2 Nisan 2013 Salı

KUTLU DOĞUM HAFTASI İLE İLGİLİ ŞİİRLER


KUTLU DOĞUM HAFTASI İLE İLGİLİ ŞİİRLER


ALLAH’IN SEVGİLİSİSİN

Sözlerin en güzeliyle övüldün, ben seni nasıl öveyim
Allah’ın sevgilisisin, kimim ki seni öylesi seveyim?

Muhtaç değilsin ki kullara Resul, ümmetin sana muhtaçtır
Senin ümmetin olmak ya Muhammed, şereftir, başlarda taçtır.

Sen bürünüp sarınandın Peygamber, seni vahiy titretmişti
Emir aldın çıktın yola, dönmedin, çünkü Allah emretmişti.

Abdullahla Aminenin yetimi, kimsesizlerin kimsesi
Sen İslam’ı anlatırken susardı alemler, dinlerdi sesi.
“Allah bizimledir” dedin, SAVaşta nefisleri bile yendin.
Muhammed-ül emindin ki yalnız Allah’a güvendin.

Keşke yanında olsaydım, özlemim asırlara uzanmazdı
Senin hasretinle ömür, yılları yaşamaktan usanmazdı.

Sevgililer sevgilisi Muhammed, Sensin tüm dertlere tabip
Kabul buyur sevgimizi kapına,  Alemlere rahmet Habip.

Çok perişan hallerdeyiz, merhamet uzaklaştı yöremizden
Hak, hukuk, adalet, sevgi kayboldu, adetimiz, töremizden.

Kurana “dogma” diyorlar bazısı, ümmetin her şey razısı
Öğrenen yok, öğreten yok İslamı, elif, be Arap yazısı!

Tekrar dua et bizlere ya Resul, kurtar bizi bu zilletten
Allah’ım esirgeme bizden affı, zikr eyleyen bu ümmetten.

Yüzümüz yok, başlar eğik huzurda, layık mıyız ki himmete?
Affetmeyi seversin Sen, af eyle, layık eyle merhamete.

Her sevginin kaynağısın Muhammed, yaratıldık Sen sebebi
Senden sonra peygamber yok ya Resul, elbet sensin en son Nebi.

Gül görünce kokan sensin gönülde, yürek sensin, canda sensin
Sen ışıksın, nurlu Tensin Muhammed, Hakkı bize öğretensin.

Seni övmek haddim değil bağışla, selam selavat sanadır
Kovsan bile kapılardan layığım, bu gönül Aşktan yanadır.

Bayram Leventoğlu


CANIM EFENDİM

Yıllarca ufkuna bakan gözlerim,
Cemalini ister, canım efendim.
Seni anlatmaktan aciz sözlerim,
Her an erimekte, canım efendim.

Hayat eksenimin sonsuz odagı,
Oksüz ve yetimlerin sıgınagı,
Sen sabah yıldızlarının ışıgı,
Sen şefkat elçisi, canım efendim.

Lahuti bir sefer olsa da gitsem...
Kumlara batsam, ayagına düşsem,
Gül Ravzan'a varıp kendimden geçsem,
Sen sevda iksiri, canım efendim.

Ay yüzlü, güzel sözlü hem sultanım,
Fedadır can, canan ve bütün varım,
Seninle olmaktır en güzel kararım,
Sen güllerin şahı, canım efendim.

Buzlar erir içimde bitmez SAVaş,
Gönlümde bir hüzün, gözümde yaş,
Sensizlik içimde kordan bir telaş,
Kalbimin barışı, canım efendim.

Alemlere rahmet rüzgarısın sen,
Kur'an kiliminde en güzel desen,
Benim de rüyama bir defa gelsen,
Can dayanmaz oldu, canım efendim.

Sadullah ÇELİK


EFENDİM

"Ruhum sana aşık, Sana hayrandır Efendim,
Bir ben değil alem sana kurbandır Efendim.
Ta arşa çıkar her gece aşıkların ahı,
Didarına aşık Ulu Yezdan'dır Efendim.
Aşkınla Buhurdan gibi tütmekte bu kalbim,
Sensiz bana Cennet bile hicrandır Efendim.
Kıtmirinim ey Şah-ı Rusül, kovma kapından,
Asilere, lütfun yüce fermandır Efendim."

