telefon.
Cebimizde servi revan,
Elimizden düşmez bir an,
Başköşede nazlı duran,
Şu telefon şu telefon.
Söker alır paraları,
Açar evde araları,
Derin eder yaraları,
Şu telefon şu telefon.
Faturası yüklü gelir,
İnternet-te ekli gelir,
Kullanırız haklı gelir,
Şu telefon şu telefon.
Gayrı onsuz yapamayız,
Telli mektup yazamayız,
Yok, olsa, yaşayamayız,
Şu telefon şu telefon.
Sağımızda solumuzda,
Elimizde kolumuzda,
Borçmuş gibi boynumuzda,
Şu telefon şu telefon.
Bazen nimet, bazen külfet,
Girdi kana ilelebet,
Vazgeçilmez bir şey elbet,
Şu telefon şu telefon.
Vergisi, çok algısı çok,
Geliri yok, gideri çok,
Marifeti hüneri çok,
Şu telefon şu telefon.
Rabia BARIŞ
Rabia Barış
Sihirli Bir Cihaz
Televizyon sihirli bir cihaz
İnsanlar onu seyrederken alırlar haz
Onu izlemeyen insan sayısı az
Seyircisi vardır kış yaz
Televizyon seyretmek için gerekmez para
Güzel programlarda çok içilir çay ve sigara
Televizyon sayesinde oyalanır fakir fukara
Televizyon seyretmeye ancak uykuda veririz ara
Televizyon dizileri bağımlı hale getirir seyredeni
Fazla televizyon seyretmek uyuşturur bedeni
Televizyon programları şaşırtır nineni dedeni
Televizyonda kanal değiştirmek kavga nedeni
Televizyon sayesinde derin hayallere dalmayın
Televizyonun çok pahalısını almayın
Televizyon seyretmeyi iki saatle sınırlayın
Bazı televizyonlar yaparlar yirmidört saat yayın
Ne olur fazla televizyon seyretmeyin
Televizyon karşısında fazla yemek yemeyin
Televizyon dizilerinden fazla etkilenmeyin
Televizyon seyretme alışkanlığını azaltmayı deneyin
Hakan Tataroğlu
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Mektup! ..
mektup! ..
özlemleri birleştirir...
mektup! ..
sevigiyi anlatır...
mektup! ...
acı çektirir...
aahhh! ...
mektup,
aahhh! ...
............
............
mektup! ..
bizler,
hep
postacılardan
seni, beklerdik.
birçok postacının,
yolunu, gözlerdik,
ilkokul çağlarında
'bak postacı geliyor'
diye,
şarkılarını söylerdik.
öyle değil mi?
mektup! ..
ilkokul günlerimizde
ilk kompozisyon
denememizi
senle yaşadık
mektup...
minicik parmaklarımız,
hep, sevgi ve selam
yazardı sana!
öyle değil mi?
mektup! ..
neden!
bazan
acı dolu
oluyorsun!
mektup! ..
sen'den bunu
hiç beklemezdim...
sana kızmak
istiyorum
mektup, kızamıyorum...
her şeye karşın
seviyorum...
ama ne olursun
mektup! ..
nasıl, sevgi ile
yolunu, beklemişsek
bir daha, böyle gel
bize
mektup...
Eşref Boyraz
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bilgisayar
Sen olmasaydın, bizler ne yapardık bilgisayar
Uçakları, tek tek avlar, uçaksavar
Öğretmen sınıfı, devamlı sayar
Beynin ne kadarda büyük, bilgisayar
Bilgisayarı iyi kullanalım
Boş işleri, başımızdan savalım
Laf anlamayan, insanları ne yapalım?
İnternette, iyi sitelere bakalım
Bilgisayarın fişini çekersen, bir işe yaramaz
Cahil insanlar, hiç laf anlamaz
Küçükler, bilgisayar kullanamaz
Büyükler, küçükler kadar, bilgisayardan anlamaz
Bilgisayar, devamlı bilgileri sayar
Acaba kötü siteleri, bilgisayar ne yapar?
Şirketler, bilgisayara hep zam yapar
Virüslerde, bilgisayarımı bozar
08.01.2008
Fikret Gürsoy
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
kaynak:antoloji.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder