10 Ocak 2014 Cuma

Selçuklu devleti dönemindeki Anadolu’da Tarikatlar nelerdir?

Anadolu’da Tarikatlar
Türkiye Selçukluları, Türkmenlerin fetih duygularıyla İslamiyet’in gaza inancını birleştiren bir devlet olmuştur. Bu durum Anadolu’da fetih hareketleri kahramanlık ve İslamiyet’i yayma ve Türkleri bölgeye yerleştirme amacına yönelik olarak yürütülmüştür.
Büyük Selçuklular Dönemi’nde Anadolu’ya gelmeye başlayan alperenler, tarikatlar kurarak hem İslamiyet’i, hem de Türk kültür ve yaşamını bölgede yaymaya çalışmışlardır. Moğol istilasından sonra baskılara maruz kalan halk ümitsizliğe ve yılgınlığa düşmüştür. Bu dönemde halk içinde bulunduğu durumdan kurtulmak amacıyla bir sığınak aramış ve tarikatlara yöneliş artmıştır.
Anadolu’da tasavvuf hareketlerine Mevlana, Hacı Bektaşı Veli, Muhyiddin Arabi, Yunus Emre gibi tanınmış fikir adamları öncülük etmiştir. Selçuklular ve beylikler döneminde Anadolu’da faaliyet gösteren belli başlı tarikatlar şöyle sıralanabilir:
Yesevilik
Ahmet Yesevi, Türkistan’da doğmuş, Türk tasavvuf şairi ve tarikat lideridir. Ahmet Yesevi’nin kurduğu tarikat, İslam inancı ile Türk gelenek, görenek, inanç ve yaşam tarzlarının geçirdiği zaman süreci içinde dervişlerin etkinliği ile hazırlanmış bir ortamda doğmuştur. Ahmet Yesevi, İslamiyet’i Türkçe olarak öğretmeye çalışmıştır. Anadolu’da çok sayıda taraftarı bulunan tarikat üyeleri sınırlardaki fetih hareketlerine katılmışlardır.
Babailik
Baba İlyas tarafından kurulan tarikat, Amasya, Tokat ve Malatya çevresinde yayılmıştır. 13. yüzyılda devletin; vergileri ağırlaştırması, göçebe Türkmenlerin sorunlarına ilgisiz kalması devlete güvenin sarsılmasına yol açmıştı. Bu gelişmelerin yaşandığı dönemde Babai tarikatının lideri Baba İshak’ı kurtarıcı olarak gören Türkmenler onun etrafında toplandılar. Güçlenen Baba İshak Anadolu’da ilk defa dini ve siyasi nitelikli ayaklanmayı çıkarmış ve isyan güçlükle bastırılabilmiştir. Bu durum Moğolların Anadolu’ya saldırmasını hızlandırmıştır.
Bektaşilik
Hacı Bektaş Veli, Horasan’dan Anadolu’ya gelmiş, akılcılığı ve hoşgörüyü benimsemiş bir Türk mutasavvıfıdır. Bu tasavvuf inancını benimseyen tarikat üyeleri, Türkmen yaşantısına uygun olarak sınır bölgelerindeki askeri faaliyetlerde de bulunmuşlardır. Bu durum askerler arasında tarikatın yayılmasını sağlamıştır.
14. yüzyıldan itibaren yaygınlaşan Bektaşilik, Türkmen babaları ve abdallarını bünyesine almış ve Yeniçeri Ocağı’nın resmi tarikatı olmuştur. Bektaşilik tarikatı Anadolu’nun Türkleşmesinde büyük bir rol oynamıştır.
Ekberilik
Muhyiddin Arabi, Anadolu Selçukluları Dönemi’nde Anadolu’ya gelmiş ve Konya’ya yerleşmiştir. Yazdığı pek çok kitaplarla İslam dünyasında ün kazanmıştır. Anadolu’da tasavvufun gelişmesinde büyük rolü olmuştur. Muhyiddin Arabi, Vahdet-i vücut görüşünü benimsemiştir.
Muhyiddin Arabi’ye göre tasavvuf inancında gerçek varlık tektir ve O da Allah’tır (Vahdet-i vücut).
Muhyiddin Arabi’nin öğrencisi olan Sadrettin Konevi Muhyiddin Arabi’nin fikirlerinin anlaşılması ve yayılması için Ekberilik adında bir tarikat kurmuştur.
Mevlevilik
Mevlana Celaleddin Rumi (1027 – 1273) Belh’te doğmuştur. 1228 yılında babası ile beraber Konya’ya gelip yerleşmiştir. Konya’da bulunan yüksek dereceli medreselerde müderrislik yapmıştır. O dönemde Anadolu’ya “Diyar-ı Rum” denildiğinden, kendisine de Anadolulu anlamında Rumi denilmiştir. Eserlerini Farsça yazdığından dolayı genelde yüksek tabakadaki insanlara hitap etmiştir. En büyük eseri Mesnevi’dir. Mevlevi tarikatının asıl kurucusu Mevlana’nın oğlu Sultan Veled’dir. Mevlevilerin Türk kültürüne pek çok hizmetleri olmuştur. Çok sayıda bilgin, şair, müzisyen ve devlet adamı bu tarikat içinde yetişmiştir.
UYARI: Anadolu’da bu tarikatlardan başka Nakşibendilik, Kadirilik, Rufailik, Kübrevilik gibi birçok tarikat faaliyet göstermiştir.

1 yorum:

La Tahzen dedi ki...

Çok teşekkür ederim yazı için ayrıca sitemi ziyaret edin
http://islamguzelahlaktir.blogspot.com/