Ali Ulvi Kurucu


EN SEVGİLİYE

Sin ey nur, içimize sin!
Sensin bize O'ndan esin!
Hiç şüphe yok teksin kesin!
En sevgilisi herkesin!

Mehmet SERTPOLAT


HZ MUHAMMED (SAV)

Her zaman sevilen, övülensin
Ümmeti için üzülen
Ümmeti için gülensin
Allah için de en kıymetlisin

Günahlara batarken çevren
Senin gibi
'Güzel Ahlaklı'ya kavuştu evren
Gelişin büyük olay
Hem de mazlumları sevindiren

Çevren güvenir emin derdi
Daha küçükken de herkes severdi
Rabbim de peygamberliği verdi
Kuran'ı da seninle gönderdi

İlk kez zenci beyaz yan yana
Herkesi davet ettin Kuran'a
Çok önem verdin her insana
En büyük ödül, Sana uyana

Köleleri, ezilenleri zulümden
Kız çocuklarını da ölümden
İnsanlığı 'Cahiliye' denen bölümden
Çevirdin Arabistan çölünden

Hep hak adalet aradın
Tertemiz, şerefli yaşadın
Dillerde dualarda adın
İnsanlığa Rahmettir maksadın

Hayatın en güzel insanlık modeli
Sana uymayanlar öder bedeli
Senden şefaat ister
Döndükçe ümmetinin dili

Göksel Kurum


HZ MUHAMMED (SAV)

Hasretini anlatmak o kadar zorki,
Zamanın çıldırdığı bu umman içinde.

Masallar okurken şu insanoğlu,
Umman'ın başlangıcına seni yazdım.
Hicranla geçen yıllarını okudukça,
Allah'ıma senin şefaatin için yalvardım.
Mutluluğu tattım seni dinledikçe,
Mutluluğu içtim o ummanını gördükçe.
Ezan-ı muhammedî arşa yükseldikçe,
Dâvâ'nın kıymetini yeniden anladım.

(Salavat-ı şerife getirmek mutluluk deryamdır
Anlamadan seni yargılayanlar kanayan yaramdır
Veda hutben ise hikmetli nasihatındır.)

Rafet Maden


HZ MUHAMMED (SAV)

Âlemlere rahmet olarak gönderildin, ya Muhammed
Taif te taşlanırken, onlara beddua etmedin, ya Muhammed
Namaz kılarken, başından aşağı, deve işkembesi geçirilirken
Sen onlara yine tebessüm ederek, dua ediyordun ya Muhammed

Senin gibi bir peygambere sahip olmak, ne büyük nasip Ya Rab
Onun, bir saçının kılı için canımı verirdim, durma onun hırkasını kap
Ümmetliğine biz aciz kulları kabul eder misin? Halimiz olur sonra sap
Devamlı sana selatü selam getirilir, Sen bizi daima iyilerden yap

Canımdan daha çok sevdiğim sensin, inan buna peygamberim
Ravzayı Mutahharadan geçerken, senin için çok ağladım peygamberim
Sensiz bu dünya, benim için zindandır, bunu böyle bil peygamberim
Ahirette şefaatinizden, bizleri mahrum etme, ne olur peygamberim

Sana dil uzatanların, dili kopsun, nesilleri tükensin
Hz. Muhammedsiz bir hayatta, inan bana bitersin
Onu canından daha çok sevmesen, imansız gidersin
Onun ümmetini hiç acımadan, niçin? Arkadan yitersin

Fikret Gürsoy


HZ MUHAMMED (SAV)

Ona şiir yazmaktan korkuyorum
Bir harfini eksik yazarım diye
Bir virgülünü atlarım diye
Bir cümlesini yanlış anlarlar diye çok korkuyorum
Ama bu korku ne güzel bir korku.
Onu anlatmaya kelimeler bulamam
Onu anlatacak cümleler kuramam
Çünkü ona en güzel sözleri söylesem
En övücü en anlamlı cümleleri kullansam az gelir
Çünkü onun anlamı öyle büyüktürki, öyle güzeldirki
Onun karşısında en güzel sözlerin anlamı kalmaz
Çünkü güzel sözlere anlam katan o'dur
O en güzel sözlerin ta kendisidir
O şefkat, O merhamet, O adalet, O sevgi, O saygı, O edep, O haya, O hoşgörü
O olmasaydı bu güzel sözlerin anlamı mı olurdu
O olmasaydı bu güzel sözlerin anlamından nolurdu
Onu hiçbirşeye benzetemem
Güneşe benzetsem
Onun merhameti ve şefkati güneşten daha sıcak
Onun nuru güneşten daha parlak ve daha aydınlık
Râb'bine ve ümmetine olan aşk ateşi güneşten daha ateşli
Onu en büyük denizlere benzetsem
Onun merhamet gözyaşları en büyük denizlerin sularından daha çok
Onu çöllere benzetsem
Ümmeti açken O'da aç
Onun sofrası çöllerden daha kurak
Onu hiçbirşeye ve hiçkimseye benzetemem
Çünkü O:Allah'ın Resûlü, iki Cihan'ın rehberi.

Kurtuluş Akgül


HZ. MUHAMMED'E

Aşk ile verelim selâm
Can Ahmed'e, Muhammed'e
Lâyık bir ümmet olalım
Can Ahmed'e, Muhammed'e

O gün eriştirir m'ola?
Bizi buluşturur m'ola?
Mevlâ'm kavuşturur m'ola?
Can Ahmed'e, Muhammed'e

Dost dostuna vefa bilir
Vefa edenler sevilir
Ancak bir aşkla varılır
Can Ahmed'e, Muhammed'e

Derviş Şevki sözün seda
Gönlümüz hep Medine'de
Canımız yoluna feda
Can Ahmed'e, Muhammed'e

Şevki Çobanoğlu


HZ MUHAMMED'E SORUN

Bilmeyene sordum, bir de bilene
Öğrenene sordum, sonra öğretene
Yaşayana sordum, bir de ölene
Allah’a varmadan sorun Bence Muhammed’ e...

Müslümana baktım, bir de kafire
Cennete baktım, sonra cehenneme
Hangisi faydalı siz sorun bir bilene
Allah’a varmadan sorun Bence Muhammed’ e...

Zikredene baktım, bir de zikretmeyene
Görün bir de bakın, Allah’ ı sevmeyene
Bir kere daha bakın cennete, cehenneme
Allah’a varmadan sorun Bence Muhammed’ e...

Kalana sorun yada ölene
Kim daha iyi bilir söylesene
İbret alın bakın şu cahile
Allah’a varmadan sorun Bence Muhammed’ e...

Peygamberleri örnek alın yada evliyaları
Sabaha kadar Allah’ ı sayıklayanları
Siz de uyun sevin Allah’ ı
Dönün artık bırakın aptallığı...

Adem Yavuz


HZ MUHAMMED’İN DOĞUMU

Alem başka bir alem oldu
Dünyaya sanki nur doldu
SAVa gölü bile kurudu
Hz.muhammed` in doğumu

Yarap nasıl yarattı o öksüzü
Gösterdi bizlere gün yüzü
Rebiül evvel ayının on ikinci günü
Hz.muhammed` in doğumu

Allah aşkına baş koydu
Öğretti bizlere tek yolu
Herkesi imanda buluşturdu
Hz.muhammed` in doğumu

Mecüsiler in ateşi söndü
Putlar yerlere devrildi
Dünya tersine döndü
Hz.muhammed` in doğumu

İhdişamlı kisra sarayı
Tam on dört sutunu yıkıldı
O hak peşinde,halkı koruyandı
Hz.muhammed` ìn doğumu

Bütün cihan bekleşmekteydi
Ve çok sonra o geldi
İnsanlık hali beterdi
Hz.muhammed`in doğumu

Bir gece o doğdu
İslamiyet doğdu,insanlık doğdu
Kötülerin sonu oldu,Allah`ın sevgili kulu
Hz.muhammed`in doğumu

Alemler`in rahmeti,şerefi
O dünyada tekti
Tüm cemiyetin ferdi
Hz.muhammed`in doğumu

Müyesser Akbay


NAAT HZ. MUHAMMED (SAV)

Beş yüz yetmiş bir pazartesi sabahı
Seher başka aydınlandı, nurla canlandı
Her yeri sardı sevinç, müjde ve rahmetin!

Aminenin yetimi kâinat efendisi,
Âlemlere rahmet, Allah’ın sevgilisi
Müslüman ümmete kutlu olsun doğumun…

yaratılan canlı-cansız her şey bayram etti,
Doğumuna bir tek şeytan sevinmedi,
Her yere rahmet, yayıldı ışığın-nurun…

Altı yaşına geldiğinde ne ana, ne baba nede deden vardı,
Yetimlerin en küçüğüydün açıldı sana Ebu Talip şefkati,
Ya resullah! Allah sevgisiyle korundun, büyüdün...

Emin bilinirdin, müşrikler güvenirlerdi
Otuz beşinde hacer-ül Evsed’i yerine seninle taşındı
Kâbe’nin inşasına dokundu parmakların…

Cebel-i Nur’da “Oku! ” diyordu Cebrail
Kırkında peygamberlik verildi asıl
Yirmi üç sene tebliğ, bize Kuran’ı verdin…

İslam’ın yaşanan Mekki yılları şerliydi,
Hatice anamız şefkatle teselli ederdi,
Müşrikler azgın olsa da, esastı sabrın...

Ömer’in biatiyle sayı kırklara erişince,
Yürüdüler Kâbe’ye tekbir sesleriyle,
Artık sokaklar tanık, sahabeleri görecektin…

Hüzünlüydü o gece Ali’ye yatağını verirken,
Yasin okuyarak evden çıktılar kimseye görünmeden,
Anılarını akrabalarını bırakıp gitmekte ne zorlandın...

Ebu Bekir dostluk örneği her şeyini feda ederdi ona,
Paylaşacak nesi varsa vermek için arardı bin bahane,
Sevr mağarası sakladı hicret konağı, güvercinler örümcekler, sırdı yerin…

Ensar bölmüştü her şeyini muhacire,
Tanımak değildi derdi iman girmişti kalbine,
“Ver…” diyordu can resul akıyordu infak maidelerden!

Çölün kimse yaşamaz yerinde,
İslam devletini kurdun ihlâs ve iman yâriyle,
Yıkıldı karanlık çağ- yakıldı cahil perdeden…

Tebessümle sessizce gülerdin,
Ağzını her defasında kapatırdın,
Cemaline bakan cennet gölgesine düşerdi.

Cemaatin sohbetini dinlerdin,
Yanlış söze müdahale ederdin,
Doğru konuşulursa tebessüm gösterirdin.

Sakalın vardı,
Ne uzun nede kısa, saflık akardı,
Bakımlıydı, iki cihan içinde ne hoş seyirdin...

At ve deve yarışlarını severdin,
Yarışmayı heyecanla seyrederdin,
Birinci olana ödül verirdin.

Cebinde koku ayna tarak taşırdın,
Temizliğe güzel görünmeye itina ederdin,
Manevi huzur bulurdu yanına oturan misafirlerin…

Kötü söz bilmezdin,
Sabırlıydın, affediciydin
Kimseye kin gütmez, rahmet ederdin…

Çocukları çok severdin,
Hasan Hüseyin omzunda secdedeydin,
Onlar üzerinden inene kadar secdeden kalkmazdın!

Yirmi yıllık İslam düşmanı Ebu Cehil oğlu İkrime’yi,
Param parça eden Hamza’nın ciğerini Süfyan eşi, kayınvalideni,
Ne kurtuluştu o... Biat ettiklerinde affetmiştin!

Emindin,
Ağzın yalan bilmezdi,
Doğruyu tavsiye eder çirkinden men ederdin!

Uhud’ta dişlerin kırılmış,
Miğferin yüzünde parçalanmış,
Yinede müşriklere beddua etmemiş beşerdin…

Her yıl Uhud dağına gelir,
Mübarek dilinle,
“Uhud bizi sever bizde Uhud’u” söylerdin!

Amcan Ebu Talip’e defalarca İslam’ı tavsiye ettin,
Ne çok üzerdi onun reddedişi,
Onu ne çok severdin…

Çöllerde, bulutlar üzerinde yarışır
Atlar develer kurban olurcasına taşır,
Yediğinden içtiğinden bereket akardı…

Hıra mağarası küçücük in…
Kâbe’yi seyrederdin oradan sakin sakin
Eğimlerini kıvrımlarını uçarak çıkardın.

Günahkâr nefsimiz oraya çıkarken şaşkın,
Hala mağara duvarında misk kokun yaygın,
Gözlerim dolu kala kalıyorum oracıkta, hissediyorum! Ordaydın sen!

Aşkın eriştiği zirveydi evliliklerin- kadına değer verirdin -
Her işi kendin yapardın kılıbık tabirinde tasvirin…
Kalmadıkça çok zorda kimseye muhtaç olmazdın...

Her şeyde ölüm varken sahiplenmeyin diyordun,
Çok çalışın çok verin mal biriktirmeyin diyordun,
Amel maneviydi ruha işlenen gerçek mücevherat-kanun...

SAVaş meydanında aman dileyeni öldürmeyin,
Dinsiz bile olsa insanı yaşatmaya çaba gösterin,
Kendi canınıza asla kıymayın derdin!

Mekke fethinde İslam ordusu ne görkemliydi,
Müşrikler şaşkın dağlardan seyrediyorlardı…
Can resul hüzünlüydü yıllardan sonra nefesini Mekke’de alıp verirken!

Sevgili eşi Hatice’nin amcası Talip’in mezarı Cennet-i Mualla’daydı,
Oda bir insandı nasıl sevdikleri için gözyaşı dökmezdi,
Bıraktığı Mekke- Mekke değildi artık - güle oynaya yetim büyüdüğün…

Mekke’de kalmadın kim bilir neydi sebebin,
Medine’ydi İslam’ın ilk göz ağrısı şehrin,
Ölene kadar nerdeyse orada yaşadın, hayat'ı maneviyeydi gördüğün...

Ölüm zor sınav can resulden ayrılmak daha zor,
Kimse kabullenemedi Ebu Bekir’in konuşmasına kadar…
Grup grup cenaze namazı kılındı, evin oldu kabrin!

Medine’de kaldı kabri Mescit’i Nebevi,
Az ileride sahabeler kabri Cennet-i Baki,
Yan yana toprak altında birbirine komşu-yarsın…

Sen ölmedin ya Muhammed(SAV) efendim,
Sünnetinle yaşarsın her anım son andım,
Görmeyi dilerim aciz ve ben fakir seni her an...

Safet Kuramaz


PEYGAMBER

Sen, fikir kadar güzel;
Ve tek, birden daha tek!
Itrını süzmüş ezel;
Bal sensin, varlık petek.

Sensin ölüme hisar;
Bakisi hep inkisar...
Sar bizi, çepeçevre sar,
Rahmet rüzgârı etek!

Necip Fazıl Kısakürek


PEYGAMBER EFENDİMİZ

Kaç vakittir sana hasret çeker özlerim.
Her uykuda rüya diye seni gözlerim.          
Sevgim sonsuz, lakin kifayetsiz sözlerim.
Himmet eyle ben günahkâra tökezlerim.

Yıllar var ki, dilimde hep senadır adın.
Seni Allah övmüş, bana şereftir yâdın!
Hangi âşık duyuramaz sana feryadın?
Her salât - selamla alevlenir közlerim!

Sen ki yıldızlara güneş, Hakk'a habipsin!
Kalpleri yeniden Rab' be açan tabipsin!
Ben cemalinden mahrum Üveys, sen sahipsin
Gül yüzün göster, nârınla yanar özlerim!

Teşrifinle müşerref eyle şu garibi!
Her açan gülde seni gören muzdaribi.
Ey ümmetinin eşsiz şefaat sahibi!
Gel sevindir, bak Yakub'a döndü gözlerim!
                                                                             
Mehmet SERTPOLAT


SEN GELMESEYDİN ÂLEME

Yâ Rasûlallah, eğer Sen, gelmeseydin âleme,
Güller açmaz, bülbül ötmez, mechûl esmâ Âdem’e
Varlığın mânâsı kalmaz, garkolurda mâteme!

Ay desem nûruna, aydan daha parlaksın Sen.
Su desem, cümle sulardan daha berraksın Sen.
Şaşırıp inci desem, inci de Senden doğuyor.
Sade bir katresi deryâ gibi ırmaksın Sen.

Gül desem, ey yüce mahbûb, terinin damlası o
Neye teşbih edeyim, mahzar-ı levlâksın Sen.
Ey Rauf, anneler evlada dönüp bakmazken,
Bir Rahimsin ki, bütün aleme kundaksın Sen.


ŞEFKAT PEYGAMBERİ

Efendim yoktun, vicdanlar sağırdı!
Kapalıydı basiretler ve gözler!
Diri diri kız gömmek ne ağırdı!
İnsan ki hep cehaletten tökezler!

Sen geldin aramıza bir nur doğdu.
Kapandı devri cahiliye birden.
İslam köle pazarlarını kovdu.
Kurtardı çocukları şirkten kirden.

Yetim büyüdüğün için mi bilmem?
Okşar tüm çocukları çok severdin!
Ondandır sana pür dikkat kesilmem!
Çocuk sevgisini bize sen verdin!

Bizlere gönderilen rahmetsin sen!
Ben ki rahmet peygamberiyim derdin!
Övülmüş Muhammed ve Ahmetsin sen!
Tüm çocuklara merhamet ederdin!

İlk örnek sevgin, Hasan'la Hüseyin!
Kâh omzundadır, kâh kucağında.
Onlar ki torun değil, göz bebeğin!
Ana kucağı, dede ocağında.

Her sözün sonsuz rahmettir, yağmur, kar!
Bin dört yüz yıldır yağar kalbimize!
Sözün sevgi pınarı gibi akar:
Merhamet edilmez merhametsize!

Mehmet SERTPOLAT


ŞİMDİ SENİ ANANLAR

Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi,
Ey Yetimler Yetimi,
Ey Geribler Garibi,
Düşkünlerin kanadıydın,
Yoksulların sahibi...
Nerde kaldın Ey Rasul,
Nerde kaldın Ey Nebi.
Günler ne günlerdi Ya Muhammed
Çağlar ne çağlardı?
Daha dünyaya gelmeden,
Mü'minlerin vardı.

Ve bir gün ki gaflet,
Ö,Çöller kadardı,
Halime'nin kucağında,
Abdullah'ın yetimi,
Amine'nin emaneti ağlardı!
Hatice'nin goncası
Aişe'nin gülüydü,
Ümmetinin göz bebeği,
Göklerin Rasulüydün

Elçi geldin, elçiler gönderdin,
Ruhunu Allah'a
Elini ümmetine verdin
Beçiğin, yurdun yuvan...
Mekke de bunalırsan
Medine'ye göçerdin

Vicdanlar sakat çıkmadan,
Ya Muhammed yarına
İyiliklerle gel, güzelliklerle gel,
Adem oğullarına!
Gel Ey Muhammed bahardır.
Dudaklar ardına saklı, aminlerimiz vardır,
Hac'dan döner gibi gel, Miraç'dan iner gibi gel,
Bekliyoruz yıllardır.

Arif Nihat Asya 

Hiç yorum yok